Batı Satar.....

Hem nasıl satar....Batı tüccardır hem alır hem de satar....

Bugün Kürd'ü yarın Türk'ü satar...

Batının HDP,PKK,PYD ve türevlerini Türkiye'ye hiza vermek için kullandığı son birkaç yıl'ın bu taşeronlara verdiği şımarıklık bir anda şaşkınlığa dönüştü... şaşkınlar...
Algılayamadınız ise tekrar edelim ...Batı sizi sattı...

Türkiye'nin temelde haklı Suriye ve orta doğu politikasındaki kararlı tutumu ABD ile yeni bir denge oluşmasına sebep oldu . Türkiye kar da mı ? zararda mı? zaman gösterecek,konumuz değil..Ancak ortada olan bir gerçek var ki, ABD bahsi geçen yapılara verdiği zimmi veya açık taahhütlerinden vazgeçti..halk tabiriyle tümünü sattı....

O satmak zorunda idi ,oyunun kuralı ona göre böyleydi, tabiatı buydu...

Ne desteği bir dostluğa dayanıyordu ne de bu yapıları ve temsil ettiklerini iddia ettiklerini önemsiyordu.Reel politik denilen anlık menfaat Türkiye'ye karşı bu grupları konjüktürel olarak bir tehdit olarak kullanmasını gerektiriyordu,kullandı...Filler tepişirken birileri ayaklar altında kalacaktı ve kaldı...

Problem kullanılmaya elverişli olmaktır..Kimsenin kızmasına ,küsmesine tam da en etkili dönemimize girmiştik derken,ayaklar altında kaldık yakınmalarına ,mağduriyet edebiyatına gerek yok...Ata sözüdür el şeyiyle gerdeğe girilmez...der mahcup,vaziyeti kurtarmak için çabalarsan rezil olursun...

Sırtımızı bilmem nereye dayadık edebiyatı yapanların ,aslında sırtını dünyanın efendilerine dayadıkları zannıyla sergiledikleri şımarıklık,hayal kırıklığı ve hüsranla sonuçlanmaya mahkumdu ve sandıklarından çok çok kısa bir vadede öyle de oldu...Gaza gelen acemi Donkişotlar kendilerini traji -komik bir durumda buldu...Şimdi dansözlük kabiliyetlerini değerlendireceğiz!

Türkiye'nin gücü ve pazarlık masasındaki kozları kıblesi belirsiz, kıytırık terör yapılanmalarının çok ötesinde bir anlam ve öneme sahiptir..Kırılma noktalarında bu kıytırıkların sözü dahi edilemez di ve edilmedi...

Birkaç pazarlıkla yeni bir denge oluştu ve PKK ve türevleri bu dengede Türkiye'nin insafına terk edildi...Durum budur gerisi lafazanlıktan ibarettir..Laftan tasarruf etmeyi beceremeyenler bu oyunda mağduriyetle ödüllendirilmez,yiyeceği dayak yanında , dangalaklıklarıyla da alay konusu olur..Dikkat...

Türkiye için barış süreci Kürt vatandaşlarını kazanma stratejisinden ibaretti...PKK ve türevleriyle yapılan görüşmeler,haklı veya haksız,doğru ya da yanlış bu yapıları kendi temsilcileri olarak gören vatandaşlarını incitmeden bir normalliğe ulaşabilme ,bu yapılara da bir çıkış yolu oluşturma alicenaplığını içeriyordu.

Bu sürece batının verdiği tepki beklendiği gibi bu yapılara güç ve güven vererek ellerindeki kozu kaybetmemekti ve öylede oldu.İhanetleri ölçüsünde ödüllendirildiler ,iyi niyetli gafillerle birlikte ,başarıları kadar efendilerine pazarlık şansı oluşturdular,şimdilik işlevleri bitti....

Kendilerini Kürt'lerin önderi pozisyonunda pazarlayan kasaba politikacıları,Türk ve Kürt halkının kadim beraberliklerine dayanma yerine,güce ram olarak ucuz tüccarlığı tercih etmenin bedelini ödeme durumundadırlar...
PKK ve türevlerinin vasıfsız işçinin ''her işi yaparım abi''modundaki zavallılığı reel politik zannetme,inanç ,tarih,misyon fikriden bihaber,ucuz tüccarlığı siyaset zannetme aymazlığı ,birkaç aylık sağlam bir kötek sonucu ''dank'' edecektir.Bu arada epey boş sallamalar,hamasi yellenmeler de dinleyeceğiz!Bir tükürükle boğulduklarını algıladıklarında hizaya geleceklerdir.Ancak bir hükmü de yoktur bu hizaya gelişin,ülkeye kaybettirdiklerinden bir fayda devşirmeleri de mümkün değildir...Kullanılıp atılan nice kağıt mendil gördük,çöpçülerin konusudur!!

Geçmiş yazılarımızda bölgede Türkiye'nin tek başına oyun kurma gücünün olmadığını,ancak ABD ve batınında tümü dahil Türkiye'ye rağmen bir oyun kurma imkanına sahip olmadığından bahsetmiştik.

Türkiye-batı çekişmesinin seçimlerle iç politikaya yansıyışı doğru okunduğunda oluşan yeni dengede PKK ve türevlerinin batı için bir süreliğine feda edilmesi gereken koz olduğu kesinleşmiş,bu jenerasyon erken emekliliğe sevkedilmiştir.Her ne kadar Almanya bu durumda ''dış kapının mandalı'' pozisyonunda kaldığı için HDP 'yi Türkiye'de sahip olduğu güçler vasıtası ile oyunda tutma,mevzi menfaatlerinde kullanma hevesinde olsa da ...Şimdilik geçmiş olsun!!

