Ermenistan Ekonomisinin Karamsar Geleceği

Geçen zamanlarda Ermenistan hükümeti, Ermenistan ekonomisinin %2-3 seviyesinde bir büyümesini beklediğini açıkladı ve Başbakan Hovik Abrahamyan ise bu rakamın %4’ü bile geçebileceğini söyledi. Yani Ermenistan hükümeti ülke ekonomisinin geleceğine iyimser baktığını vurgulamıştır.

Diğer yandan, Uluslararası Para Fonu (IMF) ise Ermenistan ekonomisinin geleceği hakkında kötümser değerlendirme yapmıştır. IMF'nin Nisan ayında yayınladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporu, Rusya'da yaşanan ekonomik daralmadan dolayı da Ermenistan'da 2015 yılı için %1'lik bir küçülmeyi öngörmektedir. Başka deyişle uluslararası kamuoyunda Ermenistan’ın açıklamalar güvenilmemekte ve Ermenistan’ın ekonomisi hakkında karamsar bakış hâkimdir.

Gerçekten de, IMF'nin Ermenistan temsilcisi Daban Sanchez, açıklamada Ermenistan’ın ekonomisinin büyük belirsizlikler taşıdığını ekleyip. Hükümetin verdiği istatistik verilerin güvenilmez olduğuna da vurgu yapmıştır. Sanchez, Ermenistan ekonomi yapısının taşıdığı sorunlar hakkında 4 noktadan bahsetmiştir:

- Rusya'daki kötü gidişattan etkilenmemek için daha agresif reformlar gerekiyor

- Daha dinamik bir piyasa

- Piyasada daha çok oyuncu, daha fazla rekabet, daha iyi kurallar

- Adil yargı düzeni

Özellikle 2014-2015 yıllarında Ermenistan üzerinde hem ekonomi, hem de siyaset açılarından en etkili olan Rusya’daki krizlerden dolayı Ermenistan’ın ekonomik gelişmesinde ciddi bir düşüş yaşanmaktadır. Çünkü Ermenistan’daki ekonomik yapıların hemen hemen tamamı Rusya’nın elindedir ve Rusya’ya çalışmaya giden Ermenilerin gönderdiği para Ermenistan için önemli gelir kaynaklardan biridir. Bundan anlaşılır gibi Ermenistan’ın ekonomisi artık “Rusya’sız sürdürülemez” haline gelmiştir ve Rusya’daki ekonomik durumdan çok kolay etkilenmektedir.

Ayrıca Ermenistan yeraltı kaynaklar gibi zengin stratejik kaynaklara sahip değil ve dışarıya açılmak konusunda da sıkıntı yaşamaktadır. Bu yüzden Rusya’ya bağımlı durumda kurtulmak için komşu ülkelerle ilişkileri normalleştirerek uluslararası ekonomik sisteme entegre olmak son derece önemlidir.

Fakat sadece bu, Ermenistan’daki kötü ekonomik durumu anlatmak için yeterli değildir ve Ermenistan’ın sosyo-ekonomik yapısı çok ciddi sorunlara sahiptir.
Bunlardan biri Ermenistan’daki iş piyasalarda torpil ve rüşvet gibi kötü alışkanlıkların yaygın olmasıdır. Genellikle eski Sovyet ülkelerinde bu tür alışkanlık yaygındır ve ülkenin ekonomisini kötü etkilemektedir. Özellikle Ermenistan’da bu durum daha belli bir şekilde görülmektedir. Ermenistan’da genel olarak bir şirketin üyeleri, kurucu / genel müdürünün akrabaları, hemşehirleri ve arkadaşlardan oluşturulmaktadır ve bir yerde çalışmak için onlarla ilişkilerin olması oldukça önemlidir. Aksi takdirde ne kadar yetenekli ve başarılı olursa olsun kaliteli işyerlerinde çalışmak oldukça zordur. Ayrıca rüşvet de Ermenistan’daki sosyo-ekonomik yapısında etkin rol oynamaktadır. Özellikle kamu kuruluşlarında işlerin ilerlenmesi için rüşvet sıkça önemli rol oynamaktadır. Bunlar Ermenistan’ın ekonomik sisteminin düzgün ve adil işlenmesini engellemekte ve bundan dolayı birçok başarılı ve yetenekli Ermeniler yurtdışına göç etmiştir. Bu, Ermenistan’daki insan kaynakları konusundaki büyük sıkıntılara sebep olmaktadır.

