Bayram gelmiş neyime, kan dolar yüreğime...

Bugün bayram. Bayram; zenginlik, yücelik ve kutluluk, neşe, huzur, mutluluk, sükûn, barış demektir. Toplumların, sevinçlerini, mutluluklarını topluca kutlaması, geleneksel ve toplumsal sevinçtir bayram.

Düşmanlıkları bitiren, dostlukları pekiştiren, küskünleri barıştıran, gönülleri yakınlaştırıp birleştiren, kalpleri yumuşatıp, kin, nefret tohumlarını kurutan, sevgi, muhabbet, şefkat ve hoşgörü tohumlarının ekilip yeşerip, yetiştiği mümbit sevgi iklimidir, sevgi bahçesidir bayram.

Dostluğu, hoşgörüsü, sevgi, şefkat, merhamet ve muhabbeti engin aziz milletimin bayramını ruhumun, kalbimin derinliklerinden içten duygularımla candan kutlamak istiyorum ama kutlamak içimden gelmiyor çünkü içim kan ağlıyor.

Bayramlar kadar güzel, bayramlar kadar huzurlu, bayramlar kadar sevinçli, bayramlar kadar mutlu, bayram tadında, bayram renginde güzel günler dilemek istiyorum ama dileyemiyorum. Öz yurdunda hürriyetsiz, anasız, babasız, bacısız, kardaşsız kalan balalardan utanıyorum çünkü.

Dileklerimi, temennilerimi içime gömdüm kendimi bildiğim günden beri. Bu bayram dilekler temenniler yerine, zaman zaman kâğıda kaleme anlattığım, her bayram yaşadığım muhasebeyi paylaşmak istiyorum sizinle.

Evet, bugün bayram olmasına bayramda bu bayramı nasıl neşeyle, sevinçle kutlayacağız?

Azerbaycan Türkü’nün yıkılan kızıl Rus esaretinden kurtulmanın sevincini yaşayamadan topraklarının %20 sinin (beşte biri) Rus beslemesi, şımartılmış kilise kuklası, soykırımcı Ermenilerin işgaliyle Can Azerbaycan’ın, can parçası kadim Türk yurdu Karabağ Ermeni taşnakları’nın çizmesi altında çiğnenirken, 1,5 milyon Türk, yurdundan yuvasından kör-sağır, vicdanı susmuş, sözde medeni dünyanın gözleri önünde soykırım yapılarak kovulmuşken ben nasıl bayram yaparım?
Kırım da, Kırım Türkü kırım-kırım kırılırken kılı kıpırdamayanlara, bayramınız nasıl mübarek olsun diyebilirim ki?

Kerkük, Musul, Süleymaniye bin yıllık Türk yurtları kan ağlarken, feryadı arşı yırtan Tuzhurmatu’nun feryadını duymayanlar; siz nasıl bayram yapacaksınız? Neyin bayramını yapacaksınız ki?

Peşmergsiyle, PKK lısıyla, IŞİD iyle emperyalizmin terörist beslemeleri Suriye’de Türk yurtlarını işgal ederken, öz yurdunda savunmasız bırakılan Türkmen’in kanı oluk-oluk akarken kiminle, neyin bayramını kutlayacağız?

Çin işgalindeki ata yurdunda, Çin işkencesiyle yok edilen Uygur Türkü inim inim inlerken, Oğuz atamın kemikleri sızlarken, suskun vicdanlar bayram yapabilir, ama siz; “gök girsin kızıl çıksın” diye yemin edenler, “turan” diye yola çıkanlar, siz nasıl bayram yaparsınız?

Tebriz de Türk öz yurdunda öz dilini konuşamazken, hapishaneleri Türk’e mekân kılan din maskeli acem emperyalizmi Çöhreganlılara kan kustururken hangi bayramın tadı olur?

Batı Trakya’nın sesi soluğu kesilmişken, Bosna da, Sreberenitsa da halen toplu mezarlara gömülmüş Müslümanın kanı sızarken, onları istismar eden siyaset simsarları bayram yapabilir, ama siz; “Tanrı dağı kadar Türk, Hıra dağı kadar Müslümanız” diyen, “kanımız aksa da zafer İslam’ındır” diye yola çıkanlar hangi zaferin bayramını yapacaksınız?

Doksan sene önceki vilayetlerimizde emperyalizm, din kardeşlerini birbirine boğazlatırken hangi dinin bayramını yapacağız?

Evet... Düşmanını tanımayan dostlar, düşmanın kucağında beslenen bölücülüğün her çakıl taşına halen bedel ödediğimiz vatan coğrafyamız içeriden, dışarıdan kumpaslara alınmışken, Milletimin değerleri ayaklar altına alınmışken nasıl neyin bayramını yapayım ben?

Evet dostar siz söyleyin ben bayram yapabilirmiyim?

Vefa beni terketmişken, afak yok olmuşken, ufuk katran karasına bürünmüşken sizi bilmem ama ben bayram yapabilirmiyim?

Bir Anadolu ezgisi var yüreğimi yakar;
“Bayram gelmiş neyime, kan dolar yüreğime.”

Bir Kerkük ezgisi var oda sizin yüreğinizi yaksın isterim;
“Kerkük’ün altı bağlar oy anam oy.
Elleri koynunda bir gelin ağlar oy balam oy.”

Kerkük’ün kınalı gelinlerinin kınaları solmadan elleri koynunda kalmışken ben nasıl bayram yaparım sen nasıl bayram yapacaksın?

Tarihi aptal korkaklar, kışlasından çıkmaya korkan çelebiler yapmaz.

Tarihi bir daha dönmemek üzere ileri atılan kahramanlar yapar.

Dün tarihi dönmemek üzere ileri atılan ve dönmeyen, nerde kaldığı bile bilinmeyen dedem, deden, dedelerimiz yaptı. Hem de öyle bir tarih ki; gayesi Hakkın hâkimiyeti, temeli adalet, esası iman ve ahlak olan, çağ açan, çağ kapatan bir medniyet yaratan bir tarih.

Uzak değil, otuz sene önce Anadolu bozkurtları, ülkücü gençliğin yaptığı tarih ecdadı gibi dünyanın yönünü değiştirdi. “O tarihi sen yaptın, ben yaptım, bizi yaptık.

Ama bugün kahpe oyunu, koynumuza yılan saldı, en ağulusundan.

En vicdansızından, en ahlaksızından, en haysiyetsizinden, en müfterisinden, en müptezelinden bir yılan...

“Düşman ağlar olmuş hal-i perişanıma.”
Vah benim kara başıma, vah benim kara bahtıma vah.
Koynumda yılan ağu saçarken nasıl bayram yapayım?
Nasıl bayram yapacaksın?
Nasıl bayram yapacağız?

YORUM EKLE