Bir Musibet Bin Nasihatten İyidir

1 Kasım seçimlerinde ağır bir mağlubiyet aldık.

Dört buçuk ayda milletvekillerimizin %50'sini, yarısını kaybettik.

Parlamento'da sonuncu parti olduk.

Hiçbir şey olmamış gibi mi yapacağız?

Seçmeni ve Ülkücüleri mi suçlayacağız?

Ayrılıkçı terörün ve güvenlik politikalarının birinci öncelikte olduğu bir genel seçimde MHP, barajın üstünde kıl payı mı kalmalıydı AKP'nin aldığı oyu mu almalıydı?

Biliniyor ki;

Elinizdeki ihraç mekanizmasıyla bir "korku imparatorluğu" kurdunuz.

Feshettiğiniz il-ilçe teşkilatlarıyla...

Kaç kez sıfırladığınız üyeliklerle...

Bırakınız olumsuz eleştiriyi, övgüde bulunmayanı bile partisinden dışarı atmalarla...

Bu sonucu bilerek, tasarlayarak hazırladınız sayın Bahçeli.

Artık ne siz daha fazla yıpranın ne de MHP'yi yıpratın.

Seçimle gelinen makam, "genel başkanlığın gaspı" haline dönüşmekte.

Gelecek "olağan kongre" tarihine kadar sizinle zaman kaybetmek istemiyoruz.

Türkiye'nin buna vakti yok.

Lütfen! Hiç değilse "güven tazelemek(!)" için toplayın olağanüstü kongreyi...!

YORUM EKLE