Bu Devran Böyle Gitmez

Türkiye, 13 senedir kriz çıkartma başarısı ve çıkardığı krizleri yönetememe beceriksizliği tescillenmiş AKP yönetiminde kaostan kaosa savruluyor. MHP ve CHP de iktidarın beceriksizlik ve basiretsizlikteki eksiğini tamamlama yarışında. Onlar AKP’den beter haldeler. Akademik tez konusu yapmaya değer Türk siyasetindeki bu ferasetsiz liginin, beceriksizliğin, basiretsizliğin bedelini millet ve ülke ödüyor. Özel görevlendirilmiş bir yabancı, o mevkilere sızmış olsaydı bu kadar zarar veremezdi dedirtecek kadar açıktan zarar verir durumdalar, ama bu devran böyle gitmez.

MHP’yi siyasetin dışına itmekten, ülkücü hareketi Türkeş çizgisinden uzaklaştırmaktan, etkisizleştirmekten başka hiçbir siyasi başarısı olmayan Bay Bilge, 7 Haziran seçimlerinin AKPErdoğan’da yarattığı; milletin güvenini kaybetme hazımsızlığına karşı, koalisyonda yer alıp hukukun işlemesini sağlayıp, hırsızlıkların hesabını sormak yerine, koalisyon şartı olmayacak popülist söylemlerle koalisyon yollarını tıkayarak tarihi fırsatı hovardaca harcadı. Akla ziyan çıkışlarla AKPErdoğanı tahrik ederek koalisyona engel olması için zemin hazırladı.

Bir ay süreyle koalisyon görüşmesi diye hukuka karşı hile yaparak kanuni süreyi nafile turlarla harcayarak milleti kandıran, AKPErdoğan’a koltuk değneği olan, sonunda da “bize koalisyon teklif edilmedi” diye pişkinlikle mağdura yatan Bay Gandi’nin yeni CHP si ve kerameti kendinden menkul Bay Bilge, bu başarılarıyla AKPErdoğan’ın teröre teslim ettiği keşmekeş içindeki ülkeyi birde erken seçim kaosu ile yüz, yüze getirdiler. 7 Haziran gecesi erken seçim diye kükreyip, yalancı pehlivan peşrevi çeken bilge şimdi de seçim felakettir diyor.

AKP, CHP, şer güçler, herkes seçimin sorumluluğunu MHP ye yıkmak için operasyona başladılar. Hadi nasıl durduracaksan durdur da görelim. HDP ile AKP hükümet kursun istiyordun işte oldu. Dün HDP ile saraylarda poz verenler bugün HDP li bakanların sorumlusu Bahçelidir diyor. MHP’li bakan olmayacak ama HDP’li bakanlar olacak. Bunu millete nasıl anlatacaksan anlat da görelim.

Üç ay sonrasını göremiyorsan bilgelik nemenem şeydir?

Havanın sıcaklığı malum, bu havalarda insanın suya tabii olarak daha çok ihtiyacı oluyor. Dün, Bostancıda su almak için yolumun üstünde rastladığım; tabelasında “Karadeniz Bakkaliyesi” yazan bir bakkala girdim. Tesadüfen girdiğim bakkalda şahit olduğum, içimi sızlatan bir konuşmayı paylaşmak istiyorum. Yaşlı bakkalın, hanım müşterisiyle siyaset konuştukları anlaşılıyordu, kulak misafiri olmak için biraz oyalandım.

Yaşlı bakkalın, müşterisine söylediği şu cümleyi duymak içimi acıttı; “Memlekete ülkücüler var, onlar memlekete sahip çıkar, bu karışıklıkta memleketi sahipsiz bırakmaz hükümeti kurarlar diye umudum vardı, artık onlardan da umudum kesildi.” “Bundan sonra memleketi bu yangından kim kurtarır bilmiyorum.” diyerek yaşlı bakkal iç çekerek sözünü tamamladı. Bakkalla konuşan hanım onu tasdik edercesine; “Hiç sormayın, memleket sigortasını kaybetti. Adam ülkenin haline bakmadan çocuk gibi davrandı, AKP-CHP hükümet kursun diye olmayacak şeyi dayattı.” Dedi.

Ey kerameti kendinden menkul bilge! Türk milliyetçiliği, tarihin hiçbir dönemde böylesine sinsi bir hilenin, fitne tasallutunun muhatabı olmamıştı. Başında paralanası bilgeliğinle milletin gözünde sigorta olan, milletin umut bağladığı bir hareketi bitirdin. Mahalle bakkalından, dağdaki çobana kadar millet Ülkücü harekete güven kaynağı, umut olarak bakıyordu. Bu umudu avenelerinle birlikte bitirdin, şimdi kınalar yakabilirsiniz.

Bu başarınla ne kadar övünsen azdır, ama bu devran böyle gitmez.

