MANKURTLAŞMA tabirinin kökeni Manas Destanı’na kadar uzanır. Mankurt kavramını Manas Destanı’ndan alıp hafızalara kazıyan isim Cengiz Aytmatov’dur.Cengiz Aytmatov,” Gün Olur Asra Bedel”romanında geçen ‘’Nayman Ana destanında’’ bir Mankurtlaştırma hikâyesi anlatır.Cengiz Aytmatov MANKURTLAŞMA tabirini romanına, Sovyetler Birliğinde rejimin komünist ideolojiyi bir manda derisi gibi kafalarını sarıp beyinlerini dumura uğrattığı;Milletine,halkına ve kendisine yabancılaştırdığı,Komünist Partili bürokratları anlatmak için koymuştur.

HİKAYE ÖZET OLARAK ŞUDUR:Türk boyları ile düşman kabile Juan-Juanlar arasında yapılan savaşta, Juan Juanlar,esir düşenlere özel bir işkence yöntemiyle geçmişini unutturup, deve çobanı yapıyorlar.Esirlerin elleri kolları bağlanıp saçları usturayla kazınıyor.Kesilen devenin boyun derisi çıkarılıyor ve bu deriyi saçı kazınmış esirlerin kafasına geçiriyorlar. Başları sağa sola oynamasın diye boyunlarına da tahta kalıp geçirip doğru çöle salıyorlar.Çığlıkları duyulmasın diye de elleri ayakları bağlanıyor.Kızgın güneş altında büzülen deri başı mengene gibi öyle sıkıştırıyor ki, esirin çıkmaya başlayan saçları dönüp yeniden başa batıyor. Beyin,bu basınç altında değişime uğruyor.Kızgın çölde aç susuz birkaç gün geçiren bu esirlerden birçoğu dayanamayıp ölüyor ve orada gömülüyor,Sağ kalıp belleğini yitirerek Mankurt olanlarsa günlerce beslenip güçlendiriliyor ve yeterince güçlendikten sonra köle pazarına götürülüp satılıyor.

Mankurt” kim olduğunu, soyunun sopunun nereden geldiğini, adını, çocukluğunu,anasını babasını bilmez,kısacası insan olduğunun bile farkında değildir.Herhangi bir köle sahibi için en büyük tehlike,kölesinin başkaldırmasıdır.Her köle fırsat bulunca isyan eder.Mankurt köleler arasında kaçmayı,karşı koymayı,başkaldırmayı düşünmeyen,alışılmışın dışında tek varlıktır.KÖPEKLERİN sahiplerini dinlemeleri gibi Mankurtta efendisinin sözünden dışarı çıkmaz.

Milli  kimlikten uzaklaşarak,içinde bulunduğu topluma yabancılaşmak .Mankurt işitmez,görmez,körü körüne taklit eder,aklını sahiplerine teslim etmiştir.Bir hayvan gibi itaat eder.Onun için biçilen rolü uygular.Kendisinden başkasını düşünmez.Arzuları ve istekleri, bedeninin ihtiyaçları onun için çok önemlidir. Heva ve hevesinin esiri olmuştur.Mankurtlaşan kişi toplumundan uzaklaşmış, kimliğini kaybetmiş, yabancılaşmıştır.

Mankurtlaşma,tarih boyunca hemen her toplumda bir şekilde yaşanmış, yaşanmaya da devam etmektedir.Aklını kullanmayan,düşünmeyen,işitmeyen, görmeyen,hissizleşmiş,körü körüne taklit eden,aklını efendilerine teslim etmiş insanlar her zaman var olduğu gibi var olmaya da devam edecektir.

Bu gün dünyada egemen olan kültürün istediği şekilde,Mankurtlaşma operasyonu yapılmaktadır.İnsanlara asılları unutturulmakta benliklerinin ve iradelerinin yitirilmesi amaçlanmakta,güdülen bir sürü olmaları,efendilerine kayıtsız şartsız itaat etmeleri istenmektedir.Küresel Mankurtlaştırma süreci tüm hızıyla sürerken kültürüne,diline,dinine, tarihine, örf ve adetlerine,kısacası bütün öz değerlerine yabancılaşmış yığınlar sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın büyük problemidir.Parçası olduğumuz toplumun çok büyük kesimi kendini,kendi geçmişini unutmuş,kendi değerlerine sırt dönmüş,kendi kendini inkar etmiş durumdadır.

Kurulu bir makine gibi kendi değerlerine küfretmekle meşgul olan toplumumuzdaki Mankurtların,modernleşme,demokratikleşme,özgürleşme gibi kavramlarla beyinleri yıkanmıştır.Bir toplumun kültürü ve kültürünü oluşturan medeniyetinin temel değerleri ile oynanırsa,bu tamir edilemez sorunlara yol açar. Kültürel değerlerine yabancılaşmış,kimliğinden utanır olmuş,kimliğini kaybetmiş,cinnet geçiren bir toplum.Suç işlemenin olağanlaştığı,ailelerin parçalandığı,cehaletin kol gezdiği,ahlaki olarak çökmeye yüz tutmuş bir sosyal yapı. Dinini, dilini, kimliğini, tarihini unutan bir gençlik.

Günümüzde de vahşi kapitalizmin çıkarları,kazançları için insanları teknoloji ile MANKURTLAŞTIRMAYI yaptıklarını görüyor olmamız gerekir.İnternet ve onunla birlikte her saniyemize giren cep telefonları.Çevrenize iyice bakmanıza bile gerek kalmadan görebileceğiniz manzaralar.Gençler cep telefonlarında ki oyunlar,eğlenceler vs.İki genç yan yana oturup konuşma yerine ellerinde ki aletlerle oyun oynamaları.Sohbetler,okumalar bitti.Aynı telefonlarla fotoğraflar çekerek internette paylaşımlar. Öz çekim paylaşımları.Hatta sosyal medyada ki paylaşımların bile okunmadan yapılması da çabası.Gençleri acilen bu tuzaktan,teknoloji tuzağından kurtarmak gerektiğine inanıyorum.

TÜRK;DÜŞÜN ÇALIŞ GÜVEN

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.