Vatan; üzerinde doğup büyüdüğümüz, toprağından, suyundan, yeraltı ve yer üstü her türlü zenginliğinden yararlandığımız, havasını teneffüs ettiğimiz toprak parçasıdır. Türk Milletinin fertlerini birbirine bağlayan kuvvetli bağlardan biri de Vatan birliğidir. Hiçbir ülke tek etnik topluluktan meydana gelmemiştir. Bu topluluğu Millet yapan bölünmez (Ülkü, insanın kendi ulusu veya bütün insanlık adına var olmasını şiddetle arzu ettiği nihai hedeftir.) ülkü birliğidir.
Her türlü varlığı ve zenginliği ile bizi besleyen yurdumuza bağlı olmamız, onu sevmemiz, sahip çıkmamız gerekir Bunu atalarımız tarih boyunca yapmış ve bu kutsal toprakları korumak için Çanakkale’de tarihin kaydettiği en büyük kahramanlığı göstermişlerdir. Şehitler ve Gaziler sayesinde bugün biz vatanımızda hür yaşamaktayız. Yine onlar sayesinde üzerinde yaşadığımız toprak parçası vatan olmuştur. Diğer yandan, ecdadımızın binlerce yıldır bıraktığı camiler, hanlar, hamamlar, kervansaraylar, okullar, külliyeler, köprüler, çeşmeler, saraylar, kışlalar, kütüphaneler, kapalı çarşılar ve çeşitli sanat eserleri üzerinde yaşadığımız coğrafyayı vatan yapan abidelerdir. O halde, vatanın meydana gelmesinde insan elinin ve emeğinin tabiata kattığı nice eserlerinde büyük rolü vardır. Vatan gibi ortak tarih ve kültür de bu el emeklerinden doğar. Vatan anlayışı kültür ve medeniyet eserleriyle gelişir, derinlik kazanır.

Değişik iklim özellikleri, doğal güzellikleri ve tarihî zenginlikleri; çok çeşitli ürünleri, sebze ve meyveleri ile Türkiye’miz, dünyada pek az ülkede bulunan bir zenginliğe sahiptir.

Milletimiz uzun ve derin tarihî boyunca hep bu şuurla yaşamıştır. Kendisine daima birleşik ordular halinde saldıran düşmanlarla savaşmak zorunda kalmış; çetin muharebeler, sert mücadeleler sonunda, varlığını kabul ettirmiş, tarihi boyunca hür yaşamış, bundan sonrada böyle olacaktır. Çünkü Atatürk’ün dediği gibi; Kendi selametini, saadetini, memleketin ve milletin saadet ve selameti için; feda edebilen vatan evlatları çoktur. “ Vatanımız Türk milletinin eski ve yüksek tarihi ve topraklarının derinliklerinde mevcudiyetlerini muhafaza eden eserleri ile yaşadığı bugünkü siyasî sınırlarımız içindeki yurttur. Vatan hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez bir kütledir. Bize düşen görev ise mutlu olmamızı sağlayan vatanımızın değerini iyi bilmektir Onu korumak bizim asil görevimizdir 
ATATÜRK bu konuda; Türk milletinin kuruluşunda etkili olan tabii ve tarihi gerçekler şunlardır: a) Siyasî varlıkta birlik b) Dil birliği c) Yurt birliği d) Irk ve Menşe birliği e) Tarihi yakınlık f) Ahlaki yakınlık Türk milletinin teşekkülünde, mevcut olan bu şartlar, diğer milletlerde hepsi birden yok gibidir.  Millet sosyal organizasyonun bugün ulaşmış olduğumuz en ileri seviyesidir. En küçük sosyal birliği aile olarak kabul edersek, en yüksek sosyal birlik millettir.  Millet geçmişin acılarını, hüzünlerini, zaferlerini, başarılarını, sevinç ve övüncünü paylaşmada, günün güçlüklerini, sıkıntılarını, tehlikelerini göğüslemede, ortak mirası korumada, hayat beraberliğini ortak kimlikle sürdürmede, daha parlak bir geleceği inşa etme ameline bağlılıkta birliği temsil eden topluluğa MİLLET denir.
Rabbim Türk Milletini Korusun ve Yüceltsin..

                         Uzm Dr. Osman Büyükkaya
                           Osmandr66@gmail.com
 
 
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.