POLİTİKA:
banner157
Erdoğan AK Parti'nin 3'üncü Olağanüstü Büyük Kongresi'nde konuştu
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca olağanüstü hal (OHAL) tartışmalarına ilişkin "OHAL'in kaldırılmasını soruyorsunuz. Kalkmayacak. Ne zamana kadar? Ülkenin durumu huzura, refaha erene kadar. Neden OHAL kalksın?" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti genel başkanlığı için tek aday gösterildiği 3'üncü Olağanüstü Büyük Kongre'de hitap etti. Partilileri selamlayarak, konuşmasına başlayan Erdoğan, şunları söyledi: "Sizleri hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Allah'ın rahmeti, bereketi sizinle olsun. BU vuslat kongresi için 81 ilden salonumuzu teşrif eden tüm kardeşlerime Ankara'ya hoş geldiniz diyorum. Yurt dışından teşrif ederek bu mutlu günümüzü bizlerle paylaşan misafirlerimiz hoş geldiniz. Kurulduğu 14 Ağustos 2001'den bugüne kadar görev alış genel başkanlarımıza, MKYK üyelerimize, bakanlarımıza milletvekillerimize il ilçe belediye başkanlarımıza, belediye meclis üyelerimize, köy mahalle temsilcilerimizi, sandık müşahitlerimize tüm gönüldaşlarımıza şükranlarımı sunuyor her birini ayrı ayrı selamlıyorum. 19 Mayıs'ı geride bıraktık. Gençliğin dinamizmi ile geleceği buluşturduk. Bu vesileyle coğrafyamızdaki ilk devletimizi kuran Süleyman Şah'tan Gazi Mustafa Kemal'e kadar bu toprakları vatanımız haline getiren tüm abide isimleri rahmetle anıyorum"



"BU SADECE HUKUKİ BİR AYRILIKTI"

Bugün, daha büyük hedefler için yeni bir başlangıç yapıldığını belirten Erdoğan, "'27 Ağustos 2014'te sizlere her bitiş yeni bir başlangıçtır' diyerek, helalleşerek, ayrılmıştık. Hatırlayın o gün, tabii bu sadece hukuki bir ayrılıktı. Gönüllerimiz hiçbir zaman ayrı düşmedi. Sevinçlerimizi hüzünlerimizi hep tek yürek tek kalp olarak yaşadık. Tam 998 gün sonra yine aynı salonda nerede kalmıştık diyerek yeniden bir aradayız. Cumhurbaşkanlığına aday olurken bunun bir Fatiha olduğunu, yeni bir başlangıç olduğunu ifade etmiştik. Bugün bir kez daha besmelemizi çekiyor, Fatiha'mızı okuyor, daha büyük hedefler için yeni bir başlangıç yapıyoruz. Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla. Alemlerin Rabb'i olan Allah'a hamd olsun" dedi. 



"TABANDAN TEPEYE DOĞRU GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ İLK VE TEK PARTİ, AK PARTİ"

AK Parti'nin milletin partisi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "16 yıl önce çıktığımız bu kutlu yolda sadece rabbimizden yardım istedik, milletimizden destek talep ettik. Dudaklarından dökülen hayır dualarına sandıkta kullandığı oy kadar önem verdiğimiz için 16 yıldır sürekli büyüyüp, güçlenerek, bu günlere geldik. Gönül kazanmayı oy kazanmak gibi önemli gördüğümüz için içerde ve dışardaki onca saldırıya rağmen dik kalabildik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla milletimizi yanımıza bulduk. Bu ülkede güvenlik kaygılarıyla demokrasi taleplerinin aynı anda karşılanabileceğini gösterdiğimiz için 81 vilayetimizin tamamında karşılık bulan tek parti olduk. Ayrımcılık yapmadık, hangi il olursa olsun ulaştık, burası şu bu partiye oy verdi demedik. Bundan sonra da götürmeye devam edeceğiz. Eğitimden sağlığa adaletten emniyete ulaşımdan enerjiye tüm hizmetleri götürmek suretiyle herkesi bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı haline getirdik. Türkiye'nin gücü ve imkanlarının kendi vatandaşlarıyla birlikte gariplere kucak açtığını gösterdiğimiz için nereye gitsek muhabbetle karşılanıyoruz. 16 yıl sonra dahi AK Parti nedir diye soranlar varsa, AK Parti işte budur. Kuruluşumuzdan bugüne kadar 188 ay geçti. AK Parti'yi kurarken, isminden ve provalarından başlayarak partimizi milletimize hizmetkar olacak bir anlayışla dizayn ettik. Kuruluşu tabandan tepeye doğru gerçekleştirilmiş ilk ve tek parti AK Parti'dir. Bunun için AK Parti milletin partisidir"



"BU UZUN YOLCULUKTA YOLUNU KAYBEDENLER, GERİDE KALANLAR OLDU"

