Bugünler bölgenin yaşadığı son iyi günler

Ülke, AKP’nin tavizkar politikaları sonunda İmralı, Kandil, HDP üçgeninden oluşan bölücü örgüt ve batının özelliklede Almanya’nın kontrolündeki Marksist örgütlerinde devreye sokulmasıyla yangın yerine döndürüldü. Hükümetin, bölücü örgütün aldatıcı eylemsizlik sürecinde alan tutma, yerleşme faaliyetlerini sözde çözüm sürecine zarar vermeme adına görmezlikten gelmesi örgütün tabanını genişletirken cesaretlenmesine, şımarıklığa sürüklenmesine yardımcı oldu.

İstihbarat, terör olsun veya olmasın bir devletin güvenliğinin, milletin huzurunun temel unsurudur. Hükümetin bu süreçte güvenlik birimlerini teröre karşı frenlemesi ve istihbarat eksikliği bugün asker, polis, sivil, verilen zayiatta birinci sebeptir. Gelişen olaylar istihbarattaki zafiyeti açıkça göstermekte. Bu zafiyet, örgütün şehir ortasındaki birliklere bile saldırı düzenleme fırsatı veriyor. Buna mukabil örgütün istihbarat yapılanmasında mesafe aldığı da ayrı bir gerçek.

Terörle mücadele de çok yönlü koordinasyonla sonuç alınabilir. Örgütün ekonomik kaynakları başta olmak üzere, varlığını devam ettirmesine yardımcı olan en küçük etken bile göz ardı edilmeden etkisizleştirilmelidir. Henüz Kuzey ırktaki kamplara yapılan hava operasyonundan başka diğer alanlarda hükümetin örgüte karşı gözle görülür bir faaliyeti kamuoyuna yansımış değil. Diğer alanlarda bir faaliyetin yansımıyor olması mücadelenin ciddiyetinin sorgulanmasına ve psikolojik zafiyet doğurmasının yanı sıra, hava operasyonlarının muhtemel bir erken seçimde hükümetin elini güçlendirmeye yönelik göz boyama olup olmadığı sorularını akla getiriyor. Nitekim Başbakanın “çözüm süreci devam edecektir” açıklaması da bu sorulara haklılık kazandırıyor.

Bu sorulara haklılık kazandıran önemli diğer bir unsur da; ABD dış işleri ve Pentagon sözcülerinin “çözüm sürecinin devam etmesi gerektiği” şeklindeki açıklamasına ilaveten; Türkiye’nin kendini savunma hakkından bahisle hava operasyonlarına karşı sessiz kalmasıdır.

Bu açıklamaları görmezlikten gelip; Türkiye ABD ile PKK’nın devre dışı bırakılmasında anlaştılar şeklinde yorumlanması isabetli bir yaklaşım olmaz. İncirlik üssünün IŞİD e karşı kullanılması konusunda ABD’nin sekiz-dokuz aydır ısrar ettiği biliniyor. Bu konudaki isteğini elde etmesinin yanında, Malatya ve Diyarbakır askeri alanlarını da kullanmakta ısrar ediyor. ABD savunma bakanının PKK uzantısı olduğunu pek ala bildiği PYD için “IŞİD karşısında iyi bir müttefik” açıklamasının üzerinden bir hafta geçmeden başlayan hava operasyonlarına ABD’nin sessiz kalmasının asıl sebebi burada aranmalıdır. Sessizliğin diğer bir sebebi de PKK ve PYD’nin şımarıklığının ve karşılanamayacak isteklerinin önünü almak için “arkanızda durmazsam başınıza nelerin geleceğini görün” mesajı verip, şımarıklığa hiza verme isteğinden ibarettir. Başka bir anlam yüklemek BOP projesinin ortadan kalkması olur ki buna hükmetmeye sebep teşkil edecek bir veri ne yazık ki yoktur.

Bazı yorumcuların “Erdoğan, Obama’ya sür kontur çekti.” “Obama’yı açığa düşürdü.” şeklindeki yorumları abartılı olmanın yanı sıra, hava kaybetmiş Erdoğan balonuna hava takviyesinden başka bir şey de değil.
IŞİD, emperyalist güçlerin İslam âleminin ve Arap âleminin ortasında açtığı, Stepen Hawking’in “Karadelik” teorisindeki gibi; sıfıra denk hacmine rağmen, güdümlü yüksek çekim gücüyle batının kurtulmak istediği lümpen çocuklarıyla birlikte, İslam’ı anlamamış Müslümanları Ortadoğu’ya, Ortadoğu’yu da içine çeken, büyük kütlesinde yok edici potansiyel taşıyan bir karadeliktir. Bu karadeliğin alanı genişledikçe Türkiye dâhil bölgedeki güçler de eriyecektir. Türkiye kararlı bir duruşla bu karadeliğin santrifüj çekim alanından korunmalıdır.

