Fethullah Çetesi (Döviz Oyunları) Ekonomi

 Bir ülkenin iç dinamiklerini tetikleyecekseniz önce ekonomisiyle oynarsınız. Bu günde yapılan bu ve bu gayrette devam edecek. Real ekonomi bizim gibi ülkelerde ne yazık ki, algılar üzerinden yürür. Bu günlerde de tam da böyle oluyor.

Hiç kimse hikâye anlatmasın. Ne dünyadaki gelişmeler ne de Türkiye’nin ekonomik dengeleri doların buralara gelmesine sebep değildi. Çete ve Alman finans kuruluşlarının ortalama lise seviyesindeki bilgi düzeyiyle anlaşılacak kadar basit çalışmayla dolar buralara geldi.

Yine her kesimin çok kolay anlayacağı şekilde iki rakam vereyim. Çeteyle hükümet kavgası başladığı zaman dolar 1850-1900 aralığındaydı.

Bugün dolara analiz yapan ekonomistler görüşü şöyle; dolar %10 değer kazandı, %10 da Türkiye’de enflasyon var ortaya çıkan rakamda bu günkü dolar fiyatıdır.

Halbuki 1900 liraya baz aldığımız zaman bu hesaba göre doların geleceği seviye 2280 olmalı.

Peki, neden buralara geldi?

İşte onun için özellikle Vatikan ve Alman fonlarının giriş çıkışlarına bakmak lazım. Özellikle yüksek miktarda döviz alımlarını ve ithalat maksadıyla dışarıya yapılan havalelere göz atmak lazım.
Peki, başarılı olundu mu?

Tam anlamıyla başaramadılar. Bu operasyona para yatıranlarda muhtemelen birkaç ay içerisinde Fethullah Efendiye veya bu operasyonu yapma talimatını verenlere sövmeye başlarlar.
Bu manipülasyon modelleriyle Türk ekonomisi uzun süreli manipüle edilemez. Ülkedeki her olumsuzlukta bunlara mal oluyor diye de sakın düşünmeyin. Özellikle cemaat çevreleri, yazarlar vs… doların dengesiz yükseleceğini ve bu durumun ekonomi çevrelerinde büyük sıkıntı doğuracağını özellikle kolay borçlanma şekli olan ve dövizle borçlanan esnafları vuracağını dillendiriyorlardı.
Aynen öyle de oldu. Bu çevreler ne hikmetse Fed’in faiz arttıracağından çok emindiler. Öngörüleri de 3000-3500 aralığında bir rakamdı ki bu fiyat orta sınıfı yok edecek fiyatlardı.
Bundan sonra olabilir mi?

Çok zor.

Nisanda özellikle tarım ürünlerinin ucuzlaması, enerji giderlerinin hane bazında azalması, turizm girdilerinin başlaması fiyatları daha da aşağılara çekecektir.

Peki, çete ve Vatikan Alman finans unsurları bu işten vazgeçecekler mi? Hayır.

Buna göre Nisan 15-20’lere kadar para operasyonu devam edecek. Özellikle Ziraat bankası, Vakıflar bankası ve Halk bank itibarsızlandırılmak  istenerek borsada hisse senetlerinin değer kaybetmesi denenecek.

Peki, tüm bunları mevcut iktidara muhalif olan biri niye yazar?

Çünkü muhalif olmak iktidarları beğenmemek ülkeye ihanet etmeyi gerektirmez. Muhalefet meşru zeminlerde, meşru metotlarla mücadele eder. Ülkeyi batıracak formüller icat etmez. Hele ki, Vatikan ve Alman ajanlarıyla iş tutmaz.

Türkiye tüm Türk dünyasının ve İslam âleminin umutla baktığı hilal merkezidir. Hilal merkezinin Lokomotifi olan ekonomi bu kadar yıpratılmaz.

Peki, bunlar sadece kurlarla mı oynayarak devam edecekler? Hayır.

Özellikle ihracat birlikleri, ihracat birliklerinin etki alanları yeni enstrümanları olacak. İhracatın son aylarda gerilemesi bunun en büyük işareti.

İhracatçılarının bunlara yakın kesimi zaten yaklaşık bir yıldır işlerini yavaşlatmışlardı. Özelikle okulları vasıtasıyla girdikleri ve güçlendirdikleri ülkelerde Türkiye merkezli mal alımı yerine başka ülkelerden mal alımlarına başlamışlardır.

Şimdi başka hazırlıklar içindeler ve projelerini seçim öncesine yetiştirmeye çalışıyorlar.

İşin garibi kendileri nasıl hükümet çevrelerinden haberdar oluyorlarsa bunların merkezlerinden de her tarafa haberler yayılmaya başladı.

Önümüzdeki günler ilginç ekonomik savaşlara gebe.

Devam edeceğiz…
YORUM EKLE