Atatürk'ten sonra

Ne için ölmeye razıyım sualine cevap aradığım yıllar. Kabataş Erkek Lisesine başlamış uzun etüt zamanlarında, etüdün yarısını marksizmi üniversiteli etüt ağabeylerinden öğreniyorum. Tarifler, nasıllar, nedenler sonuçlarını sorguluyor ve gençlik üzerinde moda olan marksist ideolojiye karşı durmak gerektiğine hükmediyorum.

Komando kampları arzumuz ayakta fakat zaman 12 Mart 1970. Muhtıra verilmiş, ihtilal olmuş, kamplar kapanmış. Fikren mücadele yolları açılıyor. Ve Alparslan Türkeş’i tanımaya başlıyoruz. Milletimizin emperyalistlerin sömürüsünde bağımsızlıklarını kaybetmiş yaşadıklarını, mazlum milletlerle beraber zalim diktatörlüklerin yayılma siyasetlerine mani olup, bağımsızlık hareketlerini hayat edinmemiz gerektiğini anlıyor, son bağımsız kalemiz yüce Türkiye Cumhuriyeti devletini dimdik ayağa kaldırarak yola koyulmuşların kervanına dahil oluyoruz. Kendi mücadelemizin lazımları peşinde 12 Eylül 1980’ne kadar aktif çalışıyoruz. İşkenceler, idamla yargılanmalar filan bedel ödüyoruz.

Hikayemizi anlatmakta muradım 80 kuşağı da denilen neslin önündekilerden biri olarak yapacağım bazı tespitlerin anlamını güçlendirmek içindir.

Bizim nesil Alparslan Türkeş’i çok sevdi fakat onu hengamenin içinde yeterince tanıyamadı. Hakkında bugün bile öğrendiklerim sevgimi, saygımı, hayretimi arttıracak şiddette oluyor. Mesaisinde de bulunduğum liderim lakin o da bir insan.

Allah adamı tarafına bakıyorum mükemmel…

Milletle hemhal olması muhteşem…

Yol göstericiliği, çıkış yolları tespitleri, öğretmenliği olağanüstü…

Risk zamanında riski giyinmesi imkansızı başaran…

Sabır, zikir, zafer denince akıllara taht kuran…

Sadece Türkiye değil dünya siyasetinin çıkmazlarına çareleri, çözüm yollarına bakışı insani…

Maziyi kavrayışı vicdanı, vefalı…

Her halinde emin…

Yüksek kültür ve ahlak abidesi…

Vefasızlara muamelesi kucaklayıcı…

İftiralar, çamur atmalar, aşağılamalar karşısında metanet sahibi, sabırlı…

Savaşçılar cennetinde baki saltanat sahibi…

Kabrinden dikilebilen diri…

Muhammedilerin zamanımızdaki sesi, arslanı…

Milletimizin yiğidi…

Yüreğimle ve vücudumla seni selamlıyorum, imanını tasdik ediyorum. Senin sevdiklerini seviyor, nefret ettiklerinden nefret ediyorum.

Yeni nesillerin iyi tanıması gerektiğini fark edişim sebebiyle, ancak bir üniversite çalışmasının tarif edebileceği kadar yoğun oluşundan, muhakkak bir akademinin kurulması gerektiğine hükmediyorum dua niyetine…

Alparslan Türkeş akademisi ve müzesi kurulsun istiyorum.

Akademi ve müzenin kuruluşuna karar verecek, kuruluşları yapacak ve bu kurumları ikame edecek yürekli adamların duasına iştirak ediyorum.

Gelecek yüzyıllarda kültürde, ekonomide, siyasette, dava adamlığında devrinden sonrasına ışık tutarak yaşayacak olan tek örnek lider.

İz peşinde ve yolundan gidilecek…

Baki selamlar…

YORUM EKLE