Ebedî Taşlardan Sesleniş

Kültigin Yazıtı’nın doğu yanında Bumin Kağanın, İstemi Kağanın dönemlerinden sonra bilgisiz kağanların geldiği ve Türk kavminin bu Kağanlar döneminde Tabgaç (Çin) kavminin hilelerine aldandığı ve sonucunun da kötü olduğu anlatılır. Kağan bilgisiz ve kötü olunca buyrukları yani halk da kötüleşir. Çinlilerin hileleriyle birbirlerine düşerler ve Türk kavmi ülkesini elinden çıkarır. Anlatım şöyle sürer:

“Türk begler Türk atın (adını) ıtı (attı) Tabgaçtı begler (Çin’deki beyler) Tabgaç atın (Çin adını) tutuphan (alarak) Tabgaç Kağanka körmış (bağlanmış). Elig (elli) yıl işig (işini) küçüg (gücünü) birmiş (vermiş)

Türk kara kamag budunança (Türk halk kitlesi) timiş (demiş): İllig budunertim (ülkesi olan kavimdim) İlim amtı kanı (İlim şimdi nerde)

Üze (üstte) Türk Tengrisi Türk ıduk yiri (kutlu yeri) subı (suyu) anca etmiş (öyle etmiş). Türk budun yok bolmazun tiyin (yok olmasın diye) budun bolçun tiyin (budun olsun diye) kangım (babam) İlteriş Kağanığ ögüm (anam) İlbilge Katunu Tengri töpüsünde (başından) tutup yürgerü (yukarı) kötürmiş (kaldırmış) erinç (olmuş) Türk törüsün ıçkınmış (yitirmiş) budunu eçüm apam (atalarımız) törüsünce yaratmış boşğurmış (yetiştirmiş)

Ol Törüde üze (o töre gereğince) eçim (büyüğüm) Kağan olurtı (oldu) eçim Kağan bolurupan Türk budunu yiçe itti (yüceltti) igitti (eğitti). Çıganyığ (yoksulu) bay kıldı (zenginleştirdi) azığ (azı) öküş kıldı (çoğalttı).

Türk Oğuz begleri budun eşiding (dinleyin)

Üze Tengri (gök) basmasar (basmasa) asra (altta) yir (yer) telinmeser (delinmese) Türk Budun İlingin (Ülkeni) Törüngin (Töreni, Devletini) kim artadı (bozar)… Türk Budun ertin (irkil) ökün (kendine dön)”

Kültigin Yazıtı’nın bir yanında da Çince yazılar vardır. Oradan da bazı sözleri seçelim ve günümüz Türkçesiyle ne anlatıldığına bakalım:

Övgülere konu olan kişi Kutluk Kağan’ın ikinci oğlu ve şimdi Kağan olan Bilge Kağan’ın küçük kardeşi Kültigin’dir… O, işlerinde sevgi ve kardeşlik duygusuyla çalıştığından, kardeşinin askerî amaçlarının gerçekleşmesi için onunla birlikte çalıştı ve başarılı oldu… Türk İmparatorluğu Kuzeyde Tarbagatay sınırlarına, Batıda ise Tumet topraklarına kadar uzanırdı. O Tanrının kutlu buyruklarına uyardı.

Bilge Kağan ve Bilge Tonyukuk Yazıtlarında da benzeri ifadeler akar gider.

Yazıtlardaki Türklük bilinci birçoklarını şaşırtmıştır. Oğuzlardan, Türkişlerden, Kırgızlardan, Tatarlardan söz ederken de “Türkümüz budunumuzdur” ifadesi boy bilincinin üstündeki millet bilgisinin ve bilincinin çok açık ifadeleridir.

Yazıtlarda devletin ve ülkenin önemi sık sık vurgulanır. Ancak bu ülke ve bu devlet insanlarını ve bütün insanları mutlu etmek amacıyla vardır. Devletin ve onu temsil eden Kağan’ın görevi halkına hizmettir. Açları doyurmak, yoksulları bay kılmak yani zenginleştirmek… Türk Devlet geleneğinin gerçeği budur. Bu gerçekten uzaklaşanlar “düz” yani doğru kişi olmaktan çıkarlar. Bu durumda da sonuç acı verici olur.

Türk Devlet geleneğinde bir başka güzellik kardeşlerin işbirliğiyle devleti yönetmesidir. Bilge Kağan, Kağandır, Kültigin orduların başkomutanıdır. Bilge Tonyukuk ise devlet memurlarının başıdır. Aynı durumu Selçuklularda da görürüz. Tuğrul Bey hükümdardır, Çağrı Bey orduların başındadır. Tuğrul Bey’in çocukları olmadığından Çağrı Beyin soyu hükümdar soyu olmuştur.

Osmanlı’da da başlangıçta bu geleneğin sürdüğünü, ancak Yıldırım’ın oğulları arasındaki saltanat savaşlarının halkın kırılmasına yol açması sebebiyle Fatih tarafından başlatılan “Sultanın kardeşlerini öldürmesi” geleneğinin Sultan Süleyman zamanında oğulların öldürülmesine kadar giden bir faciaya saptığını da hatırlamalıyız. Bu adet Türk geleneğinden çok ciddi bir sapma olmuştur.

Türklük için örnek alacağımız ve çağa uygun hâle getireceğimiz dönem Göktürkler Dönemidir. Karahanlı Dönemini de göz ardı etmemeliyiz.


YORUM EKLE