Batı Türkiye'nin yükselişini dengeleme adına Şii kartını bir süredir oynuyor,İran ile yapılan anlaşma ile ,İran'ın bu görevi bir nevi resmileşmiş oldu.Şüphesiz PKK ve türevleri artık İran kucağında hayat bulma çabasında olacak,ancak İran'ın kendilerine batı kadar müşfik bir koca olmadığı gerçeğiyle de yüzleşeceklerdir.

PKK ve türevleri o kucaktan bu kucağa ''orta malı '' olmanın bedelini yaşlandıkça ağır bir biçimde ödemek durumundadır.

Türkiye'de batıcı basının bu fahişeye yaptığı makyaj artık onun çirkinliğini gizlemeye yetmeyecektir.Fetullahçıların makyaja verdiği destek''kaş yaparken göz çıkarmak'' mesabesindedir;ancak kelin merhemi olsa... hükmündedir.
Türkiye'nin de kayıpları var.Çıkış hamlesi güçsüzleştirilmiş,PKK ve iç politika sarmalı ile Ortadoğu ve dünya politikasında talep ettiği rol zayıflatılmıştır.Bir nevi ertelenmiştir.Toplumda çeşitli şüpheler oluşturulmuş,iç siyaset,dış müdahaleye daha açık hale getirilmiştir.Aklı selimin rafa kalktığı bir toz duman ortamında at izi it izine karışmış,kafalarda kaoslar oluşmuştur.

Türkiye yürüyüşünde bu badireleri aşmak ,iyi niyetle hata yapanla haini ayrıştırmak zorundadır.İyi niyetlilerle yola devem deyip hainleri tasfiye etmeyi becerebilmemiz gerekiyor.Kelimelerden ibaret farklılıklarla ,temeldeki bu gerçek zıtlığı tefrik edebildiğimiz oranda yol alabileceğiz.

Sözde ideolojik duruşlar ve söylemlerle,gerçek eylem ve söylemleri ayırt edebildiğimiz,bu kaosta ihanet ile samimiyeti fark edebildiğimiz ölçüde hedefe yürüyebileceğimiz bir vasatı yakalayabileceğiz.

Yeni durumda MHP 'nin pozisyonunu ayrı bir yazı konusu yapalım da,yinede bir özet geçelim.Başat belirleyici bir rolden ziyade ,en iyi yardımcı oyuncu rolüne soyundurulmuş,verilen görevi harfiyen uygulayan''etkisiz eleman '' rolünü benimsemiş yönetiminin ,oyuna en küçük katkıyı dahi ''haddini aşmak'' olarak algılamasının acısıyla yüreğimizin kavrulduğunu söyleyerek bu bahsi kapatalım.
Başa dönelim...

Batı satar,satılığa çıkan, alınıp satılabilen maddi ve manevi her türlü varlığıyla satışa açık her yapıyı,bir mal gibi, alıp satmanın konusu haline getirir.mal! böyle bir durumda hükümsüz,satıcının tasarrufundadır. Sözüm ona kürt meselesi diyerek yola çıkıp,Kürd'ü bir mal gibi pazarlayanların samimiyetsizliğinde Kürtlerde mal olup çıkmıştır.Esasen mal olan bu pazarlamacılar olsa da Kürtler bu güruh ile aralarına bir mesafe koymadığı takdirde mal olarak dünya piyasalarında değerlendirilecek,gah ucuza gah pahalıya pazarlanacaktır.

Öz be öz kardeşlerimizin pazarlanması,bize zarar verdikleri ölçüde kıymet bulması bizim de aczimiz,zayıflığımız,acımızdır.

Bu acz ve zillete kardeşliğin,iman ,tarih, geleceğimizin,kaderimizin bir olduğu şuuru ile cevap veremez isek ,yarınların hepimize acı ve hüsran getireceğinin farkında olmamızın tam da zamanıdır.

Zaman bu zamandır ve o en büyük intikamcıdır,kendini harcayanı harcar.

Birileri bizi omuz omuza görmenin korkusuyla karşı karşıya getirmenin çabasında, PKK da bu işkolunun taşeronluğunda.Bu oyunu bozmak her Türkün ,her Kürdün görevidir en başta da bu ayrımı lüzumsuz bulan ülkücülerin.
Bu arada Kürdün alınıp satılmasını Kürtlüğüne bağlayan akılsız dostlara ,alınıp satılmanın hakim unsur olan sözüm ona Türklerden başladığını hatırlatmada fayda görüyorum,Kürd'ü dünya piyasasına sunan bu Türklerin en beyaz olanları değil mi?bu beyazlık Kürtlere de sirayet etti.

Adı solcu ,liberal ,sosyalist,komünist,Kemalist,dinci olan aydın geçinen ,sözüm ona eğitimli batı uşakları,uşak zihniyetli köle tüccarları bu piyasanın efendileri değil mi?

İnsanın ,onun değerlerinin alınıp satılan bir mal hükmünde olmadığı,her insanın ırkı ,rengi,dini ,mezhebi,inancı ,milliyeti ne olursa olsun sadece insan olduğu için bize Allahın kutsal bir emaneti olduğu şuuruna sahip yeni bir Türk -İslam medeniyetinin ,insanlığın geleceğine damga vurması ülküsünün yolcuları ülkücülerin, her adımlarına bu şuurun ışık tutması ve 21. asrın bu medeniyetin doğuşuna tanık olması dileğiyle....

Baki selamlar..

YORUM EKLE