MAGAZİN:
banner157
AKŞENER O'NA ZULÜM EDİYOR!
 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)'ye gönül verenler yine Aziz Nesin'in ünlü romanı Zübükzade'ye taş çıkaracak bir örnek olayla karşı karşıya. 1 Kasım Genel Seçimlerinin ertesi günü MHP içinde yükselen çatlak seslere en yüksek perdeden koristlik yapan ve kendilerini "seçilmiş son başkanlar" olarak tanımladıkları için ülkücü camiada alay konusu olarak "son hava bükücüler" olarak adlandırılan il başkanlarının geneli uzun zaman önce ya ihraç edildi ya da istifa etti. Ancak içlerinden bir tanesi tüm çabalarına rağmen ihraç edilmedi. Ardahan MHP İl Başkanıydı ve uzun yıllardır bu görevi sürdürüyordu. Olağanüstü Kurultay yapılması için hemşehrisi Sinan Oğan lehine imza vermişti. Öyle ya Ardahan küçük memleket, MHP'nin Ardahan'da oy oranı belli. İl başkanlığından sonra oradan milletvekili çıkacak ya da Genel Merkez'e yönetici olacak değildi ya... Ama bir hemşehrisi Genel Başkan olsa, onun için herşey değişebilirdi, siyasetin aşılmaz görünen kale kapıları birdenbire sensörlü kapıya dönüşüverir, yoluna kırmızı halılar serilir, herkes karşısında topuk selamı verirdi... Hem neden olmasındı, Sinan bak okumuş oğlan, hem köyünü bile biliyordu, deyimlerinden, yöresel yemeklerine birdi. Varsın başkaları mikro milliyetçilik yapıyor diye suçlasındı o tam gaz asıldı; "OAN GELİYOR! OAN GELİYOR!" diye bastı yaygarayı... OAN'ın pekte geçer akçe olmadığını korsan kurultayda, Meral Akşener'in kendilerine tavrından gördü ilk... "ben böyle zulüm görmedim" diyordu... Akşener onları küçümsemiş, söz hakkı tanımamış hatta ülkücü iradeyi yok saymıştı. O zamanki duygularını; "Ben 22 yıl içinde hiçbir zaman o karşı çıktığımız Genel Merkez yöneticilerinin şimdiye kadar hiçbir ülkücüyü öyle aşağılayıcı bir tavır içine girdiğini görmedim." diyerek kamuoyuna duyurmuştu. Bir de tehdit savurmuştu Akşener'e; "süreçte kendisi kadar emek veren avukat Kürşat kardeşimin adını bile anmadı, aklınca küçümsedi. Ama delegeler arkadan şiddetle tepki gösterdi sonra usulen onların da adını söyledi. Bunun delege üzerinde nasıl etkisi olduğunu 10 Temmuz'da divan oylamasında hep beraber göreceğiz." sözleriyle.



