Gerçek şu ki; ferasetsizce kayırılıp salıverilen Rıza Rerrab, ABD’nin Türkiye’ye kurduğu tuzağın kilit taşıdır ve bu tuzak sonradan kurgulanmış değildir. Temenni edelim Mehmet Hakan Atilla, bu kurgunun parçası olmasın.

 

Elimizde Zaerrab’ın servis elemanı veya servis, bağlantısı olduğuna dair bir belge yok. Tuzağın hedefinin Türkiye olduğu gerçeğinden hareketle, süreç içinde yaşanan gelişmelerin ortaya çıkardığı sorular üzerinde zihin jimnastiği yapıldığında ve üslendiği rolün riski değerlendirildiğinde; servis elemanı veya servis bağlantısı olmadan, tesadüfen bu rolü üslendiğini söylemek zorlaşıyor. Nitekim açık yargılama başladığında, söylendiği gibi hayırsever biri değil, servislerin uzattığı yem olduğu görülecek.  

 

ABD mahkemesi de bu tuzağın hukuk maskesidir. Zerrab davasından Türk bankacılığının, dolaysıyla da Ekonominin belini kıracak, siyasi karmaşa yaratacak, uluslararası boyutlu bir karar çıkartmayı amaçlıyor. Bunun için de manevralar yapıyor. Türkiye aleyhinde uluslararası propaganda aracı olarak kullanılan davanın sürekli uzatılması da bu manevralar cümlesinden. İlerleyen süreçte dava sürpriz belge ve şahitlerle beslenerek, Türkiye aleyhinde propagandanın daha da güçlendirileceği beklenmeli.

Batı basınının Türkiye ekonomisi ile ilgili sıklıkla dillendirmeye başladığı ekonomik krizin ana unsurunu bu komplonun oluşturduğundan kuşku yok. Mahkemeden çıkacak kararın zamanlaması, komplonun Türkiye içi ayağının koordine olmasına endeksli. Bu destekçilerin siyasi ve ekonomi alanlarında koordine olduklarını seyrediyoruz.

 

Öküz bile yemi koklamadan yemezken, zaafların insana “Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.” Sözünü unutturuyormuş meğer. Doymak bilmez aç gözlülük, Zerrab’ın beynelmilel servislerin uzattığı yem olduğu ihtimalinin görülmesine mani oldu. Fakat bugün devlete, millete ödetilecek ağır bedellere mani olmaktan aciz. Devletin kurumları işlemez, işletilmez, kuralları kişilere göre uygulanırsa görelim başımıza daha neler gelecek.

 

Neden devlet işletilip; Zerrab gibi nevzuhur bir adamı devletin katlarına kim, nasıl ulaştırdı?

Netameli ilişkiler ağını kiminle, nasıl kurdu?

Her işinde ayrıcalık görmesinin yollarını kim, neden döşedi?

2007 den itibaren servislere delil üretmeye başlayan, yabancı servisin takibe aldığı Zerrab’ı devlet neden takibe almadı? Sorularına etkililer, yetkililer nedense cevap aramadı.

 

Rıza zerrab’ı yargının elinden kurtarmak için gösterilen gayret, Zarrab üzerindeki soru işaretlerini çözmek için gösterilseydi, işin başında ABD, muhtemelen de İsrail bağlantıları ortaya çıkar; Türkiye, ahlaksızlığın sebep olduğu, ahlaksız tuzaklara düşürülmezdi.

Kuyruk korkusu mu Zerrab’ı devlet koruması sayılacak tutukevinden çıkartıp, sahibine teslim edilmesine sebep oldu? “Beni buradan çıkartın ” tehditlerine boyun eğdiniz, koruyup elinizde tutsaydınız bari.

Sırlar küçük ayrıntılarda gizlidir. Tahliye için yargıya işmar edilmediyse, Zerrab için yapılmayan araştırma, tahliye kararını veren için neden yapılmadı? Cevap arayan o kadar soru var ki.

