FLAŞ HABER
POLİTİKA:
banner157
Devlet Bahçeli 'Siyaset ve Liderlik Okulunda”  çok sert konuştu
 Konuşmasının bir bölümünde MHP Gnel Başkan Adayı Meral Akşeneri kast ederek "Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi tecrübe körüklenmiş, milliyetçi fikriyatla tutuşturulmuş, fedakarlık ve cefakarlıklarla tüten Türk-İslam ülküsünün şehit ocağıdır. Bu ocağa hiç kimse istikamet çizemez. Bu ocağa hiçbir paralel emel nüfuz edemez. Bu ocak helaldir, dualıdır, ecdadın emanetidir. Faili meçhul cinayetleri kabullenip MHP’ye mal etmek için hazırlık yapanlar elbette bu kutlu hareketi durduramaz, bu büyük hareketi engelleyemez.Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi’nin karalanmasına, suçlanmasına, en başta Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in asil ve soylu neferleri izin vermeyecektir."dedi.

İşte konuşmasının satır başları;

"Türk seçmeninde yaklaşık 50 yıldır yaşanan popülist siyaset-geçim kaygısı ve oya tahvil etme döngüsü gelenekselleşerek bir politik statüko halini almıştır.

Bu siyasal patronaj ilişki aslında son 14 yılda iyice derinleşmiştir.

Bundan dolayı da orta ve uzun vadede kaybeden milletten başkası olmamaktadır.

İçinde bulunduğumuz istikrarsızlık tablosu benimsenen ve takip edilen kusurlu siyaset anlayışının ülkemizi düşürdüğü açmazın ispatından başka bir şey değildir.

Bize düşen görev, siyasetin doğasında var olan yerelden merkeze doğru yükselme kanallarını açık tutarak “saha”dan siyasetçi yetiştirmeyi sürdürürken, diğer yandan siyaseti bilim disiplini içinde anlamış, algılamış eğitilmiş kadroları siyasetimize katabilmek olmalıdır.

Millet nezdinde cevap bulmuş ve yaygınlaşmış siyaset alanı yatay siyasetin omurgasını oluştururken, uzmanlaşmış kadroların süreçleri, durumları ve geleceği yorumlayan vizyonları ise dikey siyasetin gücünü artıracaktır.

Bu yolla hem toplumsallaşma mümkün olacak, hem de adına siyaset yaptığımız milletimizin sorunlarına ön almak ve çözüm bulmak söz konusu hale gelecektir.

Yatay ve dikey boyutları olan iki kanatlı siyaset yapılanmasını başardığımız ve ulaştığımız ölçüde yalnızca partimizin yükselmesini sağlamakla kalmayacağız, aynı zamanda, tutarlı, ahlaklı, milli ve köklü bir siyaset anlayışını ülkemize kazandırmış olacağız.

Tüm itiraz ve aleyhe sürdürülen kara kampanyaya rağmen, Milliyetçi Hareket Partisi iç bünyesindeki siyasal dengeyi emek ve bedel ödeyerek tesis etmiştir."

Bağımlı siyasete her zaman hayır dedik, millete inandık.

"İktidar olma uğruna ülkülerimizi çiğneyin diyenlere itiraz ettik, bunlara karşı davamızın ruhuyla duruş gösterdik.

Bizim dört şartımızı çok bulan, çok gören; hatta koalisyon kurmaktan korktuğumuzu söyleyenler, gelişmelere bakarak ne kadar haklı olduğumuzu sanıyorum kabulleneceklerdir.

Siyasette gelecek okunamazsa, olayların yönü görülemezse ilk engelde düşmek, ilk çengelde takılmak adeta kaderdir.

Bu nedenle her zaman ve sürekli önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben inancımızı vurguladık, bunu dile getirdik.

MHP’yi olağanüstü kurultay süreciyle meşgul edenlerin, aslında Türkiye’nin olağanüstü şartlara mahkûm olmasını planlayanlardan başkası olmadığını yüreklice söyledik.

İstenen; bizim Türkiye gündeminden kopmamızdır.

İstenen; bizim iç meselelere gömülmemizdir.

