Devlet Bey'in dediği

Devlet Bey’in MHP’nin genel başkanlığındaki becerisi tartışılabilir, tartışılıyor da. Siyaseti yapma biçimi de tartışılabilir, tartışılıyor da. Bu başka bir şeydir. Devlete vaziyet etmesi, devletin bekasının hassasiyetini tartışmak, yorumlamak başka bir şeydir. 

Devletin ve milletin menfaatleri söz konusu olduğunda aldığı tavırların tamamının haklılığını ortaya koymak, hakkını vermek gerekir. 

Türk ülkücüsünün bakış açısı devlet ve millet menfaatleri merkezli olmalı; duruşunu da, bu yörüngede belirlemelidir. 

Devlet Bey’in şuan beyanatında 40 tane gezi olur cümlesi çok dikkate alınmalı ve atlanmamalıdır. 

Fetö ve diğer çetelerle mücadele adliyede, poliste ve askerde devam ediyor. MHP’de bu mücadeleye destek veriyor. Fakat bu süreç başladığından beri ısrarla ekonomide ve özellikle bankacılık sistemindeki manipülasyonlar bir türlü bitirilemedi. Bununla beraber esnaf ve tarım üreticilerinin sistemin zorlanması anlaşılır gibi değil. Özelikle Merter, Zeytinburnu, Laleli ama en önemlisi Kapalı çarşının sıkıntıya düşmesi buradaki ekonomik sisteminin çökertilmesinin Türkiye’yi sıkıntıya sokacağı anlaşılamıyor. 

Hele ki; çarşıda, pazarda durum böyleyken birde şoför esnafının adeta sokağa çağırılması körlükten başka bir şey değildir.  

Hükümet ve özellikle İstanbul belediyesinin, hala servis araçları esnafının problemlerini çözememesi adeta yangına benzin dökülmesi gibi bir şey.  

Tarım kesiminde de, durum farklı değil. Başta hayvancılıkla uğraşan kesimler darmadağınık olmuş vaziyetteler. Sebze ve meyve üreten kesimlerin, Rusya kriziyle girdiği durum zaten ortada. Tahıl ve sanayiye mal üreten üreticiler de, perişan vaziyette. 

Tüm bilgiler alt alta konduğu zaman Devlet Bey’in endişelerini anlamak, dediklerinin ne manaya geldiğini yorumlamak çok zor değil. 

Düşmanın güneydoğuda terörle, batıda ekonomik kriz zorlamasıyla netice almak istediği artık aşikâr. Diyarbakır’da AKP ilçe başkanına yapıldığı gibi suikast girişimleri de, gözden kaçmamalı. 

Demek ki; planlanan ve uygulamaya konudan proje çok belli. Güneydoğuda ve metropollerde çok ölümlü eylemler planlanacak ve uygulamaya sokulacak. Başta İstanbul olmak üzere ekonomi zorlanacak, bunlarla beraber suikastlar devam edecek.  

Öyleyse alınacak vaziyette belli; Önce ekonominin tabanını oluşturan küçük esnaf ve tarım üretim üniteleri rahatlatılmalı. Üretim ve ihracat sonuna kadar desteklenmeli, sağlıklı istihbaratla da, örgütlerin yapacağı eylemlerin önüne geçilmelidir. 

Özellikle örgütlerin sınırlarımızın dışındaki merkezleri dağıtılmalı, yine bu cinayet şebekelerinin dış bağlantıları deşifre edilmeli, suikast tehdidindeki siyasetçi, yazar gazetecisi, sanatçı vs… gibi Türkiye’de ses getirecek eylemler önlenmeli, bu vatandaşlarımızın güvenlik tedbirleri arttırılmalıdır. 

Bu süreçte de, ülkenin ve milletin birliğini beraberliğini bozacak üslup ve tavırlardan da, uzak durulmalıdır.  

Büyük Türk milleti ve devletimiz inşallah elbirliği ile alınacak tedbirle bu karanlık günleri aşacak birikime ve dirayete sahiptir. 

Allah (c.c.) yardımcımız olsun… 
 
YORUM EKLE