BUGÜNÜN DÜNYASI İÇİN BİLGELİK

Leo Rutherford’un Şamanik Yolun Çalışma Kitabı adıyla bir kitabı Bilyay Vakfı
yayınlarından çıktı. Bugünün Dünyası İçin Kadim Bilgelik kitabın bir başka adı. Bence adı
bu olmalıydı.
Şamanlık sözü Türklerin kamları ve baksıları için de kullanılır olduğundan yaygınlaşıp
gitti.
Bugün de, nerede söze: “Türklerin Kök İnancı” diye başlasam daha sözümü
bitirmeden bilmiş gülümsemelerle eklenir: “Ha… Şamanizm!”
Hayır! Şamanizm değil, Kök-İnanç ya da GÖK=TANRI inancı… Bunu bıkmadan,
usanmadan söylemeyi sürdüreceğim. Ama adına Şamanizm dense de Türklerin KÖK-
İNANÇ’ından söz edildiğini de unutmadan…
L. Rutherford’un eserinden vereceğim örnekleri de bu bakış açısından değerlendirmek
gerekiyor. Onun Şamanizm dediğinin gerçekte KÖK-İNANÇ olduğunu bilerek. Şaman
dediklerinin de kamlar olduğunu unutmadan. Şimdi okuyalım:
“Dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım, hangi kültür içinde yetişmiş olursak
olalım, hepimizin kadim kökeni Şamanizm’dir.”
“Rahibelerin ve rahiplerin asıl görevleri insanoğluna ilahi olanla iletişiminde yol
göstermek ve yardım etmekti, ancak çoğu zaman ‘örgütlü’ dinlerin kendi içlerindeki
planlar, gücün insanlardan alınıp dini veya inanç sistemini temsil edenlerin eline
verilmesine yol açtı.”
“Buna karşılık, bir şamanın amacı insanlığa kendi güçlerini elde etmesini, toprak
ana ve gökyüzü baba ile bağlantı kurmasını sağlamak için hizmet etmek, yardım etmek
ve yol göstermektir. İnsanoğlunun ilahi boyutta kendi güzelliğinin farkında olmasını;
kendi yolunu, kendi gücünü ve kendi varlığını bulmasını sağlamaktır.”
“Her nereden gelirse gelsin, hepimizin atalarının spiritüel anlayışı temelde birdir.
Her kültürün kendine has âdetleri, ritüelleri vardır ancak temel hep aynıdır. Şakıdığı öz
şudur: Her şey Bir’dir. Her şey enerjidir. Madde, enerjinin katı hâlidir. Her şey yaşam
ağında birbirine bağlıdır. Yaratan ve yaratım birdir. Yaradan (veya Büyük
Gizem/Büyük Ruh) her şeydedir ve her şey Yaradan’dadır. Bütün varlıklar Yaradan’ın
bir parçasıdır ve ruhtan maddeye doğmuş olup ölerek, tekrar ruha döneceklerdir.
Yaşam, kendini deneyimleyen ve araştıran varoluştur. Her şey kendince ‘can’lıdır.”
“Başlangıçta enerji/bilinç vardı, enerji/bilinç Tanrı ileydi, enerji/bilinç Tanrı’ydı.
Tanrı ve enerji/bilinç eş anlamlıdır. Her şey enerjinin form almış hâlidir, her şey kendi
hâline bilinçlidir. Her şey Tanrı’nın varlığının kanıtıdır. Tanrı ve varlık eş anlamlıdır.”
“Bu bakış açısıyla ‘Tanrı’ dindarların anlattığı gökyüzündeki ulu baba, Noel
Baba gibi figürlerden çok farklıdır. Gerçek Tanrı, Mutlak Varlık ya da ne isim verirsek
verelim içinde yaşadığımızdır, içimizde olandır, parçası olduğumuzdur. Bu insanlar için
geçerli olduğu gibi hayvanlar, bitkiler, kayalar, gezegenler ve güneşler için de geçerlidir.Amerikan Yerlileri buna ‘Büyük Gizem’ der, diğerleri başka isimler kullanır ancak,
hepsinin anlamı aynıdır. ‘Tanrı her şeydir.’.”
“Eğer elli yaşın üzerinde bir Hıristiyan’sanız, insanoğlunun itaatsizlik sebebiyle,
kızgın bir Tanrı tarafından Adem ve Havva’nın bahçesinden kovulduğu ve ancak
kilisenin kurallarına uyarak ve dua edip af dileyerek bu günahlardan arınabileceğiniz
size öğretilmiştir. Ben küçükken hep bu kadar yanlış ne yaptığımı merak ettim. Ancak
bütün yaşamım boyunca İsa’ya dua edersem Cennete gidebileceğime inandım. Peki
benim kendi gücüme, özgüvenime, öz değerime ne oldu? Öz sevgime ne oldu?”
“En zararlı ve insanın gücünü emen kültür efsanesi ise ‘insanın Tanrı’ya
inanması gerektiği’ düşüncesidir. Şaman inanışına göre bu çok anlamsız bir düşünce
şeklidir. Bir Tanrıya inanma ve/veya inanmama düşüncesinin kendisi bile Tanrı’nın
insandan ayrı bir varlık olduğu inanışına dayanır. Tanrı’ya inanma ya da inanmama
zorunluluğu, ki bu da bir inanıştır, ‘Bir Tanrı var mı?’ sorusunu sorabilme yetisini
gerektirir. Bu sorunun kendisi bile içinde, Tanrı’nın varoluştan ayrı bir varlık olduğu
efsanesini barındırır. Aksi takdirde kişi şu soruyu sorar: ‘Varoluşa inanıyor musun?’
ve bu son derece gereksiz ve konuyla alakası olmayan bir sorudur. Varoluşun, var
olduğu apaçıktır.”.
“Tanrı’nın varoluştan ayrı olabilmesi için, varoluşun Tanrı’dan önce var olmuş
olması gerekir. Bu da demek oluyor ki Varoluş, her şeyden önce var olduğu için,
‘Tanrı’yı kendinden yarattığı için esas Tanrı’dır. Şamanlar, ‘Tanrı ve Varoluş birdir,’
der. Kadim Bilgilerin hepsi der ki, ‘O hep vardı ve hep var olacak.’ Varoluş, Tanrı’nın
kendi varlığını yaratmasıdır. Kuantum fiziği de sürekli yaratım ve değişim içerisinde
olan interaktif bir evrenin varlığını göstermektedir. Bu durumda, sürekli varoluşu
deneyimlerken, neye inanılacak ya da neye inanılmayacak?”
“Hâlbuki, bir şamana göre tartışılacak hiçbir şey yoktur, çünkü tekliğin kendisi
‘Yaratıcı’dır, tıpkı Büyük Patlama’nın, kara deliğin ve aradaki bütün evrenlerin de
‘Yaratıcı’nın ta kendisi olması gibi.”
Leo Rutherford, önce sağlığına kavuşmak için “şamanik yol” dediği sağaltma
yöntemleriyle tanışmış. Sonra bu yolda ilerlemiş ve yaptığı gözlemlerle ortaya bir betik
(kitap) çıkarmış. Adına da Şamanik Yolun Çalışma Kitabı demiş.

YORUM EKLE