Devlet Bahçeli'yi Anlamak

Göreve geldiği günden itibaren siyaset üslubunu değiştirmedi ve çizgisinden hiç sapmadı.
Aslında o bizlere yani ülkücülere ve diğer siyasi çevrelere siyaset çizgisinin ve 
yapacaklarının özetini bir slogan ile çok net olarak ilan etti.Ama biz bu sloganı anlaşılması istenen doğrultuda anlayamadık.

Neydi bu slogan ?

" Önce Ülkem ve Milletim sonra Partim ve Ben"

Bu sloganı herkes çok beğendi.Hatta siyasi muarızlarımız bizden de daha çok beğendi.
Bu slogandan dolayı Devlet Bey’i öven ve takdir eden beyanat ve yazı basınımızda sık sık yer aldı.
Düz mantıkla bakarak hiç başka bir anlam yüklü olabilir mi diye düşünmeden bu sloganı vatanseverliğin taçlandığı bir fedakârlık örneği olarak gördük.

Ve bu sloganı MHP’liler her seçimde övünerek kullandılar.

Her seçim başarısızlığının ardından ülkücülerin yaşadığı şok ve Bahçeli'nin istişare ve meşveretsiz, partinin yetkili kurullarını " bay-pas" ederek aldığı her karar sonrası yaşanan savrulmalar, bugüne kadar ne mantıklı bir savunma ile ne de mantıklı bir tenkit ile izah edilemedi.

Bu sloganı ilk duyduğumda irkilmiş ve hiç sevememiştim.
Düşünmeye ve kendi kendime sorular sormaya başladım.

Ülkemin ve milletimin menfaatine uygun olan hangi şey MHP’den ve ülkücülüğümden daha öncelikli ve önemli olabilir?
MHP’nin ve ülkücü hareketin hangi fikri, duruşu ve değerleri Ülkemin ve milletimin çıkarı ve geleceği ile çelişkili olabilir?
Ülkemin ve milletimin varlığını ve geleceğini tehdit eden hangi durumda MHP’den ve ülküdaşlarımdan vazgeçebilirim?
MHP’nin ve ülkücülerin hangi fikri,hangi hedefi,hangi teşkilatlanma biçimi,hangi üslubu,hangi tavrı,ülkemin ve milletimin önceliğini öteler ve tehdit eder?
Tarihi, ülkesinin ve milletinin uğrunda fedakârlık destanları ile dolu olan bir serdengeçti hareket, hangi siyasi talep ve durumla karşılaşınca partisini ve teşkilatlarını ikinci plana atması gerekir?

Hangi ülke ve millet yararı ve menfaati benim partimin menfaati ve istikbali ile çatışır?

Ne zaman ve hangi durumda ülkülerimden ve davamdan taviz vermez ve ısrarcı olursam milletimin ve ülkemin çıkarlarını düşünmemiş olurum?
Ya da MHP’nin hangi fikri, hedefi, siyasi tavrı, duruşu, metot ve üslubu Ülkemin ve milletimin önceliği ve çıkarı ile çatışabilir?

Bu slogan çıktığından beri bu soruların cevabını hep aradım ama bulamadım.

Ve sonra Devlet Bey’in tek başına aldığı her kararını, bu sloganın işaret ettiği önceliklerin neler olabileceğini bulabilmek için bazı sorularla teste tabi tuttum.

1999 seçimlerinde sağın lider partisi ve en fazla milletvekiline sahipken "DYP ve Refah Partisi dinlenmelidir." diyerek Ecevit'in liderliğinde hükümet kurmak ülkemizin ve milletimizin hangi önceliği için, partimizden ve ilkelerimizden daha önemliydi?

Apo'nun asılmasının ertelenmesi ülkemizin ve milletimizin hangi önceliği için, MHP’nin millete verdiği söz ve ilkelerinden vazgeçilmesi mecburiyetinde kalındı?