 

Zarrab gibi şeytana şapka çıkarttıran zeki bir adamın, yaptığı işin üç devlet arasında problem olmaya namzet olduğunu, ağır faturaları olacağını görmemesi; ABD yasalarına göre ağır cezalık suçlardan olduğunu bilmemesi mümkün değil. Sonu, başından belli olan bir oyuna, önceden teminat almadan, kendini garantiye almadan bu işlere girdiği düşünülemez.  

 

ABD‘nin savaş sebebi sayacağını dünyaya ilan etiği fiilleri işleyip, sıradan biriymiş gibi ABD ye maaile tatile gitmiş olmasına kargalar bile güler.

FBI ajanları kaçırmış, mış, mış... Geçelim bu zırvaları.

Zarrab aldığı görevi yaptı ve gitti.

Ferasetsizliğin, aldatılmanın, kandırılmanın, zaafların, yanlış hesapların, düşülen tuzakların bedelini dün olduğu gibi gene seksen milyon ödeyecek. Birisi de zangocun önünde günah çıkartır gibi “Allah affetsin” deyip günah çıkartacak.

Devlet, üç-beş, açgözlüyü değil, önce kendini, milleti, korumak için işlemek, işletilmek zorundadır. Devlet üç-beş açgözlüyü koruma aracına dönüştüğünde, tehlikeleri öngöremez, kendini koruma aczine düşer, badireden badireye sürüklenir.  

Yeri geldiğinde demediğimiz söz kalmayan İran devleti, bütün olumsuzluklarına rağmen kendi mantığı içinde işlediği için; Rıza Zerrab meselesi ortaya çıkınca tehlikenin büyüklüğünü fak etti ve Babek Zencani başta olmak üzere Zerrab bağlantılı İran vatandaşlarını toplayıp hapis paravanında koruma altına aldı. Göstermelikte olsa yargıladı, maddi varlıklarını da İran devletinin korumasına aldı. Tehlike geçince verilen idam cezasının kaldırılıp, varlıklarının iade edileceğini zaman gösterecek.

Devlet adamı; devleti işletir, işleyen devlet gelecek tehlikeyi görür, gereğini yapar. Tıpkı İran gibi.

Türk düşmanı İran gibi bir devleti örnek vermenin acısını yaşatanları Allah’a havale ediyorum.

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Selami Yıldırım 3 hafta önce

hocam, reza istihbarat elemanı değil ama, i̇ran devletinin adamı. bizimkilerinin aç gözlülüğü başımıza iş açtı. abd kendi açısında haklı, i̇ran da öyle !.. rüşvet çarkıyla dönen aöborgoyu delmede suçlu olan temahkar olmayan akp'nin doyumsuzlarıdır.

Misafir Avatar
Kemalettin Sami güner 3 hafta önce @Selami Yıldırım

Selami Yıldırım Bey ilginize teşekkür ederim. İstihbarat elemanı olduğunu gösteren bir belgemin olmadığını ifade ediyorum. Ancak durumun ortaya çıkardığı sorulara cevap arandığında böyle bir şüpheye haklılık kazandıracak karineleri de yok saymak zorlaşıyor. Var sayalım ki sizin söylediğiniz gibi istihbarat elemanı değil; O zaman İran devleti ile ilişkisini sorgulamak durumundayız. Yazıda İran la ilgili tarafa anahtar cümleyle değinmiştim. İran devleti ile yalnızca vatandaşlık boyutunda bir ilişki midir? Yoksa operasyonel görevlerde rol üslenecek bir ilişkimi? Yüz milyar dolar gibi büyük rakamların dillendirildiği bir operasyonun sıradan insanlarla yapılmayacağı gerçeği bize bir şey anlatıyor olmalı. O çift yönlü bir makastan söz edebiliriz; Ortadoğu coğrafyasında tarihi Acem-Türk rekabetinde, İran, Zencani’nin Türkiye de dağıttım dediği 8.5 milyar dolar rüşvetin bedelini ödetmek için, tarih “Arkadan dolanma” politikasını işletmiş ABD ye pas vermiş demektir.

-Beğenmedim(0)
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.