Bizden Hatırlatması

Ülke, Erdoğan’ın baş mimarlığını, Bay Bilge’nin ve Bay Gandi’nin destekçiliğini yaptığı politik gerçekliklerden uzak, siyaset zannettikleri ülkeye çukur kazan ayak oyunlarıyla Saddam’ın Irak’ını, Esat’ın Suriye’sini gölgede bırakacak kötü günlere doğru hızla savruluyor.

Dış güçlerin kucağında devletin altını oyan ajan yuvasına dönmüş cemaat yapılanmaları, bölücü taşeronlar, Ortadoğu’yu kana boğan emperyalizmin son ürünü IŞİD, dört koldan saldırıyor. Kürt siyasetçiler aklı rafa kaldırmış, aşağılık terör baronlarına teslim olmuşlar. Aklıselim adına bir cümle duymak istiyoruz ancak herkes kısır hesaplar peşinde toplumu germekle meşgul. Basın, medya, aydın bozuntuları, kandil ağzıyla konuşuyor.

Batı sufle ediyor, akıl veriyor, yol gösteriyor, silah veriyor, basın yayın kanalları, analar ağlamasın diye dün ortalıkta dönen rakkaseler, bugün bölücü örgütlerin sözcülüğünü yapıyor.

Harim-i ismetimize topyekun saldırılıyor.

Vatanın bölünmez bütünlüğü, milletin birliği için, canını dişine takmış hizmet eden asker, polis, memur, sivil, çocuklarımız insanlarımız gonca güller gibi solduruluyor. Yol kesen terörist kimlik soruyor. Ama kahpenin silahından çıkan kahpe kurşun ne adres, ne de kimlik soruyor.

Türk, Kürt ayırımı yapmadan devletin güvenlik güçleri, milletin çocukları hedef tahtası yapılıyor. Acı, günlük gıdamız oldu, her gün milletin ciğeri yanıyor. Kars’tan Edirne’ye milletin yüreği dağlanıyor. Artık ateş sadece düştüğü yeri yakmıyor, bütün ülkeyi yakıyor.

Toplumun sinir uçları tahrik ediliyor, gerginlik had safhada, millet kıpırdanıyor. Devlete, millete taammüden kastedilirken kimse, kimseye dur, otur yerinde, diyemez. Dense de ok yaydan çıkınca işe yaramaz. Her türlü provokasyona gebe bu gerginlik kimsenin hayrına olmaz.

Devletin birliğine, milletin bütünlüğüne inanmış Kürt aydınlar bunu görmelisiniz. Milli birlikten yana haysiyetli tavır almış Kürt siyasetçiler, bunu görmek zorundasınız. Batıda kazanıp dağdakine haraç veren Kürt iş adamları, sanayiciler, kirli sermaye sahibi kara para baronları, artık bu ahlaksızlığa son vermelisiniz. Birlik bütünlük içinde mutlu gelecek arayan; Kürt ana-babalar, Kürt gençleri kurunun yaştan ayrılma zamanının geldiğini anlamalısınız. Söylenecek aklıselim sözleri bugün söylemelisiniz. Bugün söylemediğiniz, söylemekten korkup, çekindiğiniz, aklıselim cümleleri yarın söylemenin imkânı da anlamı da olmayabilir. Bekli yarın geç de olabilir.

Millet, bugüne kadar dağdaki teröristleri kandırılmış, yanlış yola sapmış, ıslah edilebilir, doğru yola döndürülebilir kendi çocuklarımız olarak gördü. Umutla, sabırla yanlışlarından dönmelerini bekledi. Bugün yaşanan acılar, bu acıları yaşatan 15-20 yaşındaki gençlerine dur demeyen, 8-10 yaşındaki çocukların kullanılmasına göz yuman Kürt ana-babaları, bu umutları siz bitiriyorsunuz. Bu umutların bittiği günü ben görmek istemiyorum. Ama siz istiyorsanız o gün şimdi dur demediğiniz, durdurmadığınız, kullanılmasına göz yumduğunuz şımarık çocuklarınızla birlikte her şeyin bitiş günü olabilir. Sizden önce kullandıklarının akıbetine ne kadar mani oldularsa, sizin akıbetinize de o kadar mani olurlar.

