Sırf demagoji,istismar olur diye yazmaktan çok imtina ettim.. elim tuşlara defalarca geldi gitti. Sonra neden biz bu ibret vesikalarından ders çıkarmayız ki, aziz şehitlerimiz sadece yıldönümlerinde anma programlarında aklımıza getirmemiz için mi şehit düştü, dünyasını değiştirdi..

Onların şehit olmasının bir anlam ve önemi bir sebebi yok muydu?

Hangi değerler manzumesi bu kadar kıymetlidir ki candan aziz olsun..Şehitlik en mukaddes hediye, her isteyene nasip olmayan, Peygamberden sonra gerçek alemde ,Allah katında en nasipli kullar..

Ali İmran suresi 169-170 ayetlerinde ,Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın, bilakis Rableri katında diridirler. Allah'ın bol nimetinden onlara verdiği şeylerle sevinç içinde rızıklanırlar, arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.

Ülkücü hareketin hangi değerler silsilesini taşıdığını bu değerler uğruna can veren binlerce şehidimiz olduğunu hemen hemen bilmeyenimiz yoktur. En zorlu ve çetin şartlarda il , ilçe teşkilatlarını, Ocak ve diğer kuruluşlarımızı sadece açık tutmak için göz göre göre şahadete yürüyen binlerce Ülkücü şehit..

Her ilimizde muhakkak aziz canlarını ortaya koymuş sayısız şehit ve Gazimiz bulunmaktadır..Fakat son günlerde kapatılan illerimizden birisi olan Uşak teşkilatından vereceğimiz birkaç örnekle teşkilatların hangi bedeller karşılığında açık tutulduğunu anlamaya ve anlatmaya çalısalım istedik.

İşte bunlardan bir kaçı..

İsmail Bahadır Uşak 30.03.1980- Ali Köleoğlu Uşak 27.04.1980..Birisi ilçe başkanı İsmail Bahadır , Ali Köleoğlu’da il başkanıdır, İki ülkücü şehit, arasında sadece 27 gün var.Ruhları şad mekanları cennet olsun.

Geride koca bir aile ,çoluk, çocuk, gözü yaşlı eşler bırakıp ebedi aleme göçen iki Yiğit başkan..aralarında sadece 27 gün var.

Haşim Yıldırım Merkez ilçe başkanı 1979 Ağustosunda şehit edilir. Yerine gelen İsmail Bahadır’da 7 ay sonra şahadet şerbetini içer.

Canlı tanıklarından birebir dinlediğimiz kadarı ile Ali Köleoğlu’na dönemin ülkücü gençleri İl başkanlığı teklifi götürdüğünde; cevabı tarihe geçecek değerdedir..

- Sıra bana mı geldi , diyerek kabul etmiş ve görevi aldıktan birkaç ay sonra işyerinin önünde komünist militanlar tarafından şehit edilmiştir..Teşkilat kapanmasın diye…

İşte bu dönem Ülkücü hareketin tüm mensupları 1 kasım sonrası Ülkenin içinde bulunduğu ve götürülmek istediği yeri görerek Değişim talep etmiştir.

İşte merhum şehidin kapanmasın diye aziz canını bile bile kefen giydiği Uşak teşkilatı sırf değişim talep etti diye görevden alınmıştır.

Görevden aldıkları teşkilat, Ali Köleoğlu Şahadete yürüdüğünde henüz 7 yaşında olan evladı ve emaneti Kemal Köleoğlu’nun İl başkan yardımcısı olduğu bir teşkilattır.

Görevden aldıkları teşkilat, Hidayet Yılmaz’ın abisinin Merkez İlçe yöneticisi olduğu bir teşkilattır.

1997 yılından beri Devlet Bahçeli ve yönetimine tek eleştiriye tahammülü dahi olmayan eski il başkanlarından Ahmet Özyiğit sosyal medyadan uzak 68 kuşağı bir Ülkücü, iki defa il başkanlığı yapmış ömrünü Ülkücü hareketi iktidar etmeye vakfetmiş bir dava adamıdır.

Uşak’ın Aksakalı Ahmet Özyiğit oğlunun sosyal medya hesabından şu paylaşımda bulunmuş..

