POLİTİKA:
banner157
Erdoğan'dan Zübeyde Hanım'a hakarete sert tepki
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin’de gezisini izleyen gazetecilerle sohbet toplantısı yaptı.

Atatürk'e ve Zübeyde Hanım'a yönelik hakaretlere ilişkin soruları da cevaplandıran Cumhurbaşkanı, söz konusu açıklamalara sert tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'a yapılan hakaretler için "Olay çok çirkin. Şüphesiz ki annelerin, eşlerin bu işe karıştırılması son derece çirkin. Olay yargı sürecine girdiği için kendimi yargı yerine koymak suretiyle değerlendirmem doğru olmaz. Zaten önce gözaltı, sonra tutuklama işlemleri oldu. Nereye kadar uzar bunu yargıda göreceğiz" yorumunda bulundu.

ABD'YE SERT MESAJ

Erdoğan öte yandan ABD ile yaşanan gerilime ve yapılacak görüşmelere ilişkin de şunları söyledi:

"Adalet Bakanı’mız Bekir Bozdağ’ın ABD Adalet Bakanı ile yaptığı görüşme, malum şahsa ait bir bilgilendirmedir. Diğerleriyle yapılanların hepsi Suriye ağırlıklı görüşmelerdir. PYD- YPG ile ilgili, Amerika’nın duruşuyla bizim duruşumuzu netleştirecek, işimiz kolay olsun diye yapılan adımlardır. Birçok belgeler sundular. Şimdi nihai görüşmeyi biz yapacağız. Sonra da nihai kararımızı vereceğiz. Eğer stratejik müttefiksek ittifak içinde karar almamız lazım. İttifaka gölge düşecekse başımızın çaresine bakmamız lazım. Biz bu ittifakı Türkiye’nin aleyhine olacak yaklaşımlara boğduramayız. Bunu özellikle ifade etmem lazım. Bu tepeden tırnağa yalandır. Bunu kim söylüyorsa tamamıyla zırvadır, yalandır, uydurmadır, iftiradır.

Bir kere daha DEAŞ tehlikesini ABD fark etmeden önce, Türkiye bunu fark etmiş ve ona karşı tavrını en sert şekilde ortaya koymuştur. Eğer biz bu tavrı ortaya koymamış olsaydık DEAŞ bu bocalamanın içine girmezdi. Irak’ta biz mi varız. Orada kim var? Koalisyon güçlerinin başında kim var? ABD var. DEAŞ Musul’a girdi mi, girdi. Ambar’a girdi mi, ne yaptılar? Ne yaptılar, hiç. Ama orada üssümüze saldırmaya yeltendiler, biz derslerini verdik. Bizim üssümüzü hazmedemediler. Biz dedik ki: 'Kusura bakmayın, o üs orada kalacak.' O üs peşmergeyi yetiştirdi. Ninova Muhafızları orada yetişti. Kime karşı? DEAŞ’a karşı. Bunu yapan biziz.

"OBAMA YÖNETİMİNİN İFTİRASIDIR"

DEAŞ’a karşı bizim Türkiye’de mücadele vermediğimizi söylemek Türkiye’ye ihanettir. Obama yönetiminin iftirasıdır. Bu dönemde Suriye ve Irak meselesini ne yazık ki Trump’ın kucağına bu şekilde bırakmıştır. Aşağıda Obama’nın ekipleri var. Ben diyorum ki burada ne YPG’ye ne PYD’ye ihtiyaç yok. Bunlar terör örgütüdür. DEAŞ ile mücadele için YPG ile işbirliğini şart telakki etmek, aslında koalisyonun ve ABD’nin itibarını yok etmektir. Bu mücadeleyi bizler, NATO’da birlikte olduğumuz güçlerle, bu bölgedeki diğer ülkelerle, Suudi Arabistan başta olmak üzere Katar, Lübnan, Ürdün hep beraber yapabiliriz. Bu terör örgütüne ihtiyacımız yok. Biz bunu, Cerablus, Dabık, Rai, El Bab’da ispat ettik. Şimdi diyoruz ki: 'Mümbiç’te ve Rakka’da ispat ederiz.' Ama söylediklerimiz ne yazık ki başta Obama olmak üzere ilgi uyandırmadı. Bakın Sayın Trump bir açıklama yaptı, ki bu bizim Obama’ya teklifimizdir. Dedik ki: 'Eğit donat olayını biz yaparız. Uçuşa yasak bölge ilan edelim.' 'Aynı zamanda terörden arındırılmış güvenli bölge olsun' dedim, bu benim ilk yaptığım açıklamadır. Trump da benzer açıklamayı yaptı. Bir taraftan da Özgür Suriye Ordusu eğitimini veriyoruz. Bu sayıyı daha da artırmak suretiyle SDG’ye, SDF’ye ihtiyaç yok.

Gerekirse ayrıca destek veririz ve meseleyi hallederiz. Baştan beri bunu söyledik, ne yazık ki buna itibar etmediler. Amerika’da bazı haddini bilmezlerin oyunlarıyla, yazılı-görsel medyanın oyunlarıyla 'Türkiye DEAŞ’a karşı gerekeni yapmadı' diyerek iftira etmeye kalkışıyorlar. Halbuki bu örgüte karşı en büyük mücadeleyi veren Türkiye olmuştur.

Başından beri niçin Tayyip Erdoğan Batı basınının olduğu gibi DEAŞ’ın da hedefindedir? DEAŞ’ın hedefinde ben varım. Kendi yayın organlarında benim boy boy resimlerim var. Bu iftirayı atanların bu yayın organlarında resimleri var mı? Yok. Biz inandığımız şeyi inandığımız şekilde yaparız.”

“ÖRTBAS ETMEYE DÖNÜK ŞEYLER OLABİLİR Mİ?”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bülent Gedikli hükümete yakın Akşam gazetesine verdiği röportajda Mustafa Kemal Atatürk’e edilen hakaretle ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Bu yayınları yapanlar hakkında tutuklama kararı. Birden bire bunların ortaya çıkması çok enteresan.Bu adamlara bakıyorsunuz kim oldukları belli değil. Bunların ortaya atılmasında da ben farklı şeyler olduğunu düşünüyorum. Şimdi Gazi Mustafa Kemal bu toplumun ortak değeri. Tam bu sıralarda ortaya atılması acaba başka şeyleri örtbas etmek için gündemi bir şekilde saptırmak için ya da bir ayrışma sağlamak için olabilir. B hakaretlerin  hesabını elbette mahkemeler soracak

Türkiye’nin  kurucusu olan bir insan hakkında siz nasıl böyle konuşursunuz. Ben bunların operasyon olduğunu düşünüyorum. Çok önemli gündemler var. Sayın başsavcının vefatı gibi acaba bunu mu saptırmaya dönük? Ya da örtbas etmeye dönük şeyler olabilir mi?”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

DERVİŞOĞLU: BAHÇELİ BANA DÖN DEMEZ!

Haberi Oku