Kürt kardeşim senin de içinde olduğun bu milletin adı TÜRK MİLLETİ. TÜRK MİLLETİ BÜTÜN UNSURLARIYLA EMANET EHLİDİR. Senide kendine emanet bilmiş ve bu günlere gelmen için kendinden ayrı bilmemiştir. Onun için benim ailemde de birçok ailede olduğu gibi edep, ahlak timsali maya Kürt kızları gelin. Bugün pirim verdiğin, peşine takıldığın bölücü eşkıyanın kucağında oturduğu batı, kendi milletine, kendi devletine düşman ettiği senin çocuklarının toprağa düşürdüğü vatan evlatlarının şehadetine halay çekme.

Halay düğünde çekilir, çocuğunun düğününde, diploma töreninde halay çek. Bu aziz milletin şiarı insanı yaşatmaktır. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düşüncesini şiar edinmiş bir milletin içinde olduğun için bugün varsın. Eğer çocuklarını taşeron yapan batının içinde olsaydın 200 kelimelik dilinle bugünleri zor görür, medeniyet denen tek dişi kalmış canavarın dişlileri arasında çoktan erir giderdin.

Her gün asker, polis, memur, sivil evlatlarımızı vatan toprağa düşüren kanlı taşeron PKK’nın kan dökmesinin kutlamaları yapılıyor. Genç, yaşlı, kadın, erkek Kürtlerin davul çalması, halaylarla şenliklerle kutlamalar yapması, şehitlerin acısını unutturdu. Bu yara kolay kapanmaz. Kederde, tasada birlik, milleti millet yapan bağların başında gelir.

Bu bağlara yapılan ihanet unutulmaz. Bu kepazelikleriniz milletin içinde, gönlünde büyük kırılma yarattı, milletin içini acıttınız. Bu kırgınlıkların akıldan uzak müsebbipleri; tedavisi, telafisi, zor kırılmaların bedelinin ağır olacağını görmeyecek kadar kör olabilir. Ama akıl, ahlak, inanç, iman sahibi, birlik düşüncesine inanmış Kürtler bıçağın kemiğe dayandığını görmek ve gereğini yapmak zorundasınız.

Bu noktada başta vatanını, milletini seven Kürtler olmak üzere aklıselim herkesin üzerine düşen görevler var. Bu ihanetin durmasında asıl görev ve sorumluluk akıl, ahlak, inanç, iman sahibi Kürtlerin omuzunda. Köyünde, kasabasında, mahallesinde, şehrinde terör örgütleriyle ilgisi, irtibatı olduğu bilinen militanları güvenlik güçlerine bildirilip devlete ve hukuka yardımcı olmalısınız.

GÜNDÜZ KÜLAHLI, GECE SİLAHLI ihanet içindekileri ayıklamak vatan görevidir, milli vazifedir. Yara alan kardeşlik hukukunu, sarsılan güveni tesis etmenin tek yolu budur. İhaneti durdurmanın başka yolu yoktur. Bugün bu sorumluluktan kaçanlar, yarın azın yok olmasının, çoğun yara almasının sorumlusu olurlar.

Şehidimin acısına kutlama yapan, sonunu kutladığının farkında olmayanlar artık ayağa kalkmamızın zamanı geldiğini mi söylemek istiyorsunuz? Türk milleti ayağa kalkarken sabırlıdır, yavaş davranır. Ama hatırlatmak isteriz ki ayağa kalktığında yedi düveli yerine oturtacak imana ve güce de sahiptir. Tarih hep bunu yazmıştır ve gerekirse gene yazacaktır.

Bizden hatırlatması...

YORUM EKLE