Devlet'de Millet'de Milliyetçileri Gözlüyor

10 saate yakın süren akiller toplantısı neden yapıldı?

Son bölücü kalkışma sonrası toplumun hassasiyeti “Ne açılımı ulan” noktasına geldi de ondan.

3-4 yıldır “açılım” diye diye, askerin-polisin elini kolunu bağlayacaksın, sesini yükselten siyasetçiyi “kandan besleniyor” diye suçlayacaksın, aydını-gazeteciyi hain ilan edeceksin ama geçen süre zarfında bir arpa boyu yol kat edemediğin gün gibi ortaya çıkacak.

Biz; yol kapamalar, heykel dikmeler vb. bölücü eylemlerden, Kandil’deki bölücülerin tehditlerinden, Etnik Bölücü siyasetçilerin taleplerinden yola çıkarak, açılımın Türkiye’nin bütünlüğüne darbe vurduğunu söylüyorsak da, medya eliyle oluşturulan algı yönetimini aşamıyorduk. Ayn’el Arap (Kobani) bahanesiyle Türkiye’yi ateş çemberine çeviren bölücü isyan, açılımın içi boş bir balondan ibaret olduğunu gözler önüne serdi.

Baktılar ki toplumun bunu hazmetmesi mümkün değil.

O zaman akiller göreve. Beyaz camın verdiği itibarı, millet adına değil siyasetçiler adına kullanmak hafifliği.

Sanat, ne sanat için ne toplum için. Sanat siyaset için…

Dedik ya hani, millet soruyor-sorguluyor. Düne kadar “bazı şeyler iyi gitmiyor ama istikrar önemli” algısı, artık hiçbir şeyin iyi gitmediğine dönüşmeye başlamıştır.

Milletimiz umut beklemektedir ve bu umut Türk Milliyetçilerindedir.

Adalete güvenin azaldığı, yöneticilerinin hesap verebilirliğinin sorgulandığı, insanların düşüncelerini ifade etmekten korktuğu, , rüşvetin, yolsuzluğun ayyuka çıktığı ve bölücülerin bir ak baba gibi üstümüzde döndüğü bu günlerde; karanlıktan aydınlığa çıkış yolu Milliyetçi Harekettir.

Milliyetçi Hareketin mensupları, çıkış yolunu Türk Milletine anlatmakla mükelleftir.

Devlet de Millet de Milliyetçileri gözlemektedir.

Milliyetçi Hareketin İktidarı İçin;

Ülkücüler "Sine-i Millete dönmelidir"

Zaten ülkücülük, milletin sinesinden doğmuş ve her daim milletin sinesinde olması gereken bir harekettir.

"Varlığını Türk Milletine armağan etmiş" er kişilerin yolu, kutlu bir fikir hareketi olan Ülkücülük, her daim başımızın üstünde tuttuğumuz devletimizi, bölücülerin pazarlık masasına oturtulduğu bu gayri milli yönetimden kurtaracak yegane yapıdır.

Bu nedenle;

Teşkilatların hangi kademesinde olursa olsun, "ülkücü kimlik"le bilinen, tanınan ve Milliyetçi/Ülkücü camiayı temsil noktasında olan herkes toplumun nabzını iyi tutmalı, mütevazi bir duruşla Milli konularda halkımızı aydınlatmalıdır.

Siyasal iktidarın oluşturduğu güç odaklı rant sistemi topluma anlatılmalıdır.

Siyasal iktidara oy veren samimi insanlara suçlama yapmadan, doğru olan açıklanmalıdır.

Milli kardeşlik ve barış için Ülkücülerin gösterdiği sabır ve tahammül, örnekleri ile gösterilmelidir.

Milliyetçi Hareketin doğduğu yer milletin sinesi olduğuna göre Ülkücüler oraya, milletin sinesine dönmeli ve Büyük Türk Milletine, huzur ve adalet getireceğini hal diliyle anlatmalı, yaşantısıyla göstermelidir.

Bıçak kemiği de aşmıştır.

Milletin bekası için Türk Milliyetçileri iktidar olmak zorundadır.

Selam ile

“Vatan sevdamız imanımızdan,

Ülkücülüğümüz Galû Bela'da ki ikrarımızdandır.”


Hüseyin Alperen BURAK
YORUM EKLE