Ermeni Meselesi ve Kutuplaşan Türkiye: Çok Üzgünüz Hrant Bey!

Türkiye’de günümüzde Kürt Sorunu, Aleviler, İslamiyet-başörtü gibi konular kamuoyunu ve toplumu kutuplaştıran sorunlar olarak sıkça tartışılmaktadır. Gerçekten de BİLGESAM’ın yürüttüğü araştırmalara göre Türkiye’de AKP’yi destekleyenler, CHP’yi destekleyenler, MHP’yi destekleyenler ve HDP-DBP’yi destekleyenlerin önemli kısımları bu meseleler üzerinde birbirlerini reddettiklerini ve Türkiye’deki toplulukların gittikçe kutuplaşmakta olduğunu göstermektedir. Özellikle yakın zamanlarında yapılan kamuoyu araştırmalarında gelecek seçimde MHP ve HDP’ye oy verecek insanların artması, bu tür sorunlar ve bölgedeki gelişmeler üzerinde Türkiye’de kutuplaşmanın ilerlemekte olduğunu göstermektedir.

Kürt Meselesi gibi konulardan başka, Ermeni Meselesi de Türkiye’yi kutuplaşmaya yönlendiren ömenli konu olarak değerlendirilebilir. Gerçekten de Hrant Dink, suikasttan önce birçok 20. yüzyılın başında “Ermeni Soykırımı”nın olduğunu savunurken diaspora Ermenileri ve yabancı ülkelerin müdahale etmelerine karşı çıkıyordu ve 2001 yılında Fransa Ermeni Meselesi’ni “soykırım” olarak tanıdığında Fransa’yı şiddetli şekilde eleştirmiştir. Aynı zamanda 2015 Nisan’da Türkiye’deki Ermeni Cemaati Başkanı Bedros Şirinoğlu da olaylarda Türk-Ermeni iki kardeşin birbirine girdiğini vurgulayarak Ermeni Meselesi üzerinde şöyle açıklama vermiştir:
“Netice itibarıyla bu olayların olduğunu devlet yetkilileri de söylüyor. Ermenistan ile Türkiye yetkilileri ve tarafsız tarihçiler bu olayı çözsün. Bu işe müdahil olan, bizi kandıran ülkeler, maalesef ki bugün Türkiye'ye söylemleriyle düşmanca davranıyor. Bu da beni ayrıca üzüyor. Ben bir Türk vatandaşıyım. Ülkemin bütünlüğünü istiyorum. Sevgi, saygı olsun, insanlar arasında barış olsun, kırgınlıklar olmasın, böyle kötü olaylar bir daha kimsenin başına gelmesin. […]Her iki taraf da kötü niyetli insanlara alet olmuştur, büyük devletlere alet olmuştur. Halen bu devam ettiriliyor, niye devam ettiriliyor anlamış değilim. […]Bu olaylar bizim ortak acımızdır. Olmuştur. Bizden de çok kişi ölmüştür, Müslüman kardeşlerimizden de çok kişi ölmüştür. […] Biz ülkemize güveniyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşıyız. Ülkemizin zarar görmesini kesinlikle istemiyoruz. Altını çizerek söylüyorum, tarafsız ve bağımsız tarihçiler, iki ülkenin yetkilileri bir araya gelirse, bu sorunların kısa zamanda çözüleceğine inanıyorum. Dışarıdan müdahale etmesinler. Zamanında müdahale ettiler, bu olaylar oldu.”

Bunu özetlersek, Ermeni Meselesi dış güçlerin müdahalesinden dolayı gerçekleşen ve günümüze kadar devam eden hem Müslümanlar için hem de Ermeniler için ortak faciadır. Bundan dolayı bu meseleye dış güçlerin müdahalesi Türk-Ermeni gerginliğinin yükselmesi ve Türkiye’nin bölünmesinden başka hiçbir şeyi getirmeyecek ve Ermeni Meselesi’nin sadece kendi aralarında çözülmesi gerekmektedir. Yani hem Hrant Dink hem de Bedros Şirinoğlu Ermeni Meselesi’nin “Türkiye’yi bölme ve istikrarsızlaştırma” tehlikesine sahip olduğunu iyi bilmektedir. Bu bağlamda İstanbul’daki Ermeni Patrikhanesi ve muhafazakâr Ermeniler Taksim’deki “Ermeni Soykırımı” anma törenine katılmamış ve Ermeni Dasporasıyla dayanışmaya yönelik hareketlerden uzak durmaktadırlar.

