GÜNÜN YAZISI:
banner157
Nerden çıktı bu Ülkücülük! Doğu Perinçek Yazdı...
 Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Aydınlık gazetesindeki bugünkü yazısında “Ülkücülük”ün nasıl ortaya çıktığını anlattı.

Doğu Perinçek, “Abdülhamit hayranı Ülkücülük ve Abdülhamit’in zindanlarında büyüyen Milliyetçilik” başlıklı yazısında, “Gurur duyulacak bir Milliyetçiliğimiz varken, 1960’lı yıllarda Ülkücülük nereden çıktı? O cereyanı üretenler niçin yeni bir ad bulma ihtiyacı duydu?” sorularını yönelterek yanıt verdi.

İşte Doğu Perinçek’in yazısı:

Türkiye’de Ülkücülüğün Milliyetçilikten kopuşunu gösteren en önemli kanıtlardan biri, Sultan II. Abdülhamit’e tutumdur.

Esas olarak 1960’larda boy veren Ülkücülük, kendisini kısa sürede Abdülhamit mirasına bağlamıştır.

Milliyetçi gelenek açısından bakarsak kimdir II. Abdülhamit?

Bunu Enver, Sabri ve Niyazi Beylere, Talat Paşalara, Yusuf Akçuralara, Ziya Gökalplere, Mustafa Kemal Paşalara sorarsak en doğru yanıtı alırız.

ZİNDANLARDA VE SÜRGÜNLERDE BÜYÜYEN MİLLİYETÇİLİK

Türk Milliyetçiliği, Abdülhamit’in en korktuğu siyasal hareketti. Abdülhamit, Milliyetçileri zindanlara attı. Dr. Arslan Tekin’in yeni yayımlanan Üç Tarz-ı Siyaset ve Tartışmalar başlıklı kitabında aynı zamanda Yusuf Akçura’nın kendi kaleminden hayatı da var.

Türk Milliyetçiliğinin en büyük düşünürü olan Akçura, 1893 yılında Harbiye ikinci sınıftayken “Genç Türklük fikirlerine katıldığı ve hizmet ettiği” suçlamasıyla tutuklanıyor. 1897’de kurmay üsteğmen iken yeniden tutuklanıyor. “Aydın ve hürriyetçi gençliğin korkusu olan” Taşkışla Divan-ı Harbi’ne sevk olunuyor, askerlikten atılıyor ve müebbet kalebentliğe, bugünkü deyişle ömür boyu ağır hapse mahkum ediliyor. Fizan’a sürgüne sevk ediliyor. Trablusgarp’ten Paris’e kaçıyor. Abdülhamit’in saltanat yıllarında Türkiye’ye gelemiyor. Fransa’da öğrenim yapıyor ve sonra Rusya’ya baba ocağına gidiyor. Türk Milliyetçiliğinin temel kitaplarından olan Üç Tarz-ı Siyaset’i Abdülhamit’in hükümranlık alanında yayımlayamıyor. Çünkü Milliyetçilik yasak.

Yalnız Akçuraoğlu Yusuf mu, ilk Milliyetçilerimizin hayatlarını inceleyelim, Türk Milliyetçiliği Abdülhamit’in zindanlarında ve sürgünlerinde büyüdü. Harp Okullu Genç Mustafa Kemal onlardan biriydi, iki kez tutuklandı. Yusuf Akçura’nın Türkçülüğün Tarihi kitabını babam Sadık Perinçek, Yeni Türkçe yazıya çevirmiş ve Kaynak Yayınlarından yayınlamıştır. O kitabı incelemelerini bütün Ülkücülere ve Milliyetçilere öneririm. Yine bayilerde bulunan Teori dergisinin son sayısı Abdülhamit konusunda çok aydınlatıcı incelemeleri içeriyor.

ABDÜLHAMİT DEVRİNDE DAĞA ÇIKAN MİLLETÇİLİK

Milliyetçiler, Abdülhamit istibdadına karşı dağlara çıktı. Abdülhamit’in saltanatına Türk Milliyetçileri son verdi. İstibdadın son yılında Enver Bey, Sabri Bey, Resneli Niyazi Bey gibi genç Milliyetçi subaylar dağlara çıktılar ve Abdülhamit’i tahtından indirdiler.

