Başaramama Korkusu

 Başarılı kişiler, başaramama diye bir şey olmadığını, sadece neticelerin olduğunu bilirler. Bu kainatta başarıya ulaşan kişiler, başarısızlığa inanmadıkları için rahatlıkla harekete geçen insanlardır.

Başaramamaktan korkuyor musunuz? O zaman başarısızlık diye bir şey olmadığını idrak etmeniz gerekiyor. Asla başarısız olmazsınız, her hareketiniz bir sonuç üretir. (Ralph Marston, “ Günde bir doz motivasyon “ kitabından)

Yukarıda yaptığım alıntıda geçtiği gibi ne yaparsak yapalım bir sonuç vardır hep. Başladığımız her şey bize bir sonuç verir. Bu sonuca dayanarak başladığımız bir şeyi devam ettirirsek eğer başarıya ulaşırız. Başladığımız şeyi bırakmamız ise bize başarıyı getirmeyecektir. Her türlü sonuca rağmen devam etmek bu korkuyu yenmemizi sağlayacaktır. Eğer yaptığımız şeyler istediğimiz neticeye varmamızı sağlamıyorsa, o sonuca vardığımız yolları değiştirmemiz gerekecektir.

Bu korkuyu atmanın en güzel yollarından biri, çevremizde başarılı bulduğumuz ve gördüğümüz kişileri yakından takip etmek ve onun seçtiği yolu izleyip kendi yolumuzu çizmektir. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır ve biz de kendi yöntememizi oluşturmak için gözlem,deney ve sabırla “başaramama “ korkusunu kalbimizden atabiliriz. Bunun için ne yapmalıyız? Hangi yolları tercih etmeliyiz? Bu soruları kendimize sorup cevaplarını verip bir kenara yazarsak eğer, yazdıklarımızı uygulayarak ve bir kaç tavsiyeye uyarak bu korkumuzu yenebiiliriz. Bu korkunun kökeninde başka korkularda olabilir. Mesela Reddedilme korkusu veya risk alma korkusu. Bu korkularda aynı başarama korkusu gibi deneme ve yanılma ve bırakmama yönteminin sağlıklı sonuç vereceğine inanıyorum.

Bunu bir an evvel yaparsanız eğer başarısızlığa inanmanın etkisinden de kurtulmuş olacaksınız. Başarısızlığa inanmak sizi aşağıya çeker. Aynı bir kara delik gibi bakış açımızı ve yapmak istediğimiz şeylerle ilgili yapma arzumuzu ve yeteneğimizi olumsuz etkiler.

Korkunun içinizde uyandığını ve gelişmekte olduğunu farkettiğinizde, onun üstesinden gelmeniz çok daha kolaylaşacaktır. Böyle bir seçeneğiniz varken, farkına varıp, korkunun hangi durumlarda nasıl geliştiğini gözlemlemeniz, korkunuzun kaynağına daha kolay ulaşmanızı sağlayacaktır. Sadece gözlem yapın, korku hissini hissetseniz bile gözlemci olun ve onunla yüzleşin.

Eğer bu sürecin bilinçli olarak farkına varabilirseniz, bilinçli bir seçimde bulunabilirsiniz. Sizin farkına varmadığınız şekilde gelişen bir sürecin üzerinde hiçbir kontrolünüz olamaz. Yani dümeni, korkunun eline vermiş olursunuz. Yapacağınız seçimler de korkuyla yapılmış seçimler olur.

Korkunun farkına varmak, onun sizin üzerinizdeki gücünü çok daha fazla azaltacaktır.

İstediğimiz Şeye Odaklanmak bize büyük bir güç verir. Bir örnek vermek gerekirse, istediği işi yapmaya çalışan birisi, eğer mülakat aşamasında korku hissediyorsa, bu durumu daha özgüvenli geçebilmek için, hedeften gözlerini ayırmaması gerekir. Bu iş olmaz, başka bir iş olmaz, öbürü de olmaz ama sonunda elbet istediği işe ulaşacaktır. Bunu bilir ve adımlarını hiç yılmadan atar. Yol boyunca uğradığı yenilgilerin hiçbir önemi yoktur çünkü ne istediğini çok iyi bilir ve attığı her adım, onu biraz daha isteğine yakınlaştırır. Tek bir şansı değil, sonsuz deneme hakkına sahip olduğunu bilir ve bunun rahatlığıyla mülakatlara birer pratik yapma ve korkusunu gözlemleme şansı olarak bakabilir.

Son Söz : “Başarısız olmadım, sadece 10,000 işe yaramayan yol buldum” Edison

YORUM EKLE