GÜNDEM:
banner157
Enver Altaylı'dan Soner Yalçın'a yanıt
Odatv kurucusu ve Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın, önceki gün yayınlanan “Asıl oyun kurucu kim?” başlıklı yazısının “Ülkücülerin bölünmesi” arabaşlıklı bölümünde CİA ajanı Ruzi Nazar’ın merhum Türkeş’in dostluğundan yola çıkarak bazı isimlerin Türk Cumhuriyetleri’nde FETÖ yapılanması ile işbirilğine gittiğinden dem vurdu.
Soner Yalçın’ın bu yazısındaki ülkücüleri karalayan üslubu karşısında iddialarına cevap yazısı gönderen Enver Altaylı, talebine yanıt bulamadı.
Soner Yalçın, dünkü yazısında,  13 Şubat 2015 tarihli CIA ajanı Ruzi Nazar’ı konu edindiği  yazısına gönderme yaparak şöyle dedi:
“Talat Aydemir 1963'teki ayaklanmasına katıldığı için Harp Okulu'ndan kovulan; ardından Fuat Doğu tarafından MİT'e alınan; 1973'ten 12 Eylül 1980 darbesine kadar geçen süreçte, Türkeş'in en yakınındaki isimlerinden olan; MHP'nin günlük gazetesi Hergün'ün genel yayın yönetmenliğini yapan Enver Altaylı'nın, Ruzi Nazar'ın manevi oğlu olduğunu belirttim.
Makaleyi şöyle bitirmiştim:
“Ruzi Nazar emekli oldu. Yerini yeni isimler aldı. Kullanılan piyonlar da değişti.
Artık yeni piyonlar Cemaat'in Altın Nesli…”
Soner Yalçın yazısının devamında Burhan Kavuncu’nun merhum Türkeş’le yollarını neden ayırdığına değinerek,  Kavuncu’nun  “Yeryüzü” adlı dergiyi çıkararak cihatçı gençlerin rol modeli olduğunu ifade etti.
Burhan Kavuncu’nun Enver Altaylı’nın dayısının oğlu olduğunu belirten Soner Yalçın, akrabalık ilişkilerinden yola çıkarak, Mümtazer Türköne’nin ilk eşinin Hamit Kavuncu olduğunu, Türköne’nin Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı’ndan Zaman gazetesine oradan da FETÖ’cü olarak cezaevine düştüğünü yazdı.
Abdurrahman Kavuncu'nun oğlu Orhan Kavuncu’nun, Enver Altaylı'nın ablası Fazilet hanımla evli olduğunu ifade eden Soner Yalçın, sözü Enver Altaylı’nın sık sık kapatılan Zaman gazetesine röportaj verdiğini kaydetti ve şöyle dedi:
“Enver Altaylı sık sık Zaman gazetesine röportaj verdi:
“Orta Asya'da Türk jeopolitiğinin içini dolduracak insan Fethullah Gülen Hocaefendi'dir… İslam'ın ilk döneminde Sevgili Peygamberimiz'in (sas), tasvir, tasavvur ve inşa ettiği yeni insan nasıl ki muazzam bir medeniyet kurdu ise, Fethullah Hocaefendi'nin tahayyül ettiği, inşasına çalıştığı yeni nesil bu jeopolitiğin içini dolduracak insandır.”
Altaylılar, Kavuncular ve FETÖ'cüler Orta Asya'da neler yaptılar? Kimlerle siyasi-ticari ortaklıklara girdiler?
Sahi…
Bir Muhammet Salih vardı; “Kerimov'un hışmına uğramasın” diye Türkiye'ye kaçırdığımız; ne oldu ona? Kaçırılması için CIA (NED  eliyle) kimlere para verdi?
Yani…
Derim ki…
FETÖ bu işlerde “oyun kurucu” değildir.
Gidip sorsanıza; Özbekler ve Türkmenistanlılar FETÖ okullarını yıllar önce neden kapattı?
Gidip sorsanıza; Özbekler  İçişleri Bakanlığı bünyesinde Nurculukla Mücadele Departmanı'nı niye kurmuşlar? CIA bu işin neresindeymiş?
Üç-beş gariban Cemaatçi memuru hapse atarak bu büyük tehlikeyi savuşturamazsınız!”

