Eğitimsiz Eğitim

Okullar açıldı,çile tekrardan başladı.Sadece isminde milliği ve eğitimi kalmış bakanlık her sene olduğu gibi bu sene de yeni bir yönetmelik,uygulama ve müfredatla eğitim yılına başladı.

            Bakanlık önce okul müdürlerini değiştirerek işe koyuldu.4 sene bir yerde müdürlük yapmış olanın hemen okulu değişecek diyor.Bu şu demek:Çocuğunuz okula başladığı zaman orda bir büyük,baba,anne gibi gördüğü okul idarecisiyle eğitimini tamamlama imkanını bulamayacak.Daha vahimi okul müdürü olmak için herhangi bir kriter de ortadan kalkmış demek.Mahalli idareler yakında müdür atamaya başlarsa bu hükümet zamanında şaşırmamak lazım.Yarın eğitimcilikle uzak yakın alakası olmayan ben herhangi bir okula müdür olarak atanmam mümkündür.Hatta okulların müstahdemlerini bile müdür olarak atayabilecek imkana sahip mevcut iktidar.

            Memleketin güneydoğusunda Kürtçe  eğitim veren okullar açılmaya başlandı.Bunun memlekete veya bölge insanına ne gibi faydası olacak tartışmalı.Mühendislik firmaları kürtçe bilen mühendis mi alacak?Hani “İngilizce bilen eleman aranıyor” ilanları beynelmilel bir lisan olan Kürtçe bilen diye mi değişecek?

            Kuzey Irak’a iş için gittiğim zaman yanımızda bulunan güneydoğulu bir Kürt kardeşimizle orada olanlar arasında ancsak Türkçe bilen tercüman vasıtasıyla konuştuklarını görünce böyle farsça-arapça-Türkçe karışımı Osmanlıcanın argosu olan bir dilin aslında olmadığını,olsa olsa çocukken oyun oynarken konuştuğumuz kuş dili gibi bir dil olduğunu canlı pratikte yaşadım. Hatta bizimle gelen ve Kürtçe konuşan kardeşimiz konuşulanları anlamazken ben konuşulanın çoğunu anlayınca “Kürtçe biliyor musun” der gibi bakışlara muhatap olunca bir milleti bölmek için nasıl bir kuş dili uydurularak milleti bölmeye çalıştıklarına bir kez daha şahit oldum.

            Bir taraftan toplumun eğitim seviyesi yükselsin derken diğer taraftan da okulların yakılıp yıkılmasını içimiz sızlayarak izledik.Maalesef ki biz izlerken bunlara son vermesi gerekenler de bizim gibi izlemekle yetindiler.

            Ben basit  mahalle mekteplerinde okudum.Akabinde de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim.Okuduğum okul ne Anadolu lisesiydi,ne imam hatipti.Basit normal düz liseydi.İlkokulum da öyleydi.Bizim zamanımızda Maarif mektepleri vardı farklı okullar olarak.Şimdi o okuduğumuz okulların yerini ismi farklı olan okullar alırken en şaşalısında verilen eğitimin o okuduğumuz mahalle mekteplerinde verilenin yanından bile geçemeyeceğini maalesef ki üzülerek izliyorum.

            Meslek liselerinden çıkan çocukların şimdi yüksek eğitim yapmaları nerdeyse imkansız gibi bir hal aldı.Bu okullardaki çocuklarımız adeta ara eleman pozisyonuna sokuldu.Halbuki üniversitede okuduğumuz zaman birçok meslek lisesi mezunu arkadaşımız vardı.

            İmam hatip furyası aldı başını gidiyor.Herkes çocuğunu imam hatipe vermek zorundaymış gibi zorla kayıtlar yaptırılması abesle iştigalden başka bir şey değil.28 şubat sürecinde imam hatiplilere yapılan zulmün intikamını almak için bu yapılıyorsa gitti Nemrut,geldi Firavun dedirtmekten başka da bir şey yapmıyorsunuz demektir.

            Okullarda eğitimin kalitesini arttırmak lazım.İsminin şu bu olmasıyla bu işler olmaz.Sığ düşünceden kurtulmuş,bilimsel düşüncenin hakim olacağı  dünyayı yakalamış bir nesil yetiştirmek istiyorsak öncelikle çok iyi Türkçe bilen,imla kurallarını doğru kullanan nesiller yetiştirmeliyiz.Bunun yanında bir değil en azından 2 yabancı dil bilen nesiller yetiştirmeliyiz ki dünya devleti olabilelim.Yoksa popülizm adına çocuklarımıza kuş dilleri öğreterek,okulların isimlerini değiştirerek,eğitimci olmayanları müdür konumuna getirterek bu işler olmaz.

YORUM EKLE