İzleyici rekoruyla Yeşilçam pornografilerini gölgede bırakan, dişi sineğe adres sorduğu yazılıp çizilen uçkur kurbanı zat utanmadan, sıkılmadan ortalıkta dönüyor. Beyanatlarıyla MHP’yi suçluyor. Bay Gandi’yi öç alırcasına AKPErdoğan karşısında madara edip, CHP’yi AKP’nin dümen suyuna soktuğunu perdelemek için MHP ye saldırıyor. Uçkur zaafıyla malul birini aday göstermesi CHP tarihine geçen bir hatadır. CHP de TBMM başkanlığına gösterilecek başka adam mı yoktu? CHP’nin bu hatasının sonucunu MHP ye fatura etmeye yeltenmekte uçkur zaafını meşrulaştıran temel bir ahlak zaafıdır. Bu ahlak zaafını yok sayan siyasilerin yönettiği ülke ne yazık ki bizim ülkemiz Türkiye, ama bu devran böyle gitmez.

 

Bir din görevlisinin öncelikli görevi her şartta halkı teskin etmek, sükûnetini sağlamaktır. Kapıkulu zihniyetindeki Osmaniye müftüsü, gerilimin had safhaya ulaştığı bu günlerde şehit Yüzbaşı Ali Kalkanın cenazesinde görevini yapmadığı için derhal istifa etmelidir. Müftü istifa etmiyorsa şehitlere saygı duyduğunu göstermek için Başbakan bu müftüyü hemen görevden aldırmalıdır. Şehit tabutuna elini koyarak “ne mutlu şehit analarına” diye nutuk atan her şeyi gören Cumhurbaşkanı müftünün yaptığını görmeli gereğini yapmalıdır. Şayet Cumhurbaşkanı görmez, Başbakan gereğini yapmazsa Osmaniyeli müftünün istifa ettirilmesi için kampanya başlatmalıdır. Müftü istifa ederek yaptığının bedelini ödemelidir.

Müftü, şehit Yüzbaşı Ali Alkanın cenazesini adeta provoke etti. Şehidin kardeşleri, akrabaları arka sıralarda dururken AKP milletvekilini ön safa yerleştirme işgüzarlığı ile acılı insanların gergin sinirlerini daha da gerip, huzuru bozmuş, cenaze namazını bile kıldırmamıştır. Önce ortalığı karıştırıp sonra ortalık yatışmadan, kargaşa içinde duyulmayan başlama tekbiri ile herkesi çileden çıkartması bütün görüntülerde mevcut. Müftüden başka kimsenin katılamadığı için tamamlanamayan namaz kabristanda kılınacak diye musalladan kaldırılıp top arabasına konmuş basına yansıyan teyitli bilgilere göre kabristanda da namaz kılınmamıştır. Bu olanların sorumluları; caka için, boy göstermek için, istismar için cenaze namazına katılan AKPli milletvekili ve onlara yalakalık yapmaya çalıştığı alenen görülen Osmaniye müftüsüdür.

Bu olanları görmeden, terörün her gün bir ocağı acıya boğduğu bir dönemde, en riskli askerlik mesleğini seçmiş, vatanın birliği, milletin bütünlüğü için mücadele etsin diye üç evladını asker etmiş kahraman bir ailenin hedef alınması en hafif tabirle alçaklıktır. Genç yaşta vatan için canını veren şehidin acılı ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan aleni provokasyon karşısında gerilen sinirle yerden göğe kadar haklı isyanı karşısında söyleyecek sözü olmayanlar iftiralarla dolu ahlaksız linç kampanyası başlattı.

Bu PKK sevicilerin namussuzca başlattığı linç kampanyasının perde arkasını iyi okumak lazım. Bu kampanyanın bir adım sonrasının yarım bıraktıkları ordu düşmanlığı, asker düşmanlığı olarak tezahür edeceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Bu aşağılık anlayış senelerce terörle mücadele eden kahramanların moralini bozmak için “maaş alan asker, polis şehit sayılmaz” propagandası yapmıyorlar mı? EVET. Bu devlete vergi verilmez propagandası yapmıyorlar mı? EVET.

Peki, Yarbay Alkan yalan mı söyledi? HAYIR. Yanlış mı söyledi? HAYIR. İftiramı etti? HAYIR. Hakaret mi etti? HAYIR. Yarbay Alkan eksik söyledi, eksik bıraktıklarını ben tamamlıyorum.

İşte bunun adı bölücülüktür, bunun adı vatan hainliği, millet düşmanlığıdır. Bunun adı asker, polis düşmanlığıdır. Bunun adı devlet düşmanlığıdır. Bunun adı PKK yandaşlığıdır. Bunun adı ALÇAKLIKTIR, AHLAKSIZLIKTIR, ALLAHSIZLIKTIR, ama bu devran böyle gitmez.

YORUM EKLE