Geç olsa da Saz artık V.Persie' nin elinde…

 Öyle bir futbolcu düşünün ki profesyonel kariyerinde hemen hepsi üst düzey olan 500 maça çıksın, bu 500 maçta 235 gol atsın. Yani neredeyse oynadığı iki maçta bir gol atsın. Futbolun beşiği dediğimiz İngiltere de 2 kez gol kralı olsun. Hollanda Milli Takımının kaptanlığını yapsın ve hem 2010 hem de 2014 Dünya Kupalarında Hollanda’nın kazandığı Dünya İkinciliği ve üçüncülüğünde başrolü oynasın. Fenerbahçe yönetimi ve Başkanı Türkiye’ ye gelmez denilen adamı büyük bir başarı göstererek bu ülkeye getirsin.

Buraya kadar her şey çok güzeldi. Sezon başında Van Persie Fenerbahçe’ de ne yapar diye sorulduğunda takım onu anlar ve uyum sağlarsa Fenerbahçe her maçta en az 3 atar demiştim. Fenerbahçe ne yazık ki koca bir sezon geçerken Van Persie’ yi yeni anlamaya başladı. Fenerbahçe’ den kastım burada onu anlamayan hoca Vitor Perriera’ dır. Ne yazık ki hoca anlamsız bir şekilde Van Persie ve Fernandao arasında tercih yapmaya, bu tercihleriyle Dünya yıldızını küstürmeye başladı. Devamlı oynatmayarak lige alışmasına ve form tutmasına izin vermedi. Hoca sürekli bir arayış içinde ve yanlış tercihler peşinde koştuğundan doğruyu çok geç buldu.

Mersin İdman Yurdu maçında ve o süreçte sıkça yapılan Ersun Yanal tezahüratlarını Mersin İdman Yurdu maçında anlayabildi. Fenerbahçe taraftarı Ersun Yanal’ ın şahsına değil oynattığı futbola tezahürat yapıyordu ve Fenerbahçe takımını sürekli rakip sahada oynayan, pres yapan, pas yapan organize ataklar yapan, goller atan bir takım olarak görmek istiyordu. Hoca elinde ki malzemeyi doğru kullanmaya Diego ısrarından vazgeçerek ve nihayet takımı Van Persie üzerine kurarak oynatmaya stresleri yüzlerinden okunuyor. Kayseri maçında rakibin halinin olmaması ve Vodafone Arena’ da taraftarın müthiş desteği sayesinde golü erken bulunca da kazanmakta zorlanmadılar. Ancak son kalan 3 hafta da rakipleri Fenerbahçe’ ye göre çok daha güçlü. Galatasaray Arena da öyle kolay maç vereceğini düşünmüyorum veya her şeye rağmen düşünmek istemiyorum. Bu saatten sonra kimse kimseye kolay maç kaybetmez. Hele böyle kötü geçirdikleri bir sezonda en kötü ligi ilk 5 de bitirmeleri gerekiyorken. Son hafta da ki Konya deplasmanları da çok zor ve Konya evinde Beşiktaş’ ı yenecektir diye düşünüyorum. Sonuç olarak kalan 3 hafta da 3 puan geride olmasına rağmen Fenerbahçe’ nin Şampiyonluğa daha yakın olduğunu düşünüyorum.

Kırdıysam Özür Dilerim…
Geçen hafta Trabzonspor maçında çıkan olaylardan sonra yazdığım yazıda, içinde hiçbir yalan olmayan bazı gerçekleri yazdım. Halen daha yazdıklarımın arkasındayım ancak kullandığım dil bazı dostlarımızı kırmış, üzmüş. Bu yazıdan sonra aldığım onlarca mailde bunu gördüm ve istemeden de olsa kırdığım, üzdüğüm dostlarımdan özür dileme ihtiyacı hissettim. Ben yıllarca sporun dostluk olduğunu savunmuş, bu yönde yazılar yazmış ve 2007 yılında başlatılan büyük “SPOR DOSTLUKTUR – YEŞİL BİLEKLİK” kampanyasında aktif rol almış bir insanım. Sporun rekabet ile var olacağının farkındayım ama o yazım Fenerbahçe maçlarını bir meydan savaşı gibi görenlere ve her başarısızlıkta Fenerbahçe’ yi suçlayanlara idi. Ancak her zaman olduğu gibi gerçekler acıdır ve bununla yüzleşmek insanı üzer. Yine de kırdığım “DOSTLARIMDAN” özür dilerim.

YORUM EKLE