Cak cuk ekonomisi

Kimse hikâye anlatmasın. Ekonomi çöküyor ne yazık ki, hala Türkiye’nin ekonomik dinamiklerini anlamamış yöneticiler tarafından çöküşün üzerine de, benzin dökülüyor. 

Açıklanan paketler, tedbirler, vergi yapılandırması ve tarım kesiminin yapılandırılması haricinde yapılacağı söylenen ve açıklanan tedbirlerin hepsi boş çıktı. 

Ekonomik paketin uygulanması için olmazsa olmaz kural sicil affı uygulanamıyor. Yerle bir olmuş meslek gruplarının bırakın meselelerin çözümü daha dertleri anlaşılmamış. 

Sadece İstanbul’daki sanayi sitelerini gezin, görün, dinleyin Türk ekonomisinin ekonomik kalbi olan İstanbul’un vaziyetin, anlarsınız.  

Merter çökmüş, Zeytinburnu, Laleli, Kapalıçarşı, Sultan Ahmet perişan olmuş, Taksim’de oteller kapanma durumuna gelmiş, İstanbul’un bütün sanayi siteleri kan kusuyor. Ekonomiden sorumlu başta Bakanlar olmak üzere caklacukla gün geçiriyor. Antalya’dan 0,70 kuruşa çıkan domates İstanbul’da 4 lira hala car, car hikâye anlatılıyor.  

Bu kadar zamanda üreticiye dayalı hal veya pazarlama sistemi kurulamaz, bu kadar hayati, önem taşıyan mesele savsaklanır mı? 

Hizmet sektörü tam bir rezalet, 2 yıldır İstanbul’da 60 bin servisçi esnafını ilgilendiren tahdit uygulanmaz mı? 

İstanbul belediyesi özerk devlet mi? 

Böylesine büyük ve muhtaç bir sektördeki hacizler, iflaslar, intiharlar, boşanmalar hiç mi duyulmaz? 

Aileleriyle yüz binleri bulan bu kesim, iki tane ne üdüğü belirsiz kişinin eline bırakılır mı? 

Bırakın esnafı, meclisteki hem de iktidar partisindeki esnaf temsilcisi milletvekillerini adam yerine koyan yok. Üç dönemdir AKPYozgat milletvekili olan Kadir Akgül aynı zamanda Türkiye Kredi Kooperatifleri Genel Başkan’ı sıfatını taşımasına rağmen Halk bankası yönetiminden şikâyetçi. Kadir Akgül Bey’in uyarıları ciddiye alınmıyor. Yani belki de, esnaf tarihinde ilk defa bir Genel Başkan hem de milletvekili sıfatıyla aciz duruma düşürülmüş.  

Böyle bir şey olabilir mi?  

Bırakın milletvekili vasfını tecrübeli deneyimli bir esnaf temsilcisi bankanın bir daire başkanı tarafından yok sayılabilir mi?  

Neye, kime güvenerek esnafın esnaf üzerinden Türkiye’nin kaderiyle oynuyorlar. Siyasi irade böylesine büyük tahribatlara nasıl müsaade ediyor.  

Türkiye normal günler yaşamıyor. Tüm coğrafya kan gölüne dönmüş vaziyette. Bu gerçekliğe göre değil de, bu günlerde popülizmle hareket edilir mi? 

Çok geç kalındığı döviz fiyatlarından belli değil mi? 

Biran önce cak cuk edebiyatı bırakılmalı, real gerçeklikler üzerinden tedbirler alınmalıdır. 

İhracattan üretime, esnaftan tarım üreticisine, hizmet sektörlerinden turizme kadar adam gibi alınacak vaziyetle Türkiye bu süreci göğüsler. 

Çok geç kalınıyor, çok geç. 

Sağlıcakla kalın… 

 

 

YORUM EKLE