Amaç durgun bir MHP, vurgun yemiş bir Türk milliyetçiliğidir.

Çok şükür başaramadılar, asla da başaramayacaklardır.

Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi tecrübe körüklenmiş, milliyetçi fikriyatla tutuşturulmuş, fedakarlık ve cefakarlıklarla tüten Türk-İslam ülküsünün şehit ocağıdır.

Bu ocağa hiç kimse istikamet çizemez.


Bu ocağa hiçbir paralel emel nüfuz edemez.

Bu ocak helaldir, dualıdır, ecdadın emanetidir.

Faili meçhul cinayetleri kabullenip MHP’ye mal etmek için hazırlık yapanlar elbette bu kutlu hareketi durduramaz, bu büyük hareketi engelleyemez.

Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi’nin karalanmasına, suçlanmasına, en başta Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in asil ve soylu neferleri izin vermeyecektir."

Faili meçhul cinayetleri kabullenip MHP’ye mal etmek için hazırlık yapanlar elbette bu kutlu hareketi durduramaz, bu büyük hareketi engelleyemez.

Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi’nin karalanmasına, suçlanmasına, en başta Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in asil ve soylu neferleri izin vermeyecektir.

Diyorum ki, MHP, kuşatılamaz, rehin alınamaz.

MHP, hain ve işbirlikçilerin hasmı; Türkiye düşmanı çevrelere aman vermeyecek inanmışlık anıtı ve cesur yürektir.

Tıpkı daha önceki saldırılar nasıl geçtiyse, bugünkülerde bir müddet sonra mutlaka geride kalacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi bu cennet vatanı namus bildiğinden hak ettiği zirvelere çıkaracak, mutlaka da iktidar olacaktır.

Ülkemiz kansız ve silahsız bir hükümet tasfiyesini yaşamaktadır.


Sandıktan çıkan bir Başbakan’ın, 1 Kasım’dan itibaren geçen 6 aylık sürenin sonunda teslim bayrağını çekmesini ibretle izliyoruz.

Elbette AKP’nin içişlerine karışma gibi bir yanlışın tarafı olmayız.

22 Mayıs’ta yapılacak AKP’nin Olağanüstü Kongresi’nde ne olup biteceğiyle ilgili ahkam kesmemiz de doğru olmayacaktır.

Ancak AKP’deki gelişmeler yalnızca bir partinin meselesi de görülmeyecektir.

Zira ülkemizin kaderi hali hazırda AKP’nin elindedir.

Bu kapsamda ağırlaşan siyasi gündemi görmezden gelemeyiz.

Çünkü Türkiye hepimizindir.

Bu ülke Türk milletine aittir.

Bıçak sırtında sosyal ve ekonomik dengeler varken, iç ve dış politik gelişmeler alarm verirken, Sayın Davutoğlu’nun hangi zaruri nedenlerle görevini bırakma kararı aldığını pek tabii merak eder, peşine düşeriz.

Dere geçilirken at değiştirilmesinin mahsurlu olduğunu da çekinmeden söyleriz.

AKP’deki kaynamaların, Genel Başkan ve Başbakan değişiminin oldubittiye getirilmesi, millete rağmen gerçekleştirilmesi tartışmalı bir konudur.

Sayın Davutoğlu, Başbakanlığı bir çırpıda bırakmasını millete ve tarihe nasıl anlatacaktır?

Davutoğlu’nun üzerini bir kalemde çizenler bu vebalin altından nasıl kalkacaklardır?

Merhum Demirel’in şapkamı alır giderim sözüyle, tercihim değildi, zaruretten doğdu diyen Davutoğlu’nun ne farkı vardır?

64. Cumhuriyet Hükümetini fiilen sonlandıran dinamiklerin geri planında neler ve hangi arayışlar hakimdir?

Bu soruların cevaplarını aziz milletimiz merak etmektedir.

Cumhurbaşkanı’nın AKP üzerindeki yüksek tesiri malumumuzdur.

Hatta Sayın Davutoğlu’nun partinin başına getirilmesinde ve Başbakan olmasında belirleyici vasfı ve yönlendirmesi de bilinmektedir.

