BAŞLARKEN

Bismillahirrahmanirrahim

 

Evvela selam, Allah’ın selamı sebebi mevcudat Peygamberler imamı, şecere tül aslin nuraniye Hz. Muhammet ( s.a.v.) üzerine olsun. Pak Neslinin, Ashabının, Nebilerin, Resullerin, Salihlerin, Sadıkların, Velilerin, Şehitlerin üzerine olsun.

 

Gencecik yaşlarda duyduğum yiğit ve gür sesten “ evladım! Biz bir yola çıktık. Yolun sonunda ne var biliyormusun?.. Allah (c.c) var. Bir an inanmasak bu sorumluluğu taşıyabilirmiyiz? Gönlümüz en süratli vasıtalarla hedefe ulaşmak istiyor. Uçakla, jetle. Lakin elimizde kağnı var, kağnının önüne atı, deveyi, eşşeği kattık. Bunlar mesele midir? Sizin göreviniz kağnının tekeri tümseğe değdiği zaman arkadaki sıranızdan koşup gelmek, tekere omuz verip tümseği aşırtmak sonrada aynı edebinizle arkalardaki sıralarınıza dönmektir.”

 

Bir müridin şeyhine teslimi nispetinde samimiyetine inandığım bu yiğidi üç ay önce düşümde gördüm. “ Evladım! Biz bu işleri irtibatı oluşturalım diye yapıyoruz. Sende öyle yap” Dedi.

 

Aldığım bu emir yüzünden; “ Bu hareketin çöpünü bile dışarıda görmem, sahipsiz bırakmam ” diyen Asri kardeşimin duasına amin demek için Haber Her gün’de yazmaya başladım. Söz orucumu bozdum.

 

Dünyamızı anlamlaştıralım, sohbet tadında, okul kıvamında, dua hükmünde kabul olsun diye…

 

Yiğit dedim. Bizim nazarımızla kabrinden dikilene yiğit denir. Yiğitler işlerini yarım bırakmaz, tamamına eriştirirler. İman adamları, aşk ehlidirler. Sahip oldukları her şeyi terk eder, aşkları için olurlar. Aşkları ile olurlar. Aşklarını yaşar, yaşatırlar. Namusu olduklarının nöbetini tutmaya kabirde dahi devam ederler. Benim yiğidim başbuğum Alparslan TÜRKEŞ’ ti. Ve talimatlarını kabrinden vermeye devam ediyordu.

 

Bana emrini ulaştırmaya muktedir olan, benim gibi binlere, milyonlara da ulaştırma yeteneğindedir. Dünya hayatında nöbeti olan ruhlarda, kabirdekilerden akıl alma istidadındadır. İşte Muhammedileri diğer taifelerden ayıran bir özelliğimiz. Bize ait, bizimle olan, biz buyuz diyeceğimiz farklılıklarımızdan, tarih boyunca bizi HAK üzerinde güçlü kılan temellerimizden biri. Şükürler olsun ve selam olsun Muhammedilere, ülkücülere.

 

Evet, ülkücüler zamanımızın Muhammedi sesidir.

Dünyanın aydınlanma çağını açan İmamı Maturidi, İmam-ı Azam Ebu Hanife gibi Muhammediler geçmişin ülkücüleri idi. Hekimliğin babası İbni-Sina, koskoca bir milleti bir coğrafyadan başka bir coğrafyaya göç ettiren, mukim kılan Hoca Ahmet Yesevi ülkücü idi. Mihnetsiz yaşamayı, dik başla gezmeyi millete öğreten Nasuriddin Ahi Evran, dilimizi muhafaza eden Hacı Bayram-ı Veli ülkücü idi. Yoldaşları Hacı Bektaş-ı Veli, aydınların piri Akşemsettin, öğrencisi büyük sultan Fatih Sultan Mehmet Han ülkücü idi.

 

Ve daha binlercesi, milyonlarcası Peygamberimizin gönül karargâhı Anadolu coğrafyasında, hayat kaynaklarımız, diriliğimize sebep olmuşlar, ruhlarındaki aşkın nuru ile aydınlanmışız.

 

Ve… Ve biz mutlu insanlar onlardan akıl almaya hâla devam ediyoruz, onlarla beraberiz.

 

Kendinizden başlayıp yola koyulduğumuzda bile istidatlarımız nispetinde ilk anda ruhları diri milyonlarca ülkücü ile beraber alışverişe başlıyoruz. Yalnız değiliz. Ve hiç yalnız kalmayacağız. Yeryüzünde hiçbir taife de bizden kalabalık değil.

 

Tembih üstüne tembih, tasdik üzerine tasdik gibi bir tad daha aldım Asri kardeşimden. “ Türk boyları ve İslam Toplulukları Haberleşme Derneği’nin” kuruluş çalışmalarından bahsetti. Yine amin diyorum, irtibat için haberleşme merkezinin oluşmasına…

 

Selamla açılsın bu gayret ve baki kalsın istedim.

 

İrtibatta olanlar selam sizlere. Baki selamlar…

YORUM EKLE