Çocuk, Oyuncak, Eğitim İlişkisi

Bu yazımız okuyucumuzun alışık olduğu “vatan kurtarma” türünde değil, biraz daha temele ve uzun geleceğe yönelik. Belki ticari diyenler olacak, fakat hiçte önemli değil. İçeriğin toplumun genelini ve geleceğini ilgilendirdiği kanaatindeyim.

Toplumumuzun IQ ortalamasının 90’ın altında olmasının nedenlerini uzun zamandır sorgulamaktayım. Bu sorgulamada temel problemin çocukluk yaşlarında sahip olamadığımız imkânlarla ve çoğunluğunu bilinçsiz ebeveynlerin oluşturduğu, geri kalmış bir toplum olmamızla akalı olduğunu gördüm. Çok derin olmamakla birlikte bir eğitimci bakışıyla bu konuda yaptığım çalışma IQ gelişiminin 0-18 yaş aralığında en yüksek düzeyde olduğu için, IQ gelişiminde çocukların oyun ve oyun objelerinin etken unsurlar olabileceğini düşündürdü. Oyun ve oyun objeleri üzerinde okuduğum makalelerden düşüncemin doğruluğunu teyit ettim. Bu doğrultuda topluma geniş tabanlı hizmet vermenin yolunu araştırmaya yöneldim. Yaklaşık iki buçuk sene yaptığım çalışmalar sonunda IQ yükseltici, eğitici özellikli oyun, oyun objelerini geleceğimiz olan çocuklara internet üzerinden ulaştırmak için “ www.mucitpanda.com “ internet sitesini kurdum. 18 aydır faaliyette olan sitemiz, ekibimin özverili çalışmalarıyla büyük bir boşluğu doldurduğunu eğitimcilerden ve ebeveynlerden aldığımız tepkilerden görüyorum. Bu yazımızla da eğitici oyun ve oyun objelerinin önemini bilimsel verilerle dikkatlerinize sunma arzusundayız.

Bilginin hâkim olduğu çağımızda baş döndüren teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı yenilikler, hayatın her alanını etkilediği gibi özellikle yaratıcı, zeki, akıl kullanma üstünlüğüne sahip, güçlü insan modelini oluşturmada uluslararası büyük bir rekabetinde aracı ve sebebidir. Bu insan modelini oluşturmak için büyük yatırımlar yapılmakta, büyük paralar harcanmakta, çok yönlü, çok amaçlı oyun araçları geliştirilmekte, programlar uygulanmakta.

Çocukların zihinsel eğitimi; zihinsel üretkenliklerinin, yaratıcı zekâ seviyelerinin, zekâ geliştirici oyun ve oyun objeleri ile azami seviyeye ulaştığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur. Bu sebeple zihin geliştirici, zekâ seviyesini (IQ) yükseltici, eğitici, oyunlar ve oyun objeleri bu programların çok önemli bir bölümünü teşkil ediyor. Geleceğini düşünen toplumlar geleceğin sahibi çocukların beyin ve zekâ eğitimine sıfır yaştan itibaren başlayıp zihin sağlığına önem verip, daha çok yatırım yapıyor.

Bilim ve nöroloji uzmanları beyinin bölümlerini ve faaliyetlerini keşfetmeye devam ediyorlar. Bugüne kadar yapılan birçok bilimsel araştırmada elde edilen bilgiler yalın ifadeyle bize beyinin muhtelif departmanlardan oluşturduğunu göstermiştir.

Berkley üniversitesinde bilimsel çalışmalarını sürdüren Nörolog Dr. Silvia Bunge’nin yaptığı bir çalışma bize mantıklı düşünme yeteneği sağlayan oyun ve oyun objelerinin hız alanında; hızlı düşünme, hızlı kavrama, hızlı karar verme yeteneğine katkı sağlamadığını gösteriyor. Hız alanında çocuğa çok şey kazandıran oyun ve oyun objelerinin de mantıksal alanda bir katkı sağlamadığı da bu bilimsel çalışmayla tespit edilmiştir. Bu bilimsel gerçeği dikkate aldığımızda; çocuğun mantıksal ve hız alanında beyinsel faaliyetlerini geliştirmek için çocuklara çok çeşitli ve çok amaçlı oyunlar ve oyun gurupları sunulması gerektiği sonucuna ulaşabiliriz. Bilinmesi gereken; çocuğun mantıksal alanda düşünce ve becerilerini geliştirirken hızlı kavrama, hızlı düşünme, hızlı karar verme yeteneklerinin de geliştirilmesidir.

