8 milyarlık oyun...

Azerbaycan’da Avrupa Oyunları yapılacak. İlk düşünüyor insan, bunun neresi kötü, madem ki bir ülkede böylesine bir etkinlik gerçekleştirilebiliyor, demek ki o ülkede her şey yolunda.

Türkiye TV’leri Haziran ayında yapılacak olan Avrupa Oyunlarının reklamlarını gösteriyorlar, parıltılı, müthiş... Bakü’nün esas sokakları, ışık saçan, muhteşem binalar, köprüler, parklar... Böylelikle, Türk seyircisi de petrol ülkesinin zenginliğinin, muhteşemliğinin büyüsüne kapılıyor, içten içe Türkiye’de de petrol olmasını diliyor. Hatta belki oradaki Azerbaycan severler bununla gurur bile duyuyordur.

Fakat ne yazık ki, Azerbaycan vatandaşı tüm bu olanlar için gururlanmak hakkından mahrumdur. Bakü’nün gözden uzak, arka sokaklarında aç, evsiz, yoksul yaşayan kimseler için bu reklamlar, bütçeden çalınarak inşa edilen Olimpiya Sarayı dertten ve zihinlerindeki cevapsız sorulara başka soruların da eklenmesinden başka bir şey değildir.

Çünkü, Avrupa Oyunlarında yanacak meşale, aslında sadece bu ülkedeki binlerce aç insanın sofrasındaki ekmeğinin yanmasıdır.

Bu Oyunlar için ne az, ne çok, devlet bütçesinden 8 milyar harcanmıştır.

Bu da azmış gibi, Azerbaycan iktidarı tarihte görülmemiş bir ilki gerçekleştirdi. Şöyle ki, bu etkinliğe katılacak tüm ecnebi sporcuların yol, yemek ve konaklama ücretlerini devlet karşılayacak. Düşünün, yabancı sporcu gelecek, kendi ülkesinin bayrağını yüceltmek, kariyer edinmek için mücadele edecek ve bunun ücreti Azerbaycan tarafından ödenilecek. Ermenistan bayrağının dalgalanması için para harcanacak, lakin Karabağ gazisi savaşta yaralanmış, çürüyen bacağını tedavi ettirmek için para bulamayacak.

Yakın tarihte Azerbaycan’da bir kaç Karabağ gazisi karşılaştığı haksızlıklar ve daha o yıllardan aldığı yaraları tedavi ettirememesi dolayısıyla ihtihar etti. Karabağ savaşında şehit olanların aileleri için ayrılmış 10 min manat hala o ailelere verilmememiştir, fakat Avrupa Oyunları için 8 milyar para harcandı.

Bakü’de yanacak olan meşale öylesine bir meşale deği. Roma imparatoru Neron’un Roma’yı yakarak, uzaktan durup izlemesi, hazz duyması gibi bu gün Azerbaycan hukumeti egolarını tatmin etmek, kibirlerini bir az daha artıkmak için vatandaşların kalbinde bir meşale yaktılar. Bunlar hava atıp, “En İyi Diktatör” ödülünü almak için Azerbaycan’ın bütçesini talamakta.

Fakat iş sadece bununla da bitmiyor. Mesele Azerbaycan’ın diktatör bir rejimin yönetimi altında olmasına rağmen bu Oyunların burada yapılması. Elbette buna karşı çıkan, vijdanını petrole, paraya pula satmayanlar da var. Mesela “Amnesty International” uluslararası hukuk savunması teşkilatı Azerbaycan hukumetinin en baskıcı rejimlerden bir tanesi olduğunu beyan ederek, Avrupa Oyunlarının böyle bir ülkede yapılmasını doğru bulmuyor.
Ama tüm bunlara rağmen o oyunlar olacak. Çünkü Azerbaycan’ın petrol paraları kendi vatandaşından başka her kese yeter.

P.S
Bazen yüz kere duymaktansa, bir kere görmek daha büyük önem taşır. Bu yüzden de bir istisna olarak, köşe yazısının sonuna iki video ekliyorum. İzin verelim, izleyici bunları Türk TV’lerindeki muhteşem görüntülerle karşılaştırsın, kendisi değerlendirsin durumu. Petrol ülkesinin parıltısından ne kalıyor acaba dilençiye dönüşmüş vatandaşa?
İnsanının bu halde yaşadığı bir ülkede, değer miydi Olimpiyatlara 8 milyar harcamaya?

http://www.meydan.tv/az/site/opinion/5723/Bak%C4%B1-Olimpiya-Stadionuna-vaqondan-baxan-ail%C9%99-(V%C4%B0DEO).htm

http://www.meydan.tv/az/site/opinion/5720/Nazirliy%C9%99-m%C3%BCraci%C9%99t-xadim%C9%99y%C9%99-baha-ba%C5%9Fa-g%C9%99ldi-%28V%C4%B0DEO%29.htm

YORUM EKLE