Özellikle Ermeni Meselesi’nin 100. yıldönümü olan 24 Nisan yaklaştıkça bu Mesele’nin Türkiye’yi kutuplaştıracağını tahmin ettiren olaylar meydana gelmiştir. 12 Nisan’da Vatikan’ın Ermeni Meselesi’ni “20. yüzyıldaki ilk soykırım” olarak nitelendirmesinin ardından Avrupa Parlamentosu Ermeni Meselesi’ni “soykırım” olarak tanımıştır. Bu olaydan sonra HDP Vatikan ve Avrupa Parlamentosu’nun kararlarını açıkça desteklemiştir ve Türkiye’ye “Ermeni Soykırımı”nı inkâr etmekle yüklenmiş ve özür dilemeye çağrıda bulunmuştur. Avrupa Parlamentosu’nun kararına karşı AKP-CHP-MHP ortak kararına da HDP destek vermemiştir. Ayrıca HDP, 24 Nisan’da Taksim’deki “Ermeni Soykırımı” anma törenini ortak şekilde düzenlemiştir. Türkiye’deki Ermenilerin liberal kesimini temsil eden Agos gazetesi de Hrant Dink yaşarken dış güçlerin Ermeni Meselesi üzerindeki müdahalesine karşı çıkarken günümüzde ise Avrupa Parlamentosu ve Vatikan’ın bu hareketlerine açıkça destek vermiş ve anma törenine de ortak şekilde katılmıştır.

Ermeni Meselesi’ne karşı HDP’nin tutumuna Türkiye’deki birçok Marksistler, Liberaller, PKK’lılar ve marjinal kesimler destek vermiş ve onlar HDP çevresinde bir araya gelmeye başlamışlardır. 24 Nisan’da Dr. Hasan Oktay’ın yaptığı incelemeye göre, 24 Nisan’da Taksim’de düzenlenen “Ermeni Soykırımı” anma törenine katılanların hemen hemen hepsini HDP’den başka Marksist gruplar, lberal gruplar, Marjinal gruplar ve PKK’lı gruplar ve onları destekleyenler oluşturmaktaydı. Böylece Ermeni ve Kürt Meselelerinde kendi tezlerini savunanlar HDP’ye desteklerini daha yoğunlaştıracağı tahmin edilmektedir.

Diğer yandan, Ermeni tezini savunmayanlar arasında “dış güçler, özellikle Avrupa’nın beşinci kolu” olarak HDP imajı daha da sağlamlaşmış ve yaygınlaşmış olduğundan dolayı HDP ve onun çevresindekilere karşı tepki ve nefret daha da yükselmiştir. Çünkü onlara göre HDP ve onun çevresindekiler “dış güçler, özellikle Avrupa’nın beşinci kolu olarak Türkiye’yi bölünmeye ve istikrarsızlığa sürükleyen, hatta Türkiye’yi karıştırmak için dış güçleri davet eden ve Türkiye için asla hoş karşılanmaz unsur”dur. Bu bağlamda HDP’ye karşı tepki olarak gelecek seçimde MHP’ye verilen oyların daha çoğalacağı tahmin edilmektedir. Böylece HDP’yi destekleyen kesim ve diğer kesimler arasında gerginlik yükselme tehlikesi artmakta ve Türkiye’deki kutuplaşmalar daha da ciddileşebilir. HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın geçen günlerde “Ermeni Meselesi” konusunda geri adım atmasının arkasında da bu kutuplaşma ve HDP’ye karşı tepkinin artması vardır.

Günümüzde Türkiye’de Kürt Meselesi’den başka Ermeni Meselesi de Türkiye’yi kutuplaştırıp istikrarsızlaştıran sorun olarak gündeme gelmiş ve Osmanlı zamanından beri dış güçler bu meseleyi Osmanlı ve Türkiye’ye karşı sürekli kullanmaktadır. İstanbul Ermeni Patrikhanesi, muhafazakâr Ermeniler ve Hrant Dink bu meselenin taşıdığı tehlikeyi iyi bildikleri için bu mesele üzerinde dış güçler ve diasporanın müdahalesine şiddetle karşı çıkıyorlardı ve kendi aralarında sorunun çözülmesini istemektedirler. Fakat günümüzde Kürt Meselesi’nden başka Ermeni Meselesi üzerinde de Türkiye kutuplaşmaya doğru gidiyor.

Çok üzgünüz Hrant Bey, durum sizin istediğinize göre tam ters yöne gidiyor…

YORUM EKLE