AKP Döneminde Hedeflenen ve Gerçekleşen Enflasyon (2003-2017)

AKP Döneminde Hedeflenen ve Gerçekleşen Enflasyon (2003-2017)

“Enflasyon” Çok basit bir tanımlama ile “fiyatlar genel düzeyinin sürekli ve hızlı olarak yükselmesi” olarak tanımlanabilir. Enflasyon, fiyatlar genel düzeyindeki devamlı bir artış sürecinin yanında “paranın değerindeki sürekli bir düşmeyi” de ifade eder.

 Enflasyon kavramı teknik olarak çok detaylı şekilde tanımlanabileceği gibi genel, sektörel, bölgesel v.b. hesaplamaları da vardır. Ancak yazımızın konusu olmadığından burada yer verilmeyecektir.

Bu kavram siyasi tartışmaların ana konularından bir olmanın yanı sıra uluslararası ekonomik ilişkilerin, bütçe hesaplamalarının, bankacılık işlemlerinin, sade vatandaş tasarruflarının şirket borçlanmalarının da en önemli unsurudur diyebiliriz.

Türkiye’yi 2002 yılının sonundan itibaren tek başına iktidar olarak yöneten AKP hükümetlerinin, gerçek ve tüzel kişiler ve ulusal, uluslararası şirket ve kuruluşlar tarafından da izlenen “Hedeflenen Enflasyon” ve “Gerçekleşen Enflasyon” sonuçlarını 2003-2017 yılları itibariyle bir defa daha hatırlamakta ve/veya hatırlatmakta fayda mülahaza ediyorum.

Zira AKP hükümeti bütün siyasi değerlendirmelerinde geçmiş siyasi iktidarların dönemlerine atıf yapmakta ve kendi dönemini, dünyadaki genel ve gelişmekte olan ülkelerdeki enflasyon verilerindeki değişimleri dikkatlerden kaçırarak hamaset yapmaktadır.

Yazımızdaki verileri 2003 yılı itibariyle ele alacağız. Zira AKP iktidarı 2002 yılının sonunda tek başına iktidar olmuştur bu nedenle 2002 yılı “Hedeflenen Enflasyon”  ve “Gerçekleşen Enflasyon” verileri yazımızda dikkate alınmayacaktır.

Enflasyon tartışmaları 2016 yılından bu yana tekrar ekonomi gündeminin ilk sıralarına yerleşmiştir.

Zira dünyada son beş yılda et ve et ürünlerinin fiyatlarında bir düşme yaşanırken Türkiye’de canlı hayvan üretimi artmasına rağmen et fiyatlarındaki yükselmenin önüne geçilememiştir.

AKP iktidarının ilk dönemlerinde yok fiyatına özelleştirilen “Et ve Balık Kurumu” 2005 yılında Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararındaki; “...Şirketin yeniden yapılanması, AB normlarına uygun olarak hayvancılık sektöründe düzenleyici ve destekleyici bir rol üstlenmesi...” temel gerekçesi ile yeniden kurulmuştur.

Kurum faaliyetin 2013 yılından bu yana “Et ve Süt Kurumu” olarak sürdürmektedir.

Bunun yanı sıra her dönem enflasyon şampiyonu olan sebze ve meyve fiyatları ile ilgili olarak gıda ürünlerinin enflasyon sepeti içindeki ağırlık oranının azaltılması yoluna gidilmiştir.

Ayrıca canlı hayvan ve karkas et fiyat artışlarına engel olmak için ithalat üzerindeki vergiler ya kaldırılmış ya da büyük oranda düşürülmüştür.

Bütün bu tedbirler maalesef gerekli faydayı sağlayamamıştır et ve et ürünlerinin önlenemez yükselişi devam etmektedir. 

2003-20017 yılları arasında Hedeflenen Enflasyon/Gerçekleşen Enflasyon Verileri aşağıdaki gibidir.(*)

 Yıl

Hedef %

Gerçekleşme %

2003

20

18,4

2004

12

9,3

2005

8

7,7

2006

5

9,7

2007

4

8,4

2008

4

10,1

2009

7,5

6,5

2010

6,5

6,4

2011

5,5

10,4

2012

5

6,2

2013

5

7,4

2014

5

8,2

2015

5

8,8

2016

5

8,5

2017

5

  • - (**)

(*) TCMB Para Politikası/Fiyat İstikrarı/Enflasyon Hedefleri

(**) Eylül/2007 dönemi itibariyle yıllık enflasyon % 11,20 olarak gerçekleşmiştir.

Değerlendirmeye bir başlangıç olması için 2002 yılı hedeflenen/gerçekleşen enflasyon oranlarını sırasıyla % 35-29,7 olduğunu hatırlayalım.

