GÜNÜN YAZISI:
Asri Karaaslan Uzun'un son yazısı...
 ÜLKE YÖNETİMİ PKK, DEAŞ, FETHULLAH MÜCADELESİ ve ÜLKÜCÜ HAREKET

Dünyayı particilik gözüyle okuyanlar, bütün hayatlarını bir siyasi organizasyonda ki, görevlerine göre dizayn edenler elbette son 6 yıldır yoğunluğu sınırlarımızın hemen başında yaşanan başta Ortadoğu ve Asya’nın yeniden dizayn edilme projesini ya görmüyor yada anlamak istemiyorlar.

Birinci ve ikinci dünya savaşının sebeplerini ve sonuçlarını da, anlamamışlar ki, bugün yaşanan sürecin tamamlanamamış Türk varlığını toptan yok etme hedefli bir proje olduğunu sezemiyorlar.

Bugün bölgede yaşanan hadise tüm unsurlarıyla Türkiye’yi kuşatma arzusu imzalatılamayan Sevr’in yeniden dayatılma hedefidir. Dün püskürtülen güçlerin düzenli ordularla yapamadıklarını vesayet güçleriyle yapma planıdır.

Türkiye’yi yönetenler başta anlamasa da, özellikle 15 Temmuz’dan sonra projeyi algılamış 15 Temmuz’dan sonra da, aldığı vaziyetle süreci doğru vaziyet edilmeye başlanmıştır.

15 Temmuz’dan sonra alınan vaziyette de, MHP’nin aldığı tutum çok doğru hatta yarınlar da, ders kitaplarında okutulacak niteliktedir.

Sürece bakmadan önce ülkemize yıllardır bizzat ülkeyi yönetenlerin musallat ettiği örgütleri iyi anlamak ve analiz etmek lazımdır. PKK’yı hakkı yenmiş Kürtlerin, hak arayan örgütü gibi gören DEAŞ’ı kızgın Müslümanlar diye tarif eden Fethullah’ı ılımlı Müslümanların örgütü, iyilik meleklerinin yeryüzündeki yansımaları diye tasnif edenler, on yıllardır dantel gibi işlenen Vatikan planlı

emperyalist devletler tarafından desteklenen örgütlerin yüzlerini de, ancak görebiliyorlar.

Türkiye bu sarmalı tüm bu örgütleri yok etme hedefiyle kırmalıdır. Dünyanın hiçbir noktasında bu derece içten ve dıştan kuşatılmışlıkla yaşanamaz.

Türkiye misyonlu ülkedir. Türk milleti hedefli millettir. Öyleyse ülkeyi yönetiyorsanız veya yönetime talipseniz misyonunuzu ve hedefinizi bilecek, misyonunuzun ve hedeflerinize cevap verecek plan program ve stratejilerle yola çıkacaksınız. 15 yıldır Türkiye’yi yönetenler başta bu kavramları anlamlandıramadıkları için büyük yanılgılara düşmüşlerdir.

Kökü, mazisi, hafızası itibari ile dünyayı anlamışlığı ile Türkiye’de sadece ülkücü hareketin birikenleri eksiği fazlasıyla Türkiye’yi yönetmeye müsaittir. Cumhuriyetin ilanından sonra oturtulamayan demokrasi, hedef tutturamayan siyasi organizasyonlar ihtilallerle kapatılan partiler ne yazık ki, başka mahallerde birikim oluşturamamış tüm bu süreçlerde medeniyet iddiası ve medeniyetin refah ve adalet üzerine oturtulmuş siyasi programların ortaya çıkmasına engel olmuştur.

Medeniyet iddialı doktrinin ciddi bölümünün ekonomik temellere dayandırıldığı coğrafi gerçekliği dikkate alan tüm bölgenin sosyolojik dinamiklerini anlamış ülke yönetimine talip olabilecek yegâne hareket olan, ülkücü harekette ne yazık ki, bölünmelerle bir türlü siyasi organizasyonunu ülke yönetimine hazırlayamamaktadır.

Kötü yönetilen parti, ne yazık ki, Türk milleti tarafından umut olarak görülememektedir. Bugünlerin hassasiyeti de, göz önüne alınarak meseleye bakmak lazımdır. Oluşan kaosun ana sebebinin iç dinamiklerin çalıştırılmaması olduğunu anlamak lazımdır. Misyonlu hareketler popülizmle, nemelazımcılıkla, dar ekipçilikle yönetilemez.

Ben dedim, oldu mantığı 40 yıllık birikimi körler, nötrleştirir. Bugün yapılması gereken yegâne iş, hemen geçmiş kısır mücadelelerin anılarından kurtulmak, şahsi komplekslerden kurtularak Türkiye’nin yaşadığımız bölgenin en önemlisi, en büyük itici gücümüz olan Türk dünyasının vaziyetini de, dikkate alarak ülkücü hareketin siyasi misyonunu taşıyan, MHP’yi tüm unsurlarıyla hazırlayarak milletin huzuruna çıkmaktadır. Ülkücü hareketin birikimi bütün bunları halletmeye müsaittir. Güçlü fikirler, büyük iddialar, kaliteli ve güven veren dirayetli kadrolarla hayata geçer.

Türk vatanını ve iddiasını yarınlara taşıyacak duruşu beklemek, Türk milletinin hakkıdır.

Karar alıcılardan bölgeyi ve ülkeyi milletin vaziyetini göze alarak, hareket etmelerini beklemek çok şey mi beklemektir?

Sağlıcakla kalın…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

AKŞENER'E KORAY AYDIN TEPKİSİ!

Haberi Oku