Diğerleri örgüt değil mi?

Türk milleti, cumhuriyet kurulduğundan beri ilk defa bir ihtilal, hatta işgal girişimini topyekün tek vücut olmayı becererek püskürttü. Bu bir milattır; cumhuriyet tarihimizde, hem milat, hem de kocaman tecrübedir.

Bu işgal girişimini yapan çete ile de, henüz sonuçları tam anlamı ile açıklamasa da, ciddi mücadele edildiği de, hakikattir. İhtilale kalkışan çeteninde tahminlerin ötesinde hazırlıklı olduğu, sivil kuruluşlardan devletin güvenlik güçlerinin tepelerine kadar da, sızdıkları gün be gün açıktır, alenidir.

Başka bir şey daha aşikârdır ki, bu kahpe çete yıllardır devletimiz ve milletimizle silahlı mücadele eden, 40 yılı aşkındır sayıları on binleri aşan vatandaşımızın ölümüne vesile olmuş ve yine on binlerin üzerinde şehit vermemize gazi ve mağdurların oluşmasına vesile olmuşlardır. İttifak yaparak milletimizi felaketin eşiğine getirmişlerdir.

Kalkınmaya harcansa belki bir bu kadar daha yatırıma dönecek milli servetimiz heba olmuş, Türk milleti ve Türk devleti 40 yılı aşkın süredir kalkınmaya harcayacağı enerjiyi içeride teröre bölücülüğe harcamıştır.

Tüm bu yaşanmışlıkları ve muhtemelen yaşanacakları hesap ederek artık yeni bir yol haritasına ihtiyaç yok mudur?
Darbe girişimi yapan hainler hangi iklimde yetişmişler ve büyümüşlerdir?

Neden bu topraklar bu kadar hain yetiştirir?

Bu topraklar da doğan, büyüyen, okuyan, iş sahibi olan, mevki ve makamlarda hükmeden insan, neden kendi devletine, milletline ihanet eder?

Bu cesareti nerden bulur?

Tüm bu soruları ve burada sorulmayan, hatta kendi kendimize bile soramadığımız soruları soracağız ve cevaplarını bularak gerçekçi çözümler üreteceğiz.

Önce çete ayrımı yapmadan, Feto’nun üzerine nasıl gidiliyorsa, aynı kararlılıkla başta PKK olmak üzere bu millete ve milletin oluşturduğu devlete kurşun sıkan hainlik yapanların üzerine aynı kararlılıkla gidilmelidir.

Bir bela def edilirken bir başka belanın dün açılım safsatalarıyla büyütüldüğü unutulmamalıdır. Yıllardır mezhep farklılıkları kaşınarak ideolojisi bitmiş, fikir dinamikleri yok olmuş kominizim safsatasının hala karanlık dehlizlerde yeşertilerek emperyalist haçlılara oyuncak olmak için tutulduğu göz ardı edilmemelidir.

Yüce dinimizi istismar ederek gençlerimizi, kadınlarımızı ölüme sürükleyen kahpelerin üreme merkezleri unutulmamalıdır.
Çetenin farkı olmaz. Tüm bu şer odaklarıyla aynı kararlılıkla, aynı ciddiyetle mücadele edilmeli, dışarıdan pompalanan propagandalar kararlılığımızı bozmamalıdır. 

Çeteler arası fark gözetilmemeli , Tüm bu organizasyonların aynı yerden idare edildiği unutulmamalı hepsi yok edilene kadar ikdidarı muhalefeti , iş dünyası , sivil kuruluşlar akademi aydınlar süreci sonuca ulaştıracak desteği sonuna kadar vermelidir.

En ufak ayrımcılığının mücadeleye halk nezninde desteğin zedeleneceği unutulmamalıdır.

Allahın izniyle bu süreçleri geçecegiz.

Asil Türk milletinin bu günler Zafer asırlarının hazırlık yılları olsun.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun.


YORUM EKLE