Mahmut Şevket Paşa, Hareket Ordusu Kumandanı olarak 31 Mart gericilerini bastırmak için Yeşilköy’e geldiği zaman, Abdülhamit’e “O Köhne Bizans’ın Yıldız burcunda ikâmet eden baykuş” diye hitap ediyordu. Milliyetçilik buydu. İşte Abdülhamit’e isyan eden O Milliyetçiler, 1908 Hürriyet devrimini yaptılar, Anayasanın yeniden yürürlüğe girmesini sağladılar. Son iki yüzyılın vatan savaşlarına önderlik eden O Milliyetçiler, aynı zamanda Abdülhamit’in düşmanıydılar. Çünkü Abdülhamit Onlara düşmandı. Çünkü Milliyetçilik, saltanata ve istibdada karşıydı.

Milliyetçilik, saltanata, şeyhliğe, müritliğe, dervişliğe, cemaatlere ve tarikatlara karşıdır. Milliyetçilik, halkçıdır ve laiktir. O Milliyetçi akımın en büyük önderi de Mustafa Kemal Atatürk’tür.

MİLLİYETÇİLİK VARKEN ÜLKÜCÜLÜK NERDEN ÇIKTI

Türkiyemizin yakın tarihinde, devrimler yapan, Türkiye’ye bağımsızlık, hürriyet, eşitlik, kardeşlik, çağdaşlık, aydınlanma adına ne varsa getiren bir Milliyetçilik var. Atatürk gibi dünya ölçeğinde bir önderi var. Milliyetçilik 1937 yılında, Atatürk zamanında Anayasanın başına konmuş.

Son iki yüzyılın dünya tarihine bakalım, emperyalizme karşı iki yüzyıl savaşan kaç ülke var. Türkiye en başta gelen birkaç ülkenin içindedir. Türk Milliyetçiliği, bu açıdan Mazlum Milletlerin hayatında dünya ölçeğinde izler bırakmıştır ve hep ön cephede olmuştur. Böyle şanlı bir tarih var.

Peki böyle gurur duyulacak bir Milliyetçiliğimiz varken, 1960’lı yıllarda Ülkücülük nereden çıktı? O cereyanı üretenler niçin yeni bir ad bulma ihtiyacı duydu? Yeni bir isimlendirmeyle kendilerini niçin Milliyetçiliğin tarihinden ayırdılar?

Bu soru çok önemlidir. Çünkü Ülkücülük, Milliyetçiliği köklerinden koparmış, Abdülhamit zindanlarında büyüyen Hürriyetçi Milliyetçiliği Abdülhamit takipçisi haline getirmiş, en büyük Milliyetçi Atatürk’e yan bakan bir cereyan üretmiş, Saltanata ve emperyalizme karşı savaşan bir fedailiğin yerine Abdülhamit hayranı ve ABD’ye sırtını dönen bir eylem çizgisi uygulamıştır.

BÜYÜK TARİHSEL MİRAS

Bugün Ülkücüler içinde bir soruşturma yapalım, Mustafa Celalettin Paşa’yı, Yusuf Akçura’yı, Ziya Gökalp’i, Hüseyinzade Ali Bey’i, Necip Asım’ı, Gaspıralı İsmail Beyi, Enver ve Talat Beyleri, Mahmut Şevket Paşa’yı, Sabri Bey’i, Resneli Niyazi Bey’i, Mahmut Esat Bozkurt’u, Reşit Galip’i, Mustafa Necati’yi, Sadri Etem’i, İsmail Hüsrev Tökin’i kaç kişi tanıyor, kaç kişi okuyor?

Bu sorunun yanıtında aslında Milliyetçiliğin 1945 sonrasındaki başkalaşması ve Ülkücülük adı altında Atlantik sistemi içinde ehlileştirilmesi de vardır.

Türkiye önümüzdeki sorunları bağımsızlıkla, üreticilikle ve laiklikle çözecektir. Bu açıdan Milliyetçiliğin tarihi köklerine sarılmak belirleyici önemdedir. Türkiye’de vatanına bağlılık duyguları yüksek bir Milliyetçi taban var. Kendisine Ülkücü diyenler de o büyük birikimin vazgeçilmez parçasıdır.

Bütün milletimizi birleştirerek önümüzdeki millî görevleri başarmamız için, Türkiye’nin Milliyetçi tarihsel mirasının geleceğe dönük gerçekçi ve birleştirici bir muhasebesini yapmanın zamanıdır.

Ülkücü kesimdeki bunalımın vatan ve millet yolunda aşılması, bireysel iktidar kavgalarıyla değil, tarihsel köklerin canlandırılmasıyla mümkündür.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Erdoğan ile Gökçek dün ne konuştu? İstifa...
İstifası beklenen Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Melih Gökçek, dün havaalanına Cumhurbaşkanı...

Haberi Oku