Dönüm Noktası...


MHP Türk siyasetinde kendine özel bir yapılanma idi. Bilhassa hareketin iktidara yürüdüğü 70'li yıllarda tabanı ile bütünleşerek yürüttüğü destansı mücadele ,bu hareketin başarısının nasıl mümkün olacağının bütün kodlarını barındıran bir ders alanıdır. Bu yürüyüş bir darbe ile durduruldu. Hareketin yaralarını sararak yeniden bir iktidar yürüyüşüne başlayabilmesi ,yığınağını tamamlaması ve bir siyasi olarak uygun bir vasatı yakalaması 1996 yılına kadar uzanmıştır.
90 'lı yılların sonunda sistemin ülkeyi taşımada ki aczinin bir defa daha netleşmesi ile ,bütünleşerek ve yeni bir program ,yeni bir siyasi strateji ile ikinci iktidar yürüyüşüne hazırlığın ,sistem tarafından 28 şubat süreci ile karşılandığını ,Türkeş'in ölümüyle bu yürüyüşün başlayamadan akim bırakıldığı tespitini yapalım..

İşte böyle bir süreç içinde ve 28 şubat gölgesinde ve etkisinde MHP Bahçeli'ye teslim edildi. Açık ifade edelim MHP sistem tarafından teslim alındı..Bahçeli hikayesi siyasi bir başarısızlık hikayesi değil ,hareketin imhası hikayesidir...
Bu tespit yapılmadan ,içinde bulunduğumuz süreçten başarı ile çıkacak bir organizasyon yapabilmemiz mümkün değildir..

MHP liyakat ve kabiliyetin ,samimi hizmetin ödüllendirildiği,söz hakkı ve gücünü hizmetinden , gayretinden alanların öncülük ,önderlik ettiği bir siyasi ,ideolojik yapılanma idi.MHP Türk milletinin şuur altı özlemlerinin sözcüsü ,milletin pusulası idi , ülkücüler ve onun lideri milletin yarınlarının garantisi ,ümit kaynağı idi..

Bahçeli bu geleneği bitirdi ,yok etti..Menfaat ilişkilerinin liyakat ve kabiliyetin önüne geçtiği,şu veya bu güç çevresi ile irtibatlı olmanın yapı içinde prim yaptığı ,kişilerin ardındaki güç odaklarına göre değerlendirildiği ,ülkücü gelenekten gelmenin , şu veya bu güç odağı ile bağlantılı olmamanın avantaj değil dezavantaj ,dışlanmak için yeterli bir sebep olduğu bir ortamı yapıya hakim kıldı..

Bütün kariyeri ülkücülük olanların saf dışı bırakılmasını ,sahipsiz kalmasını sağlayan bu vasat ,bu harekete indirilen en büyük darbedir..Ülkücülerin tarihinde ne 12 eylül ,ne 28 şubat ne herhangi bir dış zorlama veya organizasyon bu derece yıkıcı bir ortamı sağlayamamıştır..

18 yıldır süren bu tahribatın sonlandırılması ve hareketin kendi dinamikleri ile yeniden organize edilmesi önümüzde kaçınılmaz bir görev olarak durmaktadır..

Bahçeli bu günde anti demokratik siyasi partiler yasasının tüm imkanlarını ,bildiği ve uygulamaya sokabileceği tüm komitacılık faaliyetlerini ,MHP 'nin böyle devamında menfaati olan tüm güçlerin desteğini de alarak ,ülkücülüğe muhalif ,ülkücüyü ocağında ,mekanında etkisiz kılan ,yok eden düzenini devam ettireceğini ilan etmektedir.

Sözü eğip bükmenin bir anlamı yok ,meselenin yalın ve herkesin anlayabileceği dilde ifadesi ,Bahçeli ülkücülere ve ülkücülüğe açık bir meydan okuma ,açık bir savaş ilan etme cüretindedir..

Bir dönüm noktasındayız..Geldiğimiz noktada konu ,hareketin kendi küllerinden doğacak bir silkinişi gerçekleştirip ,gerçekleştiremeyeceği konusudur. Hareketin mevcut haliyle sürdürülebilmesi artık mümkün değildir, ya meseleyi doğru okuyup, doğru bir tavır oluşturacağız ,ya da bildiğimiz manada ki MHP siyaset mezarlığını boylayacak..

Bir dönüm noktasındayız ve meselenin yönünü belirleyecek muhalefettir, muhalefetin nasıl organize olacağıdır..

Her şeyden önemlisi muhalefetin kişisel kariyer planlamasından sıyrılıp ,hareketin hayatiyetine odaklanması ,birlikte hareket edebilmesi gerekmektedir. Bu olmazsa olmaz önemdedir. Mesele bir genel başkan ve ekibi meselesine indirgenirse başarı mümkün değildir.

Ortaya ciddi bir plan ve program konulmadan, bütün camia ve teşkilatlara heyecan veren bir birliktelik oluşturulmadan ,ülkücü ruh ayağa kaldırılmadan bir ümit, sinerji yaratılamaz.

Tepkileri ümide ,ümidi planlı bir eyleme dönüştürecek tek ve ciddi,güçlü bir karargah oluşturabilmek bu mücadelenin ilk gereğidir ve bu muhalefetin samimiyet imtihanıdır.

Yıllardır ortalıkta dolaşan ,mevcut yapının kullanıp eskittiği ,kenara atılınca adı muhalife çıkmış siyaset esnafını kaale almadan yine sahte muhalif,sahibi belli çakalların muhalefeti bölme tezgahlarına prim vermeden ,temiz yeni isimleri ortaya çıkarabilmek gerekmektedir.

Ortak bir planla MHP demokratik bir zemine dönüştürülebilmeli ancak ondan sonra hizmet için ekiplerin yarışı gündeme gelmelidir.Kimsenin genel başkanlık iddiasında vazgeçmesini beklemiyoruz ,önceliklerin doğru belirlenmesidir bahsimiz.Öncelikli konu MHP 'yi kendi ikliminden uzaklaştıran ekip ve zihniyetin tasfiyesidir ,hareket içinden bu yabancı zihniyetin sökülüp atılmasıdır.

Bu meselelerin halledilmesi için uygun formüllerin ortak akıl çerçevesinde oluşturulabilmesi mümkündür,yeter ki istensin.MHP 'şahısların tek tek kariyer ,politik hesaplarının meşru metotlarla ,harekete zarar vermeden gündeme gelmesi ancak mevcut zihniyeti tasfiyesi ,yeni bir yönetim ve teşkilat anlayışının hakim olması neticesi mümkün olabilir.

Muhalefetin ,adı ön planda geçen isimlerin ve tüm camianın ,nasıl bir teşkilat?,nasıl bir yönetim anlayışı? ,nasıl bir siyaset ? sorularına ciddi cevaplar oluşturmaları ve bu meseleyi ayrıntılandırmaları gerekmektedir.Yetmez bu günkü yürüyüşlerine bu prensipleri hakim kılmaları gerekir.

Bu konuların somut bir plana dönüştüğü ve tek bir karargah oluşturularak gerçekleştirmek üzere kararlı adımlar atıldığında başarı söz konusudur.

Bütün renklerin kirlendiği mevcut kaosun aşılabilmesi hakikaten zordur ,başarı ancak elbirliği ile yarışı ikbal ,mevki ,güç hesaplarının yarıştığı sığlıktan çıkarıp,harekete yeni bir ufuk açmak ,öze dönerek yeniden yapılanmak iddiasını ön plana çıkarmakla mümkün olabilir.

Baki selamlar...

YORUM EKLE