“Alınmış olan bu karar Milliyetçi hareketi kökünden dinamitleme hareketidir bu karar AKP nin tek başına iktidarda kalmasının en büyük sebebidir bu kararı alanların çok büyük bir vebalin altına girdiklerinin farkında olması gerekmektedir hayatını bu davaya verip 68 yılından itibaren liderinden davasından ve doktrinden taviz vermemiş, hiç bir menfaatin peşinde olmamış Alparslan'ını Kürşad’ını Ayşe'sini toprağa vermiş bu güne kadar öğrenci derneği Başkanlığı, gençlik kolları başkanlığı, Uşak ocak kurucusu, 2 dönem il başkanlığı yapmış biri olarak bu kararı alanları hakkımı helal etmiyorum Ahmet ÖZYİĞİT”

Son söz olarak görevden alınan il başkanım, kardeşim, can dostum Ali Kurt’un fırtınalı ve kıyasıya geçen il kongresi sonrası şahsımla paylaştığı bir anımızı kendisinden özür dileyerek burada paylaşıp yazıma son vermek istiyorum..

Ali Kurt ile kongre sonrası onun bürosunda oturup çay kahve sohbeti yaparken. Söz il teşkilatının kongre sonrası görev dağılımına gelmişti..

Ali kurt neden Kemal Köleoğlu’nu il başkan yardımcım yaptım biliyor musun dedi..

“O benim oturduğum koltuk için bedel ödeyen bir il başkanının oğlu ve ben yanlış yaptığımda ve nefsim öne çıktığında Kemal’e bakıp nerede? Kimin yerinde oturduğumu bana hatırlatsın , babasının bedel ödediği makamın sahibi , bir emanetçi olarak hata yaptığımda beni uyarsın istediğim için yardımcım yaptım. “

Sonuç olarak oturduğu koltuğun gerçek sahiplerinin ödediği bedele layık olmak için Uşak İl teşkilatı ve il başkanı Uşak’ta ekser çoğunluğun genel kanaatini alarak değişimden yana karar kılmış ve bu yolda görevden alınmayı dahi göze almıştır. İl başkanı için kasaba siyasetçisi kafası ile yapılan eleştirilere aslında onun bu duruşu bir cevaptır.İl başkanı eğer sen çok yaşa padişahım deseydi ne görevden alınır, ne teşkilatı kapanırdı.il başkanlığı için elini ovuşturanlara da fırsat filan doğmazdı.

Yani mevcut il Başkanlarının net durusundan, değişim talebinden, yani vazgeçmelerinden nemalanmak Ülkücü tavırdan ziyade oportünist bir davranış dan başka bir şey değildir.

İnanıyor ve biliyorum ki kapatılan bir çok il teşkilatı tarihi bedeller ödeyerek bulunduğu şehirdeki Ülkücülerin maddi manevi katkıları ile yıllar yılı ayakta durmakta her seçim döneminde kendi emeklerimizle mücadele etmekteyiz.
Fakat tek dertleri makamları olan , Ülkücü hareketi budamakla görevli ŞEFKAT makamında ki, ŞEFKAT Siz eller ,Tüzüğü tanımayıp mahkeme kapılarına gönderdikleri il teşkilatlarını aynı tüzüğü bahane ederek kapatma kararı vermektedir. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu…

Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde 9 il teşkilatı daha görevden alınmıştı. Aksaray, Uşak, Kilis, Denizli, Elazığ, Tokat, Kırklareli ,Trabzon, Bilecik Ardahan, Bayburt, Samsun, Sivas,Tekirdağ, Corum ve Gümüşhane IL BASKANLIKLARI VE bazı Merkez ilçe teşkilatları ile İstanbul’un en aksiyon teşkilatı Fatih İlçe teşkilatı kapatıldı .İstanbul’un en eylemsel İlçe başkanı Ali Dinçer Çolak’da sanırım oturanların gözlerine battı. En son finalini Türkmen Dağı Şehidimiz İbrahim Küçük ağabeyin emanetlerine bir ev alarak tamamlayan Ali Çolak başkanı da kutluyorum.Tüm bu teşkilatların yiğit ve dik duruşlu başkanlarını ayrı ayrı tebrik ediyor ve Tarihe bu günleri not düşüyorum.. Dün Hz.Ali’ler, Hz . Hüseyin’ler, İmamı Azamlar vazgeçenlerdi, Yezid’lerMuaviyeler ,Haccaclar zulm edenlerdi. Tarih dün kazananları değil, vazgeçenleri yazdı. Bu günde koltuk için zulm edenleri değil, koltuktan vazgeçenleri yazacaktır.

Görülüyor ki, değişim Ülke, ülkü ve Ülkücü hareket için son derece mecburidir…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.