Alınan ekonomik tedbirler (2) (FETÖ manipilasyonları)

 

    Alınan ekonomik tedbirlerin taslak üzerinde iyi olduğunu belirtmiş, uygulamadan çıkabilecek eksikliklere dikkat çekmiştik. Ekonomik tedbirlerin sicil affı olmazsa uygulama imkanının olmayacağını görmüştük.  

   Hali hazırda da sicil affının açıklamaya rağmen yürürlüğe girmemesi, ekonomik piyasa da umutları zayıflattığını, morallerin bozulduğunu piyasaları takip edenler görüyor. En önemlisi sicil affının uygulanacağı dip üretim üniteleri diye tarif edilen ufak tarım işletmelerinin ve esnaf ve sanatkarların temerrüde düşmüş borçların başbakanın açıklamasına rağmen bugünlerde meclisten geçmekte olan torba yasadan çıkarılması, anlaşılır bir durum değildir. 

   Eğer bu gerçekliği bu kesimleri temsil eden oda ve meslek kuruluş başkanlarının, hükümetle ters düşmemek adına dillendirmiyorlarsa, sayıları milyonların çok üstünde olan bu grupların problemlerini çözümsüzlüğe getirir ki; Allah korusun Türkiye’yi uçurumdan yuvarlamaktan kurtaramazsınız. 

   Zaten bugün Türkiye’ye operasyon yapan güçlerin tam da hedefinde bu kesimler var. 

    Bu arada alınacak tedbirler de çok basittir. Bu kesimlerin ‘temerrüde düşmüş borçları’, normal faizleri devam etmek şartıyla 1 yıl ertelemek meseleyi çözüme kavuşturur. 

   Yani Tarım ve Esnaf Kredi Kefalet borçları beraber yeniden yapılandırılarak hem ekstra devlete bütçe çıkmayacak hem de bu kesimlerin rahatlamasını sağlayacaktır. 

   Peki, bu icraata engel kim? Bu gün hala ne yazık ki hükümeti yönlendiren iş birlikçi bürokratlar. 

    Israrla Fetönün ekonomi bürokrasisinde ki ağırlıkları bitmedi derken tam da bundan bahsediyorduk. Ne yazık ki siyasi iradeyi hala bu sahada bu çete yönlendiriyor. 

   Tüm bu yaşananlara rağmen de başarılı oluyorlar. Başka sahalarda yaptıkları gibi ekonomiye, maliye bürokrasisi üzerinden müdahale edebiliyorlar. 

   Devlet aklının ve siyasi iradenin hala bu operasyonları görememesinin izahı yok.  

   Bize düşen sahada gördüklerimizi tekrar, tekrar ifade etmektir. Türkiye kaosa bu kesimler tetiklenerek sürüklenecektir. Yüce Türk Milletini yöneten devlet ve siyasi erkinin de, kafa karışıklığını bırakıp panik durumundan çıkarak ekonomide ki manipülasyonları engellemesi gerekir. Rusya Konsolosu suikastinde yaşadığımız zafiyet son olmalı, Türkiye daha büyük belaları yaşamadan tedbirler alınmalıdır. 

   Bir gerçek daha iyi anlaşılmalıdır ki, Türk Milletinin dayanacak gücü zayıflamaktadır. Zayıf düşmüş milletle de tüm bu haçlı saldırısına direnilemez. 

   Allah bu zor günlerde yar ve yardımcımız olsun. 

YORUM EKLE