AK Parti'nin, değişimin ve demokrasinin teminatı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "AK Parti reformun adresidir. Kerameti hiçbir zaman kendimizde görmeden işin sırrının yaptığımız hizmetler olduğunu bilerek mücadeleden mücadeleye koştuk. Bu uzun meşakkatli, sabır gerektiren yolculukta elbette yorulanlar oldu, elbette yolunu kaybedenler oldu, elbette çeşitli sebeplerle geride kalanlar oldu. Ama AK Parti olarak bizim ne menzilimiz değişti ne de milletimizle aramızdaki rabıtamız zayıfladı. Rabbim ömür ve imkan verdikçe milletimize hizmet yolunda çalışmayı sürdüreceğiz. Çünkü bu kutlu, hayırlı bir yoldur. Çünkü bu kendimizle birlikte çocuklarımızın torunlarımız hayatını şekillendirecektir. O nedenle kim dönerse dönsün biz dönmeyiz bu yoldan. Çünkü bu kutlu bir yoldur. Bu hayırlı bir yoldur. İster 3 Kasım 2002'de olduğu gibi Meclis'e sokmasınlar ister 2008'de olduğu gibi partimizi kapatmaya çalışsınlar ister 2013'te olduğu sokakların altını üstüne getirsinler, ister 15 Temmuz' da olduğu gibi canımıza kastetsinler. Ne yaparlarsa yapsınlar biz bu yoldan dönemeyeceğiz" 



"İHANETİMİZ ASLA OLMADI, EKSİKLERİMİZ OLMUŞTUR"

Hak olan yoldan sapmadan, hizmetlere devam edileceğini söyleyen Erdoğan, "Allah'ımıza can, milletimize hizmet borcumuzdan başka kimseye eyvallahımız yok, olmayacaktır. Yarın milletimizin karşısında boynumuz bükük durmaktansa içerdeki ve dışarıdaki alçakların karşısında dimdik dikilir kaderimiz neyse onu yaşarız. Ölümden öte köy olmadığını biliriz. Bugüne kadar Allah'tan hep hayırlısını istedik. Siyasetin, rakibin bile hayırlısı için dua ettik. Şu saatten sonra bu kardeşiniz Tayyip Erdoğan'ın ülkesinin hayrına olmayan bir davranışını duyarsanız bugüne kadar yaptığı her şeyi bırakın ve gereğini yapın. Böyle bir yanlışın içine düşen Erdoğan'ın tüm hakları size helaldir. Ben de milletimizden helallik istiyorum. İnancımıza ve milletimize ihanet noktasına düşmedik. İhanetimiz asla olmadı, eksiklerimiz olmuştur. Hak olan yoldan sapmadan hizmetlerimize devam edeceğiz" dedi. 



"İSTERSE BABAMIN OĞLU OLSUN, KİMİN YANLIŞI VARSA KARŞISINDA YER ALIRIM"

Türkiye'nin terörle mücadelesine de değinen Erdoğan, "Namert kaçar, mert dövüşür. Biz hiçbir zaman kaçanlardan olmadık. Bölgede kiminle yol yürüyecekleri konusunda kafası karışık olanlar şu gerçeği bilsinler: FETÖ'den PKK ve DEAŞ'a kadar terör örgütlerinin hiçbiriyle meselem şahsi değildir. Eksiklerimiz hatalarımız elbette olmuştur ama ihanetimiz asla vaki değildir. İnşallah bundan sonra da hak olan yoldan sapmadan devam edeceğiz. Türkiye'nin FETÖ ile PKK ile DEAŞ ile diğer terör örgütleriyle mücadelesini işte bu anlayışla yürüttük yürütüyoruz. Bizim kimseye karşı kişisel bir husumetimiz yoktur ama bu aziz milletimizin hakkının yenilmesine geleceğinin tehlikeye atılmasına da iznimiz yoktur. İsterse babamın oğlu olsun kimin böyle bir yanlışı varsa karşısında yer alırım. Kimseye diyet borcumuz bulunmuyor. Elbette mazlumun hakkını korumak görevimizdir ama bu mazlum kılığına girmiş zalimlerin oyunlarına teslim olacağımız anlamına gelmiyor" diye konuştu. 



"İTİRAFÇILIK OYUNLARIYLA MÜCADELENİN SULANDIRILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ"