Polat'a göre, Akşener ve ekibi güç zehirlenmesi yaşıyordu ve kendisi dilsiz şeytan olmamak adına tüm bunları dillendirmeliydi: "22 yıllık siyasi hayatımda edindiğim tercübeye göre yanlışları söylemeyi boynumun borcu olarak görüyorum.Şimdiden güç zehirlenmesine kapılan ve ülkücü iradeyi yok saymaya çalışan, kendilerini hareketin sahibi zannedenlerin hiç de öyle olmadıklarını gördüm. Hareketin asıl sahibi hiçbir maddi manevi beklentisi olmadan fedakarca emek veren şerefli ülkücülerin olduğunu hatırlatmak için bunları dillendirmeye devam edeceğim." "BENİ NEDEN İHRAÇ ETMİYORSUNUZ?" İmza veren il-ilçe başkanlarından muhalif harekete öncülük edenleri peyder pey ihraç ediliyordu ama gel gör ki; kimse Polat'ı ihraç etmiyordu. O dönemde ihraç edilmek muhalifler arasında bir çeşit kariyer kıstasıydı. İhraç edilenler kahraman ilan ediliyor, konuyu adeta "genel merkez benden korkuyor, bakın ben ne kadar etkili biriyim" noktasına vardırıyorlardı. Bizim Taşkın Polat ihraç edilebilmek için başladı ter dökmeye ama ne yapsa olmuyordu. Diğerleri kadar sivri ve çirkin söylemler kullanamıyordu belki de... Şikayet etmeye başladı, hatta facebooktan bir gün yazdı; "arkadaşlarımın hepsi ihraç ediliyor ama beni neden etmiyorlar. Onlar ihraç edilmişken benim edilmememden utanıyorum" diye... Korsan kurultaydaki tüm olumsuzluklara rağmen Sinan Oğan'ı desteklemeye devam etti. Bu arada Akşener'e salvoları da ara ara devam ediyordu. Korsan kurultayın iptal edileceği anlaşılmış, bunun sebebinin de Akşener ekibinin kasti dayatmaları olduğunu ilk günden Sinan Oğan ve Koray Aydın söylemişti. OAN OLDU BU AN Anayasa referandumunu belki fırsata çevirip yeniden bir şans yaratabilirlerdi kendilerine. Bırakmadı Oğan'ın peşini, birlikte "HAYIR" dediler... Referandumdan "EVET" çıktı. Korsan Kurultay iptal edildi... Diğer muhalif adaylar yeni parti peşinde koşmaya başladı. Fakat ters giden bir şey vardı; Sinan Oğan MHP'den ayrılmıyordu. Eee oldu mu şimdi? Kurultay'da genel başkan adayı olsa bile seçilme şansı hiç yok, bir başına Sinan Oğan ne yapabilir, yarın obür gün Lider Bahçeli Oğan'ı affetse yeniden partide görev verse bile bunun Taşkın Polat'a faydası ne? İl başkanlığı da elinden gitmiş, muhalif sevilmeyen adam olmuş ve şimdi ortada kalmış...



Oğan'ı desteklemekle hata ettiğini söyledi Taşkın Polat. Ne var bunda Cumhurbaşkanı kaç kez yanılmıştı, varsın kendisi de bir kez yanılmış olsundu. MANGALDA KÜL KALMADI "Ülkücülük şöyle olur, böyle olur! Partiye geçen yıl sızmış bize ülkücülük öğretiyor! Bunca yıllık dava adamıyım! Ülkücüyüz dediklerine bakmayın, bunlar aslında başka partiye oy veriyor!" sözleri ve söylemleri ardından elbette "ülkücü parti değiliz" şeklinde tanımlaması yapılan yeni partiye kendi ayaklarıyla tıpış tıpış gitmesi zor olacaktı... Hele bir de Akşener aleyhindeki o sözleri varken...



Ama ne kadar zıplarsa zıplasın, kısa boyundan mı mütevellit nedir bilinmez kimse onu ya görmüyor ya da ciddiye almıyordu. Kendine "ihraç edildim, mecbur kaldığımdan gidiyorum" mağduriyeti ve mazereti yaratamadı. Ablayla da arayı düzeltmişti; sağolsun öbür son hava bükücüler, Polat'ı yalnız bırakacak değillerdi ya...




BASTI İSTİFAYI! 



Sonunda baktı durumu lehine çeviremiyor, bizim siyasi kadavra bastı istifayı. Yeniçağ'a haber olmanın gururunu yaşadı en azından. Onurla paylaştı haberin görselini tek faaliyet alanı olan facebooktan. Çaresizliğinden mi yoksa mazoşistliğinden midir bilinmez; şimdilerde Meral abla diye kükrüyor... Hani 'kendisine zulmeden, aşağılayan, ülkücü iradeyi yok sayan ama hiç bir zaman ülkücü iradeyi temsil edemeyecek olan' o Meral abla! '25'inde parti kuruluşu için Ankara'da olacağım' diye etekleri zil çalıyor... Bir "son hava bükücü"nün anotomisini siyasi kadavra üzerinde inceleme şansı yakalamışken, 25'inde başka siyasi kadavraları da görme şansımız olacak... Ve hatta bu kez ders biraz daha ileri safhada; organ nakillerine tanık olacağız; ülkücü yürekler kapitalist merkez sağ bedenlere hunharca monte edilecek; o an, bu an, şu an, ama sadece BİR AN... o bedenler ayakta kalsın diye...

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Xavi’nin yer sofrasındaki fotoğrafı Twitter’da...
Katar'ın Al Sadd takımında yıllık 10 milyon euro kazanan İspanyol yıldız Xavi'nin yer sofrasında...

Haberi Oku