GÜNDEM:
İtirafçı olan Reza Zarrab ilk kez mahkemede
 ABD'de Mehmet Hakan Atilla Davası'nda beklenen oldu ve İran asıllı iş adamı Reza Zarrab ilk kez hakim karşısına çıktı. İran ile olan para trafiğini anlatan ve Zafer Çağlayan'a rüşvet verdiğini iddia eden Zarrab, dönen trafikte sorumlunun Mehmet Hakan Atilla olduğunu ileri sürdü. Mahkemeye zaman zaman delil olduğu sürülen kayıtlar sunan savcılık, Türkiye'deki bankacılık sistemine ilişkin de çeşitli iddialar ileri sürdü.

Mehmet Hakan Atilla'nın yargılandığı davanın ikinci gününde Reza Zarrab, ilk kez mahkeme önüne çıktı. Duruşmanın sabahki bölümüne ayaklarında zincirle getirilen Zarrab, FBI kontrolünde cezaevinde kaldığını ve savcılıkla verilecek ceza konusunda herhangi bir anlaşma yapmadığını ileri sürdü.

Zarrab davasından Türk bankaları nasıl etkilenecek?

Zarrab önümüzdeki üç gün boyunca ifade verecek. Davanın bir başka tanığı da Türkiye'den kaçan FETÖ firarisi bir polis olacak. Birkaç gün içinde o tanığın da dinlenmesi bekleniyor.

Savcılar Hakan Atilla'yı İran'a uygulanan yaptırımları delen sistemi tasarlamakla, Zarrab'ı da sistemi uygulamakla suçluyor. Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Atilla, duruşmanın ilk gününde hakkındaki suçlamaları reddetmişti. Atilla'nın avukatları Zarrab'ın cezaevinden çıkmak için Atilla'ya iftira attığını söylemişti.

MAHKEME FETÖ'CÜ AKINI

ABD'deki mahkemeyi takip eden gazeteci Ragıp Soylu, mahkeme salonunda çok sayıda FETÖ'cünün olduğunu söyledi. Soylu, mahkemenin FETÖ yurdu haline geldiğini ifade etti.

SAVCI ZARRAB'IN KIYAFETLERİNE İTİRAZ ETTİ

Savcı, Reza Zarrab'ın üzerindeki mahkum kıyafeti yerine takım elbiseni katılmasının doğru olduğunu söyleyerek mahkeme heyetinden bu konuda izin istedi. Zarrab'ın bu konuda bir talebinin olup olmadığı konusunda ise bir açıklama yapılmadı.

REZA ZARRAB NELER SÖYLEDİ?

Reza Zarrab, mahkemenin ikinci gününde savcılığın İran ile olan para trafiğine ilişkin sorularını cevapladı. İran ile olan ticarette dönemin bakanlarından Zafer Çağlayan ile bir anlaşma yaptığını, iddia edilen ticarette yüzde 50-50 anlaşma yapıldığını ileri süren Zarrab, Çağlayan'ın kendisine ve ailesine ödeme yaptığını söyledi. Savcılığın Çağlayan ile olan para trafiğini sorması üzerine miktarın 45-50 milyon euro kadar olduğunu, ödemelerin bir kısmının nakit olarak bazı bölümünün ise değerli eşyalarla yapıldığını iddia etti. Zarrab, Çağlayan'a ödenen paralarla ilgili de muhasebe kayıtlarını delil olarak gösterdi.

SAVCILIK: NEDEN ZAFER ÇAĞLAYAN?

Savcılığın Zafer Çağlayan ile olan ilişkinin kuruluş biçimine ilişkin sorusuna ise Zarrab, İran ile olan ticaret için Halkbank'a gittiğini; ancak Süleyman Aslan'ın bankada hesap açılmasını kabul etmediğini bunun üzerine Çağlayan'ın araya girdiğini ileri sürdü.

Reza Zarrab'ın kaldığı Metropolitan Tutukevi (Detention Center)

İRAN İLE PARA TRAFİĞİ

İran ile gerçekleştirdiği ticarete ilişkin de bir takım açıklamalarda bulunan Zarrab, bu konuda İran Merkez Bankası Başkanı ile yüz yüze görüşme yaptığını, bu görüşmede babasının da bulunduğunu söyledi. İran Ulusal Petrol Şirketi ile olan anlaşmasını da anlatan Zarrab, iddialarını bir şema çizerek anlattı. Altın ticaretinin de yer aldığı şemada Zarrab, İran'ın Türkiye'ye sattığı doğalgaz ve petrolün parasının Halkbank'a yattığını, oradan Denizbank'a transfer edildiğini ve altın ticaretinden sağlanan paranın da İran'a aktarıldığını ileri sürdü. Zarrab, bu senaryonun gerçekleşmesi için en az 10 işlem yapıldığını, Dubai'deki şirket aracılığıyla sürdürülen ticaretten elde edilen paranın İran'ın dış borçlarının ödenmesi için harcandığını söyledi.

Savcı, Reza Zarrab'ın ifadesinin ardından suçlamalara ilişkin bir şema hazırladı

BİR SUÇLAMA DA SÜLEYMAN ASLAN'A

Zarrab'ın ifadesinde Egemen Bağış'a yönelik herhangi bir suçlama yöneltmedi. Zarrab, Bağış'ın Aktif Bank'ta hesap açabilmesi için referans olduğunu söyledi. 

Mehmet Hakan Atilla'nın dışında Zarrab'ın suçlama yönelttiği ikinci isim de dönemin Halkbank Genel Müdürü Süleyman Arslan oldu. İran ile olan anlaşmada ambargoya ilişkin Atilla ve Arslan'ın kendisine yol gösterdiğini söyleyen Zarrab, her iki ismin kendisinden gümrük beyannamesinde İran destinasyonlu altın ticareti yapıldığına ilişkin beyanda bulunmasını istediğini; ancak böyle bir altın ticaretinin olmadığını, kuryelerin hiçbir zaman İran'a gitmediğini altının Dubai'de kaldığını ileri sürdü.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Büyükanıt tanıklık yaptı! FETÖ temizliğini...
Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt, tutuklu yargılanan eski emir subayı Albay Gürsel Yüce ile...

Haberi Oku