2003-2014 yılları arasındaki Hedeflenen/Gerçekleşen Enflasyon verilerine baktığımızda 2003-2005 yılları arasında yani ilk üç yıl gerçekleşen enflasyonun hedeflenen enflasyonun altında kaldığını, bir başka ifade ile hedeflerin gerçekleştiğini söylemek doğru olur.

 2006-2014 yılları arasında ise ağırlıklı olarak gerçekleşen enflasyonun, hedeflenen enflasyon oranlarının üstünde olduğu görülmektedir. Ayrıca sapma oranları da yüksektir!

Doğru bir değerlendirme yapılabilmesi için yukarıda belirttiğim gibi dünyada ve gelişmekte olan ülkelerde ekonomik, sosyal gelişmelerin yanı sıra global gelişmelerinde göz önüne alınması gerekmektedir.

Bu karşılaştırmaların yapılması için “Kırılgan Beşli “ denilen gelişmekte olan ülkeler ile bizim de üyesi olduğumuz OECD ülkelerindeki “Gerçekleşen Enflasyon” sonuçlarına da bir göz atalım.

“Kırılgan Beşli”  denilen ülkeler Brezilya, Hindistan, Endonezya, Güney Afrika ve Türkiye’dir. Bu ülkelere son yıllarda Arjantin, Şili ve Rusya’nın ilave edilmesi ile tabiri “Kırılgan Sekizli” diye tanımlayanlar da vardır.

 Aşağıdaki tabloda “Kırılgan Beşli” denilen ülkelerin 2016 yılı sonu itibariyle ana ekonomik göstergelerine karşılaştırmaya bir ışık tutması açısından yer verilmiştir.(**)

 Ülkeler

Büyüme (%)

Enflasyon (%)

Bütçe Açığı (%)

Cari Açık (%)

Brezilya

-3.27

0,90

 8,9

-1,3

Hindistan

7,62

5,50

 3,5

-0,7

Endonezya

4,94

3,70

 2,4

-1,8

Güney Afrika

-3,3

  3,3

Türkiye 

2,90

8,53

  1,1

 -3,8

 (*) SPK Uluslararası Finansal Göstergeler (Büyüme ve Enflasyon)

 TABLO: OECD Yedi Büyük, Üç Riskli Ülke (***) 

 

Büyüme Oranı (%)

Enflasyon Oranı (%)

İşsizlik Oranı (%)

OECD (2)

1,16

1,09 

11,00

AB 

1,5

1,2

8,2

Euro Alanı

1,7

1,1

9,6

Fransa (1)

1,10

0,3

9,90

Almanya

1,80

0,40

4,29

İtalya

0,76

-0,10

11,46

Japonya

0,51

-0,2

3,18

İngiltere 

1,84

0,70

4,96

ABD

1,58

1,20

4,90

Kanada 

1,16

1,60

7,04

Meksika 

2,09

2,80

4,05

Şili 

1,70

4,00

6,97

Türkiye 

3,28

8,53

10,9

  (***)Türkiye İşverenler Sendikası 26. Genel Kurul Faaliyet Raporu

(1) Fransa enflasyon oranı Nisan /2016
(2) Euro Bölgesi işsizlik oranı Ağustos/2016

AKP’nin 16 yılı aşan iktidarındaki “Hedeflenen/Gerçekleşen Enflasyon”  oranlarını Türkiye ölçeğinde karşılaştırdığımızda iktidarın ilk üç yılı dışında hedeflenen enflasyon oranının gerçekleşmediği ve sapma oranının çok yüksek olduğu kaçınılmaz bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.

Yapılması gereken diğer tespit ise yukarıda yer verdiğimiz “Kırılgan Beşli”  ülkelerinin tamamında gerçekleşen enflasyonun tek haneli olduğu bunun Türkiye’ye mahsus bir durum olmadığı ve OECD ülkeleri içinde “En büyük yedi ülke ve en riskli üç ülke” karşılaştırmasında Türkiye’nin en yüksek gerçekleşen enflasyon oranına (%8,53) sahip olan ülke olduğu görülmektedir.

Ekonominin kendi tabii genleri, kodları vardır. Bunlar ne kadar gizlenmeye, üstü örtülmeye çalışılırsa çalışılsın “Üretim Ekonomisi” yerine “Tüketim Ekonomisi” ve/veya “Sıcak Para Politikası” üzerine ekonomi politikalarını yürüten ülkeler er ya da geç ekonomik, sosyal ve siyasal sıkıntıya düşmektedirler. Maalesef Türkiye de bu durum ile karşı karşıyadır!

“Taşıma Su İle Değirmen Dönmez”          

YORUM EKLE