POLİTİKA:
banner157
HAİNCİ ÜSLUP ve CİLALI FİGÜRLER
 Stratejik dil örgülemek; toplumu götürmek istediğiniz yere, toplumun kendi iradesiyle ve kendi seçimiymiş gibi gitmesini sağlayacak kelime kodlarını ve sosyal formülleri kaçınılmaz hakikatlermiş gibi JÖLELİ KELİMELERLE topluma takdim etmektir. Stratejik dil mühendisleri hiçbir sosyal sonucu dayatmaz ama olmasını istedikleri sonuca götürecek bütün köşe taşlarını döşer; formülleri, enstrümanları… Sonra toplum zihnini bloke eden kavramların farkına varmadan tercih ortaya koyar gibi senaristlerin oyun planına baş aktör olarak katılmış olur.

Türkiye’nin on küsur yılına dil örgüleyen senaristler 7 Haziran 2015 seçim sonuçlarını kendi oyun planı çerçevesinde okumuş ve o günden itibaren stratejik dil coğrafyasında alan değişimine gitmiştir. Bu eksen kaymasının bugünkü sonucu yeterince tüketilmiş olan dini alandan milli alana algı transferidir. Bugün ülkemiz bu makas değişiminin bocalayışı içindedir.

Milli iradenin 7 Haziran 2015’te Milliyetçi Hareket Partisi’ne yüklediği misyon (%16.3) MHP’nin kurumsal yöneticilerince doğru okunamamış; ortaya çıkan sonuç maalesef sinsi bir şekilde ezberletilen stratejik dilin matematiği dahilinde ve kurulu düzen senaristlerinin dayattığı enstrümanlarla değerlendirilmiştir.

MHP içi siyasetin öne çıkan aktörleri de meseleyi bireysel mağduriyetleri çerçevesinde değerlendirmiş ve on küsur yılın yeşerttiği TAZELENME ARZUSU şahıslar üzerinden değişim gibi ben merkezli bir zemine taşınmıştır. Bu yanlış okumalar 1 Kasım 2015 seçim sonuçlarını doğurmuş ve emperyal siyasetin senaristleri yeni kartlar dağıtmış, oyuna yeni kurallar eklemiştir.

1 Kasım 2015 bir seçim tarihi olmaktan çok daha kuvvetle siyasal hayatımıza dayatılan yeni stratejik dilin iktidarını ilan tarihidir. İdeolojik kırılmaların başlangıcı, hedef sapmalarının mesnedi, sosyal fay hatlarının tetikleyicisi ve emperyal iştihanın kabarış tarihidir…

Bu sürecin devamında Kurumsal Temsilciler ve kendini muhalif olarak adlandırılanlar arasındaki mesnetsiz inatlaşma Ülkücü Hareket’in samimi olarak ortaya koyduğu tazelenme arzusunu yaralamış ve birilerine oynatılan TAZELENMENİN İMKANSIZLIĞI rolüne kurban edilmiştir. Bir yandan mevcut yöneticilerin ulu orta salladığı ihraç makası ve hainleştirici üslubu; diğer yandan ben merkezli oyuncuların kurultay inadı ÜLKÜCÜ TABANIN hareket kabiliyetini azaltmıştır.

Siyasal senaristler bazı oyunculara hedefe ulaşmak için değil; HEDEFİN ULAŞILMAZLIĞINI ispatlamak için rol verirler. Sözkonusu süreç içerisinde medya ve siyaset mühendislerince cilalanan bazı isimler; farkına varmadan tazelenmenin imkânsızlığını ispat oyununda rol almış ve maalesef bugün Ülkücü Hareket kendini temsil edecek mekanizma arayışıyla yüz yüze bırakılmıştır. “Ülkücüye karşı muktedir olmayı siyaseten iktidar olmak” zannetme gafleti; üretimde yarışması gereken yerel temsilcileri koşulsuz biatın, ölçümsüz biatın, sorgusuz biatın tembellik sahasına çekmiştir.

Bu arada Türkiye’mizde siyasal kilitlenmişlik sosyal kilitlenmişliği tetiklemiş ve 15 Temmuz’da karşılaştığımız hain oyun sosyali oluşturan müştereklerin mana torbasını boşaltmıştır. Bütün bu sıfırlanmışlıkla mecbur bırakıldığımız 16 Nisan parti devleti tüzüğü, yeni ideolojik geçirgenlikler ve sosyolojik alan kaymaları; aşılması gereken büyük meseleler olarak önümüze çıkmıştır.

Bazı figürlerin MHP içi siyasette yer tutma gayretleri 16 Nisan’da iradesine vurulmak istenen hiçbir prangaya itibar etmemiş Ülkücü duruşu; zamanı gelmemiş bir yarışın tarafgiri kılma cehdine dönüşmüştür. Bugün yanlış bir okumayla ADAYLIK YARIŞI gibi takdim edilen sonuca kurban edilmek istenen; Ülkücü Hareket’in şahsiyetçi duruşu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ideolojisi olan Türk Milliyetçiliğine gönül sadakatidir.

20 yıla yakındır kalbi kırık olan Ülkücü vicdan, bir yandan şahıslardan bağımsız olarak ideolojik haysiyetinin mimarisi addettiği kurumsal yapının; diğer yandan beyninde büyüyen, zihninde büyüyen, kalbinde büyüyen tazelenme arzusunun arasında kalakalmıştır. Ülkücü yapı hiçbir stratejik dil senaristinin oyununa gelmeden bu acımasız makasın presinden acilen kurtulmalı, kendi kültür kodlarına, inanç damarlarına ve hedeflediği ufka yeniden dönmelidir; bugünü Türkçe okuyarak, geleceği Türkçe hayal ederek…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

AK Parti'de belediye başkanlarının ardından...
AK Parti, belediye başkanlıkları ile değişimin zaman kaybedilmeden gerçekleştirilmesini amaçlıyor. Hemen...

Haberi Oku