Bu karadeliği açan güçlerin İslam dünyasını önce mezhep çatışmalarına, son aşamada da bu çatışmaları devletler boyutuna taşıma niyetinde olduğu çok açık. Çatıştırarak sömürü batının bilindik sömürü metotlarındandır. İslam dünyasını kendi içinden birbirine vurdurarak bu metodu Ortadoğu da geniş çaplı olarak uygulamaya koymuştur.

ABD’nin mevsim sebebiyle son baharda planladığı geniş çaplı IŞİD operasyonuna daha zamanı var. ABD, İran kartını öne çıkartarak Türkiye’yi IŞİDE’e karşı yanına almayı başardı. Türkiye’yi IŞİD karadeliğine çekmeyi başarmışken ABD hava operasyonlarına karşı çıkmak yerine sessiz kalmayı şimdilik tercih ediyor. ABD ile İncirlik üzerinden yapılan anlaşmanın gerçek yüzünü sonbaharda Ortadoğu da yaşanacaklar açıklayacaktır.

Ortadoğu da kimin eli kimin cebinde belli değil. Şia’nın siyasi merkezi İran, IŞİD karşısında direniş gösteren Şii örgütlere verdiği destekle batının takdirini kazanmaya çalışırken mezhepsel yayılmayı da gerçekleştirme arzusunda. Suriye de IŞİD e karşı PYD yi destekleyen İran, Kuzey Irak ta Talabani ile ittifak halinde. İran destekli Talabani’nin partisi çevresinde oluşan muhalefet karşısında yalnız kalan Kuzey Irak Kürt Yönetimi başkanı Barzani’nin, Türkiye’nin desteğini almak için sözde barış süreciyle ilgili PKK’yı suçlaması, PKK’nın Kuzey Irak’ı terk etmesini istemesi yanıltıcıdır.

Kuzey Irak Bölgesel Kürt yönetiminin, PKK’nın Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattına yaptığı sabotajı protesto eden açıklamasının satır aralarındaki mesajlar ve PKK’nın verdiği özür mahiyetindeki cevap iyi anlaşılmalıdır. Kürtlerin birliğinden, bağımsızlıktan bahseden Barzani gerçek tavrı KYB başkanlık seçimlerinden sonra görülecek. Mevcut şartlar içinde, Türkiye ne kadar zorlarsa zorlasın Barzani yönetiminin PKK ile karşı karşıya gelmesi beklenemez, dahası İran’ın Barzani-Talabani rekabetini Kürt bölgesinde yeniden probleme dönüştürmesinden Barzani’nin bunu göze alamaz.

Ortadoğu da mezhepçiliğin siyasi kutup başı olan İran’ın batı ile anlaşması, Ortadoğu’da elini oldukça güçlendirmiştir. BOP dışında görünen İran, yakın gelecekte IŞİD karşısında ve BOP bağlamında Batının bölgeyi dizaynında en yakın müttefiki olması beklenmelidir.

Türkiye, en büyük düşman durumuna getirdiği Beşar Esad’a ABD’nin verdiği desteği gidermeden İncirlik konusunda ABD ile anlaşma yoluna gitmesi Türkmenleri ateşin ortasında iyice yalnızlaştıracağı gibi Türkiye’ yede büyük zararlar verecektir.

Türkiye’nin, İran’ın Rusya ve Çin’in hamiliğinde elini güçlendirmesinden duyduğu endişeyle, İncirlik konusunda ABD ile anlaşma yoluna gitmesi önemli bir hamle yapmış görünse de, IŞİD karadeliğinin çekim alanına İran’dan önce girmiştir.

Bugünler bölgenin yaşadığı son iyi günlerdir.

Bölge ve ülke kötü günler yaşarken, daha kötü günlere hızla koşarken on üç senedir uysal çocuk profili çizen Bahçeli, 7 Haziran seçimlerinden sonra ne oldu da huysuz, mızmız çocuk profili çizmeye başladı?
Anlaşılmaz bir ferasetsizlikle hükümetten kaçıp MHP yi siyasetin dışına çekip etkisileştirmesi yetmezmiş gibi, yok saydığı HDP’ yi muhatap alıp girdiği söz dalaşı ile iç çatışma ihalesini MHP’nin üzerine yıkmak isteyenlerin önünü mü açmak istiyor?

Siyasette etkisizleştirdiği MHP’nin bölücü terörün hedefine oturtulması da görevlerinin arasında mı?

Bahsettiği bin yıllık kardeşliğe zarar verecek endişe verici bu ferasetsizlik artık son bulmalı.

YORUM EKLE