Dr. Bunge’nin diğer bir çalışmasında zekâ seviyesi (IQ) ortalaması 90 civarında olan, beyin hızı % 1 yüzde birlik dilimde olan; ebeveynlerinin tahsil düzeyi lise terk ve altı olan aile çocuklarına zekâ geliştirici beş gurup oyun ve oyun objesi ile haftada 1 saat 15 dakika; her oyun gurubunda 15 dakika oyun oynatıyor. Bu oyunlar, farklı zihinsel işleyişler gerektiren akıl yürütme yeteneklerini harekete geçiren, ileriyi görme, planlama, kıyaslama ve mantıksal bütünleme gerektiren; kutu oyunları, kart oyunları, trafik sıkışıklığı oyunları, domino sıkrabıl karışımı oyunlardan seçilmiştir.

8 hafta süren bu çalışmada toplam 20 saatlik bir oyun süresi sonunda çocuklardaki zekâ seviyesinin yeniden ölçülmesi çok şaşırtıcı ve beklenmedik şekilde 13 puan birden yükseliş göstermiştir. Bu çalışmanın diğer çarpıcı sonuçlarından birisi de; çocukların beyninin işlem hızındaki %27 oranında olağanüstü bir yükselişin tespiti olmuştur.

Öğrenim çağındaki çocukların bir eğitim yılı gibi uzun bir zaman sonunda çocukların zekâ seviyesinin yükselişine sağladığı katkı ortalama (IQ) 12 puan düzeyindedir. Zekâ geliştirici oyun terapisinin 20 saat gibi kısa bir zaman diliminde çocuğa kazandırdığı 13 puanlık IQ yükseliş düşünüldüğünde, zekâ geliştirici oyun ve oyun objelerinin çocuğun beyinsel faaliyetinin yükselişine sağladığı katkı ve önemi daha kolay anlarız.

Yaratıcı nesilleri yetiştirmek istiyorsak onları sıradan oyun objeleri ile meşgul edip beyinsel yaratıcılıklarını köreltmek yerine; eğitici oyunlarla zekâ seviyelerini ve kavrama gücünü, yaratıcı kabiliyetlerini geliştirerek, hafızalarını güçlendirerek; hızlı düşünme, hızlı karar verme yeteneklerini güçlendirerek hazırlayabiliriz. Her yaş döneminde çocukların düşünce, buluş, yaratıcılıklarını geliştirme amacını taşıyan oyun ve oyun objeleri, çocuğun gelişiminin en önemli yardımcıları olarak görülmeli.

Diğer yandan oyunlar ve oyun objeleri çocukların dünyayla tanışmalarını sağlamakla birlikte zihinsel ve ruhsal gelişimine, ilerleyen yaşlarda da bedensel gelişmelerine katkı yapan en önemli unsurlardır. Oyunlar ve oyun objeleri çocuğun kimseden öğrenemeyeceği, kendi deneyimleri ile hayatı tanımasına, zihinsel gelişimine farklı işleyişler kazandıran, IQ seviyesini olağanüstü yükselten; iletişim, denge, kavrama, ileriyi görme, planlama, kıyaslama, akıl yürütme, mantık geliştirme ve mantıksal bütünleme, hızlı düşünme, hızlı karar verme yetenekleriyle birlikte yaratıcılığını, beceri ve kabiliyetini artırmasını ve geliştirmesini sağlar.

Oyun, oyun objeleri öğretilen ve öğretici bir eylem olarak, çocuğun kendisini ilgilendiren ve ilgilendirmeyen bütün varlıklarla iletişim kurmaya yönlendirmesiyle çocuğun sosyalleşmesini, çevreyle, varlıklarla uyum içine girmesini, toplumsal uyumunu sağlar.

Çocuğun eylenirken IQ seviyesinin gelişimi, öğrenme yaşı olan 0-18 yaşı arasında en hızlı dönemidir. Bu dönemde çocuğa sunacağımız oyun ve oyun objelerinin seçiminde azami dikkat gösterilmelidir. Yığınla para ödeyip, çocuğu sepet-sepet pırıltılı işe yaramaz şekillerin arasında boğmak yerine; sunulacak oyuncaklar, zamanını en iyi şekilde değerlendireceği, çevreyle, hayatla iletişimini en iyi şekilde sağlayacak, geleceğin mucitlerini yetiştirecek niteliklere sahip olmalıdır.

Çocuğun zihinsel sağlığını düşünürken oyuncak seçiminde oyuncağın imalinde kullanılan kimyasalların fiziki sağlıklarına tehlike teşkil etmesi hususlarına da azami dikkat edilmelidir. Bu bakımdan oyuncağın hammaddesinden boyasına kadar sorgulanmalı, sertifikasız oyuncaklardan katiyetle uzak durulmalıdır.

YORUM EKLE