Bozkurt Yelesinde Bit Aramayın

Büyük Türk Milleti 16 Nisan 2017 günü çok büyük bir eşikten geçerek onayladığı Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti artık seçimlerden koalisyon mu çıkacak yoksa tek başına hükümet mi diye düşünmeyecek. Acaba liderler anlaşabilecek mi yoksa 7 Haziran da ki anlaşamayıp bizi yeni bir seçime götürecek mi düşünmeyecek. Milletimizin önüne iki sandık gelecek ve bir sandık da milletvekillerini, diğer sandık da Cumhurbaşkanını seçecek. Seçilecek Cumhurbaşkanı da isterse ertesi gün hükümeti kurarak icraatın başında olacak ve hiçbir şekilde ara verilmemiş olacak.

Çok sancılı bir referandum süreci yaşadık. Hem Evet cephesinde, Hem Hayır cephesinde ki dostlarımız yarın birbirlerinin yüzlerine bakacaklarını unutarak birbirlerini oldukça fazla kırıp incitti. Ve işte öyle veya böyle referandum bitti hepimiz yüz yüze bakıyoruz ve ilelebet var olacak aynı Türkiye de yaşamaya devam ediyoruz.

Referandumda boyun farkıyla Evet çıktı. Ama Hayır veren dostlarımız kaybetmedi. Ülkemizde ne kadar büyük bir demokrasi olduğu ortaya çıktı. Katılımın çok büyük bir çoğunlukta olduğu bir referandumla kazanan Türkiye oldu. Ve bu boyun farkıyla çıkan şahsıma göre sonuç kimseyi şımartmadan ve bugün ki iktidara oturup uzun uzun biz nerede yanlış taptık diye düşündürecek bir tablo ortaya çıkardı.

Hayır veren bütün dostlarımız içini ferah tutsun. Anayasamızın başlangıç hükümleri ve ilk dört madde garanti altında, bu garanti de Başlangıç hükümlerinin sonunda şöyle ifade ediliyor. "TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve
tevdi olunur."

Referandumun sonuçlarını okumaya kalkarsak şunu net bir şekilde göreceğiz. 15 Temmuz ve sonrasında özellikle Akparti’ nin Büyükşehir Belediyeleri ile siyaset içinde ki FETÖ mensuplarını temizlememesi üzerine özellikle büyük şehirlerde çok ciddi bir destek ve oy kaybetmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi’ nin %10-11 dolaylarında bu sonuca ciddi bir katkı yaptığı çok net bir şekilde görüyoruz. Hiç kimse Mhp’ ye suç atarak Bozkurt yelesinde bit aramaya kalkmasın, kendi içinde ki çakallara baksın. Unutmayın ki eğer Mhp olmasaydı bu referandum hiç olmazdı. Bu Referandumun en büyük kazananı içinde ki onca muhalefete, dışında ki onca saldırıya rağmen MHP ve Devlet Bahçeli olmuştur.

Şimdi bu referandumdan sonra Türk Milliyetçilerinin ve Ülkücü Hareketin üzerine düşen çok büyük bir sorumluluk vardır. MHP’ nin ne kadar önemli bir parti olduğu ortaya çıkmışken, yarından tezi yok bütün ayrışmaları, kırgınlıkları, küskünlükleri bir tarafa bırakarak 2019’ da Beştepe’ ye Ülkücü bir Cumhurbaşkanı çıkarmak için çalışmalara başlanmalıdır.       

YORUM EKLE