FLAŞ HABER
POLİTİKA:
banner157
KUTSALLAŞTIRILMIŞ KURUMLAR, TANRILAŞTIRILMIŞ KAVRAMLAR
 
İnsanlığın siyaset macerasından biliyoruz ki; kavramların krallığı firavunların krallığından daha kıyıcıdır; zira kral tanrılar bireyleri, krallaşmış kavramlar nesilleri yok ederler. Bu bağlamda varlığını, sopayla hizaya çekilmiş yargının hukuksuzluğuna borçlu “gevşek demokrasi krallarının” başvurduğu en kanlı yöntem kurumları kutsamak, kavramları tanrılaştırmaktır. Dün jakoben Kemalizm’in toplumu hizaya çekmek için, hukuku hizaya çekmek için, geleneği hizaya çekmek için kullandığı kavram despotizmi ile bugün insani ve milli değerlerin üzerine inen kutsanmış “15 Temmuz” kırbacı aynı kavramsal zulmü işaretler.

Son günlerin moda tabiriyle kutsanan BEKÂ SORUNU ve 15 TEMMUZ kavramlarıyla; devlet aklını kırbaçlamak, milli iradeyi zincirlemek ve Türkiye Cumhuriyeti’nin varoluş kodlarını hançerlemek geleceğimizi sıfırlamaktır. Elbette bütün karanlık noktalarına rağmen bekâ sorunu kavramıyla, 15 Temmuz kavramıyla hesaplaşmak zorundayız. Ancak bu hesaplaşmayı dokunulmaz, tanrı kavramlar prangasıyla sürdürmek; tarihten kopmak, töreden kopmaktır.

16 Nisan Referandumu’nda Türkiye’nin bir kesimi, bu kavramlarla kırbaçlanmış bir iradeyle muğlâk bir tek adam’ı onaylamış, bizi biz yapan kurumsal ve kavramsal gelenekleri muğlâk bir yarına heba edilmesine onay vermiş gözükmektedir.

2019’da yürürlüğe girecek bu rejim sıfırlamasına geçiş sürecinde; milletin iradesi yine bu kavramlarla preslenmemeli, Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik gelenekleri prangaya vurulmamalıdır. Unutulmasın ki tanrılaştırılan kavramların arkasında tanrılaşma temayülü taşıyan aktörler vardır. Tiranlaşma eğilimi taşıyan bu aktörler; siyasi iştahlarını kabartan “rakiplerini yok etme niyetlerini” kutsanmış kurumlar ve krallaştırılmış kavramlar maharetiyle uygulamaya sokarlar.

Geçiş antrenmanının yapıldığı bugünlerde Türkiye bu yanlışa düşmemeli; devlet aklını, milli aklı ve mümin aklı bütün okumalarının öbeğine oturtmalı ve rasyonel kurguları “siyasal mezhepçi” kurgulara kurban etmemelidir. 

Her kurum ve kavram kendi geleneğiyle kaimdir. Yasaları adil olmayan kurumlar yasal zalimlere, eline kırbaç verilmiş kavramlar denetimsiz firavunlara dönüşebilirler, dönüştürülebilirler. Unutulmamalıdır ki kurumların ve kavramların zulüm aracına dönüştürülmesine anayasal çerçeve oluşturmak; zulmü, ahlaksızlığı ve adaletsizliği meşru kılmaz.

Siyasi Partiler Yasası’nı aczinden istifade ederek kendi mensuplarına karşı bile acımasızlaşabilen siyasi aktörler jakoben yönetimlerin olmazsa olmazlarıdır. Hatırlatmak isterim ki; siyasi partiler adil değilse siyasi sistemi adil kılmak imkânsızdır. Zulüm aracına dönüştürülmüş kurumlar ve firavunlaştırılmış kavramlar; siyasal aktörlerin maalesef yasal dayanaklarıdır.

Bu manada her siyaset figürünün şu soruyu kendisine samimi olarak sorması lazım; adaletin, ahlâkın ve estetiğin hâkimi olduğu töremize uygun bir siyasal yapı mı, yoksa kurumların kutsallaştığı, kavramların tanrılaştığı, aktörlerin diktatörleştiği kirli bir yarın mı?

Kimse unutmasın ki; ADALET’in kutsanmış kavramlarla kırbaçlanması ahlâkın çöküşüdür ve ahlâki çöküntünün yerle bir edemeyeceği hiçbir siyasal sistem yoktur.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Trump-Erdoğan zirvesinden sonra 11 milyar dolarlık...
ABD Başkanı Donald Trump'ın New York'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde,...

Haberi Oku