Cambaza Bak Hesabı

Kimseye işini öğretmek gibi bir maksadımız yok. Ancak sorumsuz çıkışlarla ülkede gerginlik yaratılmasına, ülkenin kamplaştırılmasına, etnik ve mezhep kışkırtıcılığı yapılmasına, bölgecilik, bölücülük yapılmasına vatandaşların sessiz ve seyirci kalmasını kimse beklenmesin.

Başta Sayın Başbakanı sorumsuz çıkışlarını protesto ediyor, sorumlu davranmaya davet ediyorum. Ülkenin huzuru için AKP ye oy verenler dâhil bütün vatandaşlar Sayın Başbakanı sorumlu davranmaya davet etmeli. Meşruiyet içinde protesto etmeli.

Olmuyor Sayın Başbakan olmuyor. Meydan okumalarla kimsenin cesaretini test etmek, kitleler arasına nifak sokmak işiniz değil. Hele Ülkücü hareketin cesaretini test etmek hiç değil. Yapılanın PKK ile yapılan pazarlıkları milletin dikkatinden kaçırmak için cambaza bak cambaza provokasyonu olduğunu herkes biliyor.

Dersimin arkasına gizlenerek Alevi vatandaşların şuuraltını karıştırıp, muarızlarınıza karşı kışkırtmanız sorumluluğunuzla bağdaşmıyor. Önce tarik edip sonrada “Bütün Tuncelili kardeşlerime tahriklere kapılmamaları tavsiyesinde bulunuyorum.” diyerek sureti haktan görünmekse hiç olmadı. Merak etmeyin Alevi vatandaşlarımız bu oyunun arkasını çok iyi okudular.

Tahrik ettiğiniz kitlelerin birbirine girmesinden mutlumu olacaktınız?
Bırakın birbirine girmeyi, bir kişinin burnu kanasa altından nasıl kalkacaktınız?
Nil kenarında kurdun yediği kuzunun sorumluluğu sizce toplumu birbirine kışkırtmak mı?

Meydan okumalarınızla aslında sirkatinizi ortaya koydunuz. Tunceli'nin güvenli olmadığını itiraf ettiniz. Göstermelik güveni sağlamak için, avuç içi kadar Tunceli ne çevre illerden asker polis yığmak zorunda kaldınız. Politikalarınızın başarısı; bölgeyi güvensiz hale getirmekse bunu ispat ettiniz, övünmek hakkınızdır.

Siyaset, hukuk ve ahlak temeline dayalı bir hizmet yarışıdır, başka yarışlarla karıştırılmasın. Tunceli ne gidildi, blöfünüz de havada kaldı.

Şimdi ne yapacaksınız?

Sırada ne var?

Olmuyor Sayın Başbakan olmuyor. İçi boş hamasi cümlelerle Alevileri istismar ederken hızınızı alamadınız, Cumhuriyete, devlete isyan edenlere iade-i itibar da bulundunuz. Bu çıkışınızla devlete, cumhuriyete isyan etmiş asileri özür kuyruğunu dizdiniz. Bu sorumluluğunuzla bağdaşmıyor. Oy devşirme uğruna devleti zaafa uğratmaya siz dâhil kimsenin hakkı yok. Bu yanlışlar bugün dağdaki bölücü eşkıyayı, yârin başka bir eşkıyayı cesaretlendirmekten başka işe yaramaz.

Bakın iflas etmiş politikalarınız KCK, PKK, YDG yi azdırdı. Eşkıya şehirlerde günün ortasında devletin askerini, polisin kaçırmaya, tutuklayıp sorgulamaya başladı. Bölgede güvenliğin sağlanmasını eşkıyadan rica edilir duruma gelindi.
Ankara’da canına okunan hukukun, yargının yerini Şırnak’ta, Diyarbakır’da eşkıya hukuku aldı. İşiniz eşkıyanın mahkeme kurup eşkıyanın vatandaşı yargılamasını, vergi toplayıp soyup, gasp edilmesini seyretmek değil.
Olmuyor Sayın Başbakan olmuyor. Hükümetinizin işi dağdaki eşkıyanın bile itibar etmediği, muhatap aldığınız bebek katiline itibar sağlamaya çalışmak değil.

Ana muhalefet partisi başta olmak üzere siyaset kurumları devletin stratejik kurumunun kendilerine karşı kullanıldığını bas bas bağırıyor. Takip altında olduklarının feryadındalar. Haber alma özgürlüğü TBMM dâhil kısıtlanmağa başladı.

Sizce bu yaşananlar hangi demokrasinin gereğe?

Yoksa Siyonist projesi BOP ‘un gereğimi?

BOP a haksızlık olmasın beklide stratejik derinliğin gereğidir, ne dersiniz?

İsrafın boyutunu sayın bakanınız “tarif edecek durumda değilim” diye anlatıyor.

Mızrak çuvala sığmıyor, yolsuzlukları ise baş danışmanınız söylüyor.

Evet, Sayın başbakan bunlar sizin idare ettiğiniz, bizim ülkemizde yaşananlar. Başarı, vizyon buysa, haklı olarak övünebilirsiniz.

Herkes bilsin ki; Ülkücü hareket tuzaklarla sindirilecek bir hareket değil. Ülkücü hareket beynelmilel güçlerin bile alt edemediği güçlü bir harekettir. Bu ülkede hürriyet içinde alınan her nefeste Ülkücü hareketin payı olduğunu bir daha hatırlatmak zorundayım. Ülkücü harekete tuzak kuranlar, Türk ve İslam düşmanıdır, Türk milletine tuzak kurmuş olur.

YORUM EKLE