POLİTİKA:
Süleyman Sazak: KIBLESİZ SECDE!
 Varlıklarını “inanan insanların özlemlerine” borçlu siyasal yapılar; iktidar süreleri uzadıkça bir siyasal yapı olmaktan çıkar, bir siyaset mezhebine dönüşürler. İktidar olmanın bahşettiği iaşe, makam ve statü dağıtma pozisyonu bu yapıların siyasi imamlarını mübarekleştirir ve dağıtılan ulufe, mesnetsiz adanmışlığın dünyalık cennetini oluşturur. İktidar perçinlendikçe imani gayelerin ve ideolojik hedeflerin mahiyeti birbirine karışır; birbiri olur.

Siyaset mezhepleri de dini mezhepler gibi taassuptan, hamasetten ve katıkla pışpışlanmış “gözü bağlılıktan” beslenir. “Vardır bir hikmeti” efsanesi bu atmosferlerin çocuğudur.

Siyasal mezheplerin bağlıları; aidiyetlerini kutsal bir adanmışlığa dönüştürür ve bütün zaaflarını, bütün günahlarını, bütün ahlaksızlıklarını icat edilmiş bir siyaset mezhebinin uydurulmuş kutsallarına onaylatırlar. Şahsiyet olmaları ihanet; soru sormaları küfürdür. Kendilerine bahşedilen rozetten başka haysiyetleri yok; oturdukları makamdan başka coğrafyaları yoktur. Kredi kartlarından bayrakları, krediyle alınmış zincirleri vardır. Akletmez, soru sormaz; biat ederler. Kendi terminolojileri dahilinde bu “siyasal secdeye” tekabül eder. Siyasi yapıları; siyasi tarikatlara dönüştüren işte bu kıblesiz secdedir.

Siyasi tarikatlar buğulu kavramların, puslu tevillerin, oynak yorumların ürünüdür. Her biri birbiriyle çelişse de her konjonktürel duruma göre yapacakları bir siyasi iman yorumu var ve bu yorumları satın alacak kendi siyasi müminleri vardır. İman dönüştürücü ve imam putlaştırıcı bir algı üretim mekanizmalarına sahiptirler. Bugün havuz medyası dediğimiz sözüm ona medya güruhunun işlevi tam da budur.

Siyasal tarikatlar; müritlerinin bağlılığı gözü dönmüş bir adanmışlığa dönüştükçe zalimlikte pervasızlaşırlar. Ne uyacakları bir erdem skalası ne kendilerini hizaya çekecek bir adalet hükmü vardır. Artık kursakları kutsal, uçkurları kutsal, namluları kutsaldır.

Bu kutsal üretme küstahlığı; siyasi aidiyeti mezhebi militanlığa taşır. Bağlılık yerini fanatizme; siyasi rekabet yerini muktedir siyaset mezhebinin tek taraflı küstahlığına bırakır.
Bağlılarını taamla cezbeye taşımak, kavram hokkabazlığıyla muhasebe kabiliyetlerini köreltmek, çoğunluk alkışıyla uykuda tutmak; siyaset mezheplerinin olmazsa olmazlarıdır. Bu yüzden bağlıları; bir siyasi parti mensubu olmaktan ziyade bir mezhebin sosyal sahadaki cellâtlarına dönüşürler. Giyilecek eteğin boyundan doğurulacak çocuğun sayısına kadar sorumlusu ve gözetmenidirler. Birkaç siyasi atraksiyonla, birkaç hamaset cümlesiyle perdelemeyecekleri hırsızlık; sevaba dönüştüremeyecekleri cinayet; erdeme dönüştüremeyecekleri tecavüz kalmayıverir.

Bugün siyaset arenasında çözümlenebilecek meselelerin; sosyal ayrışmayı tetikleyen dini-mezhebi travmalara dönüşmüş olmasının temelinde on küsur yıldır hükümet eden siyaset kurumunun; bir siyaset mezhebine dönüşmüş olması ve "kutsal bir adaletsizlikle" yönetiliyor oluşumuz vardır.

Türkiye acilen din-siyaset, ahlak-siyaset, vicdan-siyaset, iktisat-siyaset, adalet-siyaset arasındaki kavram alan kaydırmacalarından mutlaka kurtulmalı ve siyaset kurumu kutsal üreten, takdis edilmiş bir siyaset mezhebi olma pervasızlığından vazgeçmelidir.
Siyaset kurumu bir siyasi tarikat olma şımarıklığından kurtulmadıkça; siyasi görüş ayrılıklarının içerden ve dışarıdan kolayca kaşınabilen siyaset-mezhepçi yaşama üslubu çatışmalarına dönüşmesi kaçınılmazdır.

İnanıyor ve umut ediyoruz ki Türk Milleti; imani kutsallarının bir siyaset mezhebince dönüştürülmesine, pazarlanmasına, sıfırlanmasına izin vermeyecek ve kendi inanma kodlarını kendi iman coğrafyasında aramayı ilelebet sürdürecektir.

Unutmamalıyız ki siyaseten dizayn edilmiş, siyaseten piyasaya sürülmüş, siyaseten dayatılmış sözüm ona imani kavramların; bizi götürebileceği bir iman seviyesi yoktur. Çözüm asli kaynaklarda, çözüm inanma samimiyetinde, çözüm tefekkür ediştedir.

Akledecek, soru soracak, araştıracak ve iman edeceğiz. Aksi takdirde iman hakikatlerimizin; bir siyaset mezhebinin ideolojik zırvalarıyla yer değiştirmesi kaçınılmazdır.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
YAVUZ KOCA 3 ay önce

muhteşem bir analiz. süleyman sazak beyi kutluyorum. derinlemesine bakıldığında etkin bir kitabın özeti niteliğinde olan yazı mümkün mertebe çok sayıda insan tarafından sindire sindire okunmalı ki, mesaj tam kavranabilsin.

Misafir Avatar
Metin Soydeveli 2 ay önce

adabı, yöntemi, üslubu yerinde ve tespitleri çok doğru bir yazı. kutlarım kaleminizi ve yüreğinizi. saygı ve sevgimle.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bahçeli'den flaş seçim barajı açıklaması!...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim barajının indirilmesi teklifiyle ilgili bir kez daha konuştu ve...

Haberi Oku