BAŞLARKEN

Bismillah diyoruz, Allah (c.c) utandırmasın diye dualanıyoruz.

Türk ülkücü hareketin turan hedefli, Türk İslam davası metotlu kurumsal harekatının başladığı günden bugüne kadar süreci 45 yıllık gibi önemli bir zaman olsa da, milletler tarihinde çok uzun süre sayılmaz.

Binlerce yıllık var oluşu, iddiayı ve inadı gelecek çağlara taşıma kavgası olarak görülmesi gereken kavganın kurumlarının oluşması için az zamanda sayılmaz.

Bir kere şunun hakkını vermek gerekir ki, tamamıyla yerli sermaye yerli fikirler ve fikir adamlarından ilham alan siyasi hareket bu süreçte partileşti, gençlik teşkilatını bir başka bakış açısıyla okulunu oluşturdu. Teşkilatlarını tüm Türkiye, Türkiye dünyası ve Türk’lerin yaşadığı coğrafyalara yaydı.

Dünyanın en zor coğrafyasında anti-emperyalist bir duruşla fikir hareketlerini iddialı siyasi hareketlere çevirmenin imkânsıza yakın zorluklarından uzun, uzun bahsetmek istemiyorum.

Dava 5000 üzerinde şehit vermiş, 12 Eylül seksen ihtilalinde 350 bin mensubu gözaltına alınmış, lideri tutuklanmış, mensupları idam edilmiş ve binlercesi uzun tutukluluk yaşamış olmasına rağmen bu günde ayakta olmasının, siyasi misyonunun temsil noktasındaki siyasi organizasyonu olan partinin iddialı kalabilmesi bile büyük başarıdır.

Elbette bu süreç çok zorluydu, elbette fotoğrafın geneline bakıldığında ülkücü hareket başarılı ve galip bir harekettir. Bu yüzeysel tespitleri yaptıktan sonra eksiklere bakıp, kalıcı iktidarı ve muktedirliği konuşmak lazım. Kalıcı iktidarların ve muktedirliğin yolu eksiklikleri tamamlamaktan geçer.

Kurumsal eksikliklerimizi kırmadan, dökmeden tespit edip hal yollarını konuşurken, zayıf kaldığımız meselelerinde düzeltilmesini hep beraber tartışacağız.

Unutmayacağız ki töre, kurultay geleneği üzerine kuruludur. Ayrıca inandığımız mübarek din istişareyi emreder.

Öyleyse…

Başta basın yayındaki zayıflıklar olmak üzere misyonun ekonomik ayağını, kültürel ayağını diğer zafiyetlerini sorgulayacağız.

45 yıllık sürede yetersiz kaldığımız en önemli saha yayıncılık oldu.

Haçın karşısında saf tutanların koçbaşlılığına talip olmuş ülkücü hareket bir türlü kendisini yeteri kadar ifade edecek zemini oluşturamadı.

Hâlbuki haklı ve galip fikir ve fikrin takipçileri ifade zeminini oluşturamazlarsa hem kolay manipüle edilir hem de kitleşemezler.

Ne yazık ki, bu sahada zayıfız. İşte HABER HERGÜN’ün hayata geçmesinin sebebi bu.

Hem yayıncılığı var olan çıtanın üstüne taşıma iddiasında olacağız, hem de gasp edilmiş isimlerimizi kimsede bırakmayacağız.

Bu süreçte var olan başta Haber erk olmak üzere tüm diğer sitelere destek olacağız. Bir yandan da ihtisas yayıncılığını geliştireceğiz.

 

HABER HERGÜN’le beraber ekonomi sahasında yayın yapacak olan HABERAYAKI  ve  sadece Asya kıtasının haberlerini paylaşılacak olan ASYA GÜNDEM’i de kurumlaştıracağız, büyüteceğiz.

Görsel ve yazılı basında da güçlü şekilde var olmak için gücümüzün yettiğince gayret göstereceğiz.

Yeniden 13 yaş heyecanıyla,

Merhaba.

Allah ( c.c.) utandırmasın, yar ve yardımcımız olsun…

YORUM EKLE