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadeleye ilişkin de açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Takiye, yalan, dolan, iftira ile yıllarca milletimizin tertemiz duygularını istismar edenlerin yüzlerindeki maske düşmüştür. Adeta insanlarımızın kanını sömürenlerin oyunları önce 17-25 Aralık, sonra 15 Temmuz'da ortaya çıkmıştır. FETÖ ile mücadelede bulunduğumuz yere bir anda gelmedik. 17-25 Aralık emniyet yargı darbe girişiminin ardından çağrı yaptık. Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet olan bu yapıyla ilişkinizi kesin dedik. Çağrımız üzerine bu ihanet çetesiyle ilişkisini kesenler kendilerini kurtardılar. Ama iletişim programlarını kullanarak, bankalarına para yatırarak destek olanlar için yapacak bir şeyimiz kalmadı. Türkiye'nin ve Türk milletinin bu örgütün bir başka ihanet teşebbüsüne daha tahammülü yoktur. Eğer bu mücadele gerektiği gibi yürütülmezse ülkemiz daha büyük tehlike altında kalacaktır. O yüzden bütün milletimizi ucu en yakınımıza da uzansa mücadeleye davet ediyorum. İtirafçılık oyunları ile mücadelenin sulandırılmasına izin vermeyeceğiz. Bu konuda önümüzdeki dönemde çok daha hassas, çok daha kararlı bir mücadele yürütülmesini temin edeceğiz. Özel haberleşme programlarını kullanarak, üyeliklerini kullanıp, kurumlarına destek olanlar için örgütü destekleyenler için yapacak bir şeyimiz kalmadı. Acaba Pensilvanya'da 400 dönümlük arazide bu FETÖ denilen şahıs niçin besleniyor, niçin koruma altındadır?"



"BUNDAN SONRAKİ SÜREÇ, BUNLARI TAMAMIYLA YOK ETME SÜRECİ"

Terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapan Erdoğan, "İnlerine girdik giriyoruz. Ülkemiz sınırları içinde Tendürek, Gabar, Cudi'de 65'i aşkın mağaralara girildi ve 600'ü aşkın terörist etkisiz hale getirildi. Buralara kadar bunlar nasıl girdiler. İşte bundan sonraki süreçte tamamıyla bunları yok etme sürecidir. Çekinmeden yılmadan asker ve polisimizle güvenlik korucularımızla bu hayata geçiyor şimdi" dedi. 



"BATI ÜLKELERİNİN EN KÜÇÜK TEHDİT KARŞISINDA NASIL SAVRULDUĞUNU GÖRÜYORUZ"

Türkiye'nin hukuk devleti niteliğinden taviz vermemiş bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, "Buradaki mesele ülkemiz ve milletimizin istikbali, istiklali, bekası meselesidir. Ortada şahsi bir mesele olmadığı için kimseyi affetmem ve cezalandırmam söz konusu olamaz. Her ne yapıyorsak ülkemiz milletimiz için yapıyoruz. Hukuk devleti niteliğinden taviz vermemiş bir ülkedir Türkiye. Ne kadar ihanet içinde olurlarsa olsunlar tüm terör örgütleriyle mücadelemizi hukuk içinde yürüttük, yürütüyoruz. Dünyada Türkiye'nin yaşadıklarını yaşayıp hukuk devleti ilkesine bu kadar bağlı kalacak bir ülke olduğunu sanmıyorum. Özellikle Batı ülkelerinin en küçük tehdit karşısında nasıl savrulduğunu görüyoruz. Biz öyle olmadık. Olmayacağız" diye konuştu. 



"OHAL'İ ÜLKEMİZİN HUZURU İÇİN UZAKTIK, UZATIYORUZ"

Ülkenin durumu, huzura ve refaha ermeden OHAL'in kaldırılmayacağını da vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bize şunu söylüyorlar: OHAL ne zaman kalkacak. Bende diyorum ki Fransa'da 15-20 terörist ayağa kalktı öldürüldü ve Fransa bir, bir buçuk yıldır OHAL ilan etti. Benim ülkemde devlet yıkılmaya çalışıyorlar, biz 249 şehit veriyoruz. 2 bin 193 gazimiz var. Ya siz bize hangi yüzle OHAL'in kaldırılmasını soruyorsunuz. Kalkmayacak. Ne zamana kadar? Ülkenin durumu huzura, refaha erene kadar. Neden OHAL kalksın. Fabrikalar mı çalışmıyor, okullar mı kapalı? Biz OHAL'i ülkemizin huzuru için uzaktık, uzatıyoruz. Milletimize Rabia işaretiyle sembolleştirdiğimiz bir sözümüz var. Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet. Parti tüzüğünde bu yer alacak"



"TERCİHİMİZ, HER ŞEYE RAĞMEN YOLUMUZA AB İLE DEVAM ETMEKTİR"

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik sürecinin, birliğin riyakar tutumu yüzünden çıkmaza girdiğini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede bir daha kimsenin farklılıkları yüzünden horlanmasına, ötekileştirilmesine, cezalandırılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Özellikle gençlerimizin özgürlüğü konusunda en küçük bir tereddütleri olmasın. Kendilerinden önceki nesillerin maruz kaldıklarını yaşamayacaklar. Demokrasi lafla değil, icraatla olur. AB'nin artık ülkemizin onurunu hiçe sayan iki yüzlü tavrına daha fazla tahammül etmek zorunda değiliz. AB ya bize verdiği sözleri tutar ya da herkes kendi bildiğini yapar. Bizim tercihimiz her şeye rağmen yolumuza AB ile devam etmektir. Burada kararı verecek olan AB'dir" dedi.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

MHP'den sert açıklama!
MHP'den Kuzey Irak'ta yapılacak referandumla ilgili sert bir açıklama geldi. Türkiye'nin üzerine...

Haberi Oku