Rahşan affı ile her türlü örgüt üyesi hangi suçu ve kaç cinayet işlerse işlese bile serbest kalırken ülkücülerin ceza çekmeye devam etmesi ve hürriyetine kavuşamaması ülkemin ve milletimin hangi önceliğinin gereğiydi? Cezaevlerinden herkes tahliye olurken ülkücülerin cezaevlerinde kalmaya devam etmesi ülkemin ve milletimin hangi menfaat ve yararı için gerekliydi ki ülkücülerden bu fedakârlık istendi?(Bugün bile o yıllardan kimse cezaevinde değilken hala ceza çekmeye devam eden ülkücüler var.)

AB sürecinde ikiz sözleşmelerin imzalanmasının gerekliliği hangi ülke ve millet önceliğiydi ki ülkücülerin fikir namusunun gölgelenmesi pahasına imzalandı?

Erciyes Kurultayı, Türk Dünyası Kurultayı ülkemizin ve milletimizin hangi önceliği için feda edilmiştir?

Ahmet Necdet Sezer, ülkemin ve milletimin hangi önceliği için cumhurbaşkanı yapılmış ve MHP bir ülkücü büyüğünü dövdürme pahasına kendi cumhurbaşkanını seçtirme fırsatını değerlendireme- miştir?

Derviş'e ülke teslim edilirken ülkemin ve milletimin hangi önceliği ülkücü bakanların tasfiyesini gerektirdi?


3 Kasım erken seçim kararı ki bugünkü AKP iktidarının önünü açmıştır, ülkemin ve milletimin hangi önceliği için alınmıştır ve MHP’nin seçim barajı altında kalması gerekmiştir?

Bu  soruları çoğaltabilirim. Sizler de birçok yeni soruyu kendi kendinize sorabilirsiniz.
Sonuç hep aynı. Cevapsız ya da anlamlı cevabı zor bulunan sorular.

Şimdi yukarıdaki sloganın can alıcı tek test sorusunu kendi kendimize soralım.

AKP iktidarının sağ seçmen bloğunda alternatifsiz kalması, Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması, devamında anayasayı değiştirecek 367 milletvekilini haziran seçimlerinde çıkarması ülkemin ve milletinin önceliği ve çıkarına mıdır ki
MHP’de birliğinin önündeki blokaj sürmeli ve MHP yönetimi 12 yıllık istikrarlı başarısızlığına devam etmelidir?

MHP’nin mevcut durumundan, halinden, lider ve kadrosundan memnun olmak netice olarak ülkemin ve milletimin önceliğinin Tayyip ve AKP’nin yönetiminde olması gerektiği sonucunu doğurmuyor mu?

Devlet Bey bize gerçeği bu sloganla söyledi ama biz anlayamadık.

Ülkemin ve milletimin bugünkü stratejisinin önceliği, MHP’nin ve ülkücülerin iktidar önceliğinden daha öncelikliydi.

Biz bunu da anlamadık.
Eee! Bu kadar gerçeği anlamayan ve anlayamayanlarla adamın işi ne kardeşim.
Adam anlayanlarla yoluna devam etmek istiyor.
İşte biz işin bu kısmını anlasak yeter.
O da zaten bu kadarını anlamamızı istiyor.

Ama maalesef biz öğrendiğimiz ve yaşadığımız; yaşarken de huzur dolu gönüllerle saf tuttuğumuz günlerin gerçeğini haykırmaya devam edeceğiz.
MHP’nin ve ülkücülerin hiçbir önceliği, ülkemin ve milletimin önceliği ile çelişmez, çatışmaz.
Eğer MHP’nin ve ülkücülerin fikir ve ideolojilerinin stratejisi ile ülkemizin ve milletimizin menfaatlerinin çatıştığını biri veya birileri söylerse ya ülkücüleri tanımamıştır ya cahilce bir gaflet içindedir ya da korkak bir iş birlikçidir.


Hakkı Şafak Ses
YORUM EKLE