Ermenistan’daki ekonomik oyuncular arasında adil rekabetlerin olmaması ve siyasi yapıyla derin ilişkilerin olması da Ermenistan’ın ekonomik durumunu kötü etkilemektedir. Değerli arkadaşımız Dr. Fuad Hilalov’un “Derin Ermenistan ve Diaspora’nın Deşifresi” kitabına göre, Ermenistan’daki önemli şirketlerin hemen hemem hepsi Robert Koçaryan, Serj Sargsyan ve Hovik Abrahamyan gibi önemli siyasetçilerin elindedir. Mesela, Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sargsyan; ülke genelinde benzin istasyonları zinciri, Ararat Bankası, Ararat Restoranlar zinciri, inşaat şirketi, futbol klübü gibi malvarlığına sahiptir ve birkaç banka şirketleri, posta hizmetleri gibi önemli sektörler ise Robert Koçaryan’ın elindedir. Ülkedeki cep telefon şirketleri, mağaza zincirleri ve fabrikaların çoğu da siyasetçilerin elinde olduğu için Ermenistan ekonomisi üzerindeki siyasetin etkisi oldukça büyüktür ve serbest şekilde işlenmesi oldukça zordur. Ayrıca birbirleri arasında gerginlik olduğu gibi görülen siyasetçilerin aslında arkada sıkça işbirliği bulunmaktadır. Bu da Ermenistan’daki adil rekabetin olmamasına neden olmaktadır ve Ermenistan’da piyasa çok az kişiler tarafından işgal edilmektedir.

Diğer önemli sebebi ise Ermenistan’da yeraltı ekonomi ve örgütlerinin önemli yer almasıdır. Ermenistan’da şu an işletilen şirketler üzerinde yeraltı dünyasının (yani Mafya örgütleri) etkisi oldukça büyüktür ve bu örgütler siyasi alanda da büyük nüfuza sahiptirler. Ermenistan’daki şirketler işlerin düzgün ilerlenmesi için genel olarak yeraltı örgütlere haraç ödemek zorundadır. Mesela cumhurbaşkanının kardeşi Aleksandr Sargsyan birçok işletmelerden haraç alarak onlara hamilik yaptığı bilinmekte ve yeraltı dünyasıyla ilişkileri güçlüdür. Eski milletvekili olan Suren Haçatryan ise kendi rüşvet talebini reddeden işadamına baskı uygulayarak tehdit etmiş ve sonuç olarak bu işadamı İran’a kaçmak zorunda kalmıştır. Böylece Ermenistan’da güçlü ekonomi-siyaset-yeraltı dünyası üçgen ilişkileri mevcuttur. Bu, şirketlerin Ermenistan’daki piyasaya katılmanın zor olması ve piyasadaki kuralların iyi çalışmasına yol açmaktadır.

Ayrıca adil yargı düzeninin olmaması da önemlidir. 2013’te Suren Haçatryan’ın yalısında meydana gelen kanlı olaydan sonra soruşturmalar başlatılmasına rağmen de facto Karabağ Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Bako Sahakyan bu sürece müdahale etti ve soruşturmalar durdurulmuştur. Böylece bu olayın gerçek arka planı karanlığa gömülmüştür. Bu olaydan başka Ermenistan’da birçok suçlar ve olaylar hakkındaki soruşturmalar ve davalar yer altı-dünyası ve siyasi güçlerin müdahalesinden dolayı tam olarak çözülmeksizin durdurulmaktadırlar. Ekonomik ve siyasal faktörler hukuklara dayanmadan hareket etmesi de sıkça görülmekte ve böylece Ermenistan’da hukuklara verilen değer Batı ülkelere göre azdır.

Ermenistan’daki torpil-rüşvetin yaygın olması, piyasadaki adil ve aktif rekabetin olmaması, güçlü siyaset-ekonomi-yeraltı dünyası ilişkilerinin olması ve hukuklara az değer verilmesi Ermenistan’daki dinamik piyasanın oluşturulmasını engellemekte ve yabancı şirketlerinin Ermenistan’daki piyasaya girmelerini zorlaştırmaktadır. Ermenistan’daki bu durumdan dolayı Ermenistan dünya ekonomik sistemine yeterince entegre olamamakta ve ülkenin ekonomisi hakkında karamsar gelecek öngörülmektedir.

YORUM EKLE