Cemaat, Ekonomi ve Terör

Yaklaşık 3 yıldır süren garip süreç, Türkiye’yi hiçte hak etmediği noktalara taşıdı. Ülkemizde 3 yıldır yaşananlar senaryolaştırılıp film çekilseydi senaristleriyle ilgili söylenmeyen laf kalmazdı.

Mütedeyyin hizmet ehli diye bilinen cemaatin, Vatikan’ın emrinde Alman ajanları pozisyonunda olduğunu söylemek, yazmak 3 yıl öncesi süreç için herhalde tımarhaneye kapatılma sebebi olurdu. Zaten yazanlar, söyleyenler de tımarhaneye kapatılmasa da cezaevlerinde perişan edildiler. Makamlarını, hayatlarını, istikballerini kaybettiler.

Elbette dün yaşananların yarında muhasebesi yapılacaktır. Tarih, en doğru karar vericidir. Bugün yapılması gereken ülkenin bekası, milletin refahı için yarınlara bakmaktır.

Türkiye’nin yarınları için hayati iki önemli meseleyi ağır bir biçimde bugün yaşıyor ve henüz yapısal olarak da meseleleri çözüme kavuşturmuş değil. Bunlardan birincisi ve belki de en önemlisi, Ekonomide yapılan manipülasyonların ve bu manipülasyonları oluşturan hamlelerin ortadan hala kaldırılamamasıdır.

Bir an önce ihracatın önü açılmalı, imalat sektörü hareketlenmeli, tüm bunların olabilmesi için de özellikle bankacılık sektörü üzerindeki baskılar kaldırılmalıdır. Devlet bankalarının müfettiş baskısıyla kredi kullandıramadığını sayın yetkililer artık fark etmedirler.

İkincisi ki, en vahim terör örgütlerinin eylemlerini büyükşehirlere taşıma kararlılıklarıdır. Özellikle IŞİD’in Fransa’da yaptıkları eylemlerin tüm dünyada ses getirmesi, bu tür örgütlerin iştahını kabartır. Bundan dolayıdır ki, güvenlik bürokrasisinin Türkiye’de eylem yapma potansiyeli olan, örgütleri iyi tahlil etmeleri istihbarat yapılarının hiç boşluk bırakmadan çalışmalarını yürütmeleri gerekmektedir. Tabanlarını kaybeden örgütlerin Suriye’den dolayı yeniden taban buldukları ve militanlarını bu bölgelerde yeniden eğiterek eylemlere hazırlandıkları gerçeği gözden uzak tutulmamalıdır.

PKK ve yan kuruluşlarıyla yürütülen mücadeleden asla taviz verilmemeli. Daha önceden varlıkları bilinen büyükşehirlere yaptıkları silah mühimmat vs… gibi hazırlıkları biran önce yok edilmelidir.

Ülkemizin başına bela olmuş bu yapılarla pazarlık yapılarak bir netice alınamayacağı da artık anlaşılmalı, bu tip yapılara moral verecek davranışlardan kaçınılmalıdır. Önümüzdeki kışın zor geçeceği gerçeği iyi anlaşılmalı iktidarı muhalefetiyle böylesine hayati bir meselede ortak tavır takınılmalıdır.

Türkiye’nin güçlü bir devlet olduğuna, Türk milletinin büyük bir millet olduğu gerçeğine önce bu büyük devleti, bu asil Türk milletini yönetenler inanmalıdır.

Sağlıcakla…

YORUM EKLE