Ne var ki Davutoğlu emanetçi olmayacağını söylemişti.

Fakat Erdoğan’ın gölgesinden çıkamadı, rüştünü ispat edemedi.

Bu nedenle de sürekli vesayet altında kaldı.

Kendi duruşunu, kendi siyasetçi kimliğini canlı bir şekilde savunamadı, çok istese de inşa edemedi.

İkazen ve altını çizerek ifade ediyorum ki, milli güvenliğimiz kriz geçirmektedir.

Kahraman Mehmetçik ve Polislerimiz terörle korkusuzca mücadele etmektedir.

Siyasi iradedeki muhtemel bir gevşeme, iktidardaki çok boyutlu bir bunalım acı verici sonuçlara davetiye çıkaracaktır.

Türkiye’nin düşük profilli bir Başbakan’la kaybedeceği bir saniyesi bile yoktur.

Türkiye’nin zaafa düşmüş bir hükümete tahammülü artık imkânsızdır.

Çünkü yüksek risk ve tehlikeler ülkemizin üzerinden silindir gibi geçebilecektir.

Biz asla bir vatan kaybetmek istemiyoruz.

Bu itibarla güçlü bir iktidarın varlığını milli bir ödev olarak değerlendiriyoruz.

AKP’nin 22 Mayıs Kongresinden sonra, terörle mücadele tavsayacak, Türkiye’nin zayıflaması ve boşluğa düşme ihtimali doğacaksa, Milliyetçi Hareket Partisi’nin bunu seyretmesi şimdiden söylüyorum akla ve milliyetçi şuura tamamen aykırıdır.

Eğer ihtiyaç hasıl olursa, eğer gerek duyulursa, Türkiye’nin milli ve tarihi çıkarlarını savunmak için, düne kadar hükümete verdiğimiz fiili destek hukuki bir boyut alabilecek ve Milliyetçi Hareket Partisi yalnızca ülke ve milleti için her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğunu kanıtlayacaktır.










Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
hasan 1 yıl önce

defol git artık.

Misafir Avatar
mehmet 1 yıl önce

sayın bahçeli konuşmalarınızın hiç bir anlamı ve karşılığı yoktur. kendinizi yormayınız.

Misafir Avatar
kaymazhoca 1 yıl önce

sayın asri karaaslan artık şimdi de bahçeli güzellemesi mi yapmaya başladı.siesinde eskiden haber erkte de yazarken bay bahçeli ve ekibinden pek hoşlanmazdı.ne oldu da bu gün, bu bahçeli ve ekibi ülke için hangi güzelliklere vesile olduda onun sesini,haberini vermeye hemde severek başladı.mhp nin başına taşı getirseniz taşı bu beceriksizlerden daha düzgün yönetir.

Misafir Avatar
Sabahattin MADEN 1 yıl önce

akp yardakçılığı yapmaya devam etmek için kıçını yırtıyor bahçeli. tayyip başkan olursa ilk madalya vereceği kişilerden birisi de kesin bahçeli olucak.

Misafir Avatar
Ercan Karacan 1 yıl önce

söyledikleri ile bu kadar çelişen ve tam tersini yapan bir muhalefet bu güne kadar siyaset sahnesinde görülmemişti! sayın bahçeli bunun tek ve mümtaz! örneğidir. bahçeli varken akepe denen parti her girdiği maça 5-0 önde giriyor ve girecektir! erdoğan ve avanesi böyle bir lideri nasıl sevmesin! bulmuşlar böyle imam'ı! istedikleri gibi fetva çıkratıyorlar! bende olsam bahçeliyi desteklerdim! ülkücüleri muhalif ettiniz kendinize.. ülkücüyü ülkücüye düşman ettiniz! en büyük nifak ve fesadı bu partiye bahçelii vermiştir! daha öteside yoktur! yazıklar olsun bahçeli diye hönkürenlere!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

KILIÇDAROĞLU, AKŞENER VE HDP'YE YEŞİL...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'HDP ve Akşener'le ittifak yapar mısınız?' sorusu...

Haberi Oku