ENVER ALTAYLI’DAN SONER YALÇIN’A YANIT
Soner Yalçın’ın bu iddialarına Enver Altaylı jet hızıyla yanıt verdi. İşte Altaylı’nın Soner Yalçın’ın iddialarına cevaben gönderdiği mektubun tam metni:

Saygıdeğer Soner Yalçın Bey

Yazılarınızı dikkatle takip eden bir okuyucunuzum. İsmimin sık sık geçtiği bugünkü yazınızı da dikkatle okudum. Yazınızda gerçek olmadığını tespit ettiğim noktaları ve gerçeğin nasıl olduğunu aşağıda belirtmeğe çalışacağım. Ahlaklı bir aydının ve gazetecinin yapması gereken hakkında yazılar yazdığı bir şahıs tarafından kendisine iletilen hususlara kendi sütununda yer vermektir. Ben sizin bunu yapacağınıza inanarak aşağıdaki hususları bilginize sunuyorum:

1. '1963 Talat Aydemir darbesine katıldığı için Harp okulundan “ kovulan” ifadesi yanlıştır.
21 Mayıs 1963 darbe teşebbüsünde 1459 Harp okulu öğrencisinin tamamı, kendilerine darbenin emir komuta zinciri içinde yapıldığı söylendiği için, katılmış ve askeri mahkemede yapılan duruşmada berat etmişlerdir. 
Bu arada ben de beraat ettim. 
Siyasi bir kararla 1459 öğrencinin tamamının okulla ilişiği kesilmiş ve bunlar üniversitelere yerleştirilmişlerdir.

2. 'Harp Okulundan kovulan ve ardından Fuat Doğu tarafından MİT'e alınan'  diye yazıyorsunuz. Kovulma yoktur. Enver Altaylı önce Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini derece ile bitirmiş daha sonra ilk görev yeri olarak Ankara'da Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsünde araştırmacı olarak çalışmış ve daha sonra Fuat Doğu Paşa tarafından Sovyetler Birliği uzmanı (sovyetolog) olarak yetiştirilmek için MİT'e alınmıştır.

3. Enver Altaylı Ruzi Nazarın maddi veya manevi oğlu değildir. Dostudur. 
Enver Altaylı, Ruzi Nazar'la ilgili çok  ciddi bir çalışmanın ürünü olan bir  eser yazmıştır. Eser bilimsel bir çalımadır. Yakında ingiltere, USA, Rusya ve Almanyada da yayımlanacaktır. Okumadıysanız okumanızı tavsiye ederim.(kitabın adı: Ruzi Nazar:CİA’nın Türk Casusu)

4. 1938 yılında Türkiye'ye gelen Abdurrahman Kavuncu Ruzi Nazar'ın yakın  dostuydu diyorsunuz.Bu bilgi doğru değil.

Doğrusu şudur. Anne tarafından dedem Abdurrahman Kavuncu 20.Asrın başında Hicaz'a gelmiş ve tanınmış bir yüksek okul Olan 'Medresetül Ümera'da müderris olarak görev yapmıştır.. 

Birinci Dünya Savaşı sırasında Şerif Hüseyin İngiliz'lerle birlikte Osmanlı'ya isyan edince Türk Ordusuna asker olarak yazılmış ve Medine müdafasında büyük yararlık göstermiş ve Hicaz tahliye edilirken kalan birliklerle ile birlikte Türkiye'ye gelmiştir.

Milli mücadeleye katılmıştır. 

Vahidettinin Mustafa Kemal’i isyancı suçlu ilan eden fetvasına karşı fetva veren birkaç din aliminden birisidir. Istiklal Savaşından sonra bizzat Atatürk’ün talimatı ile Cebeli Bereket (Osmaniye) müftüsü tayin edilmiştir. 

Bir kahraman, cumhuriyetçi din alimidir ve İstiklal madalyası sahibidir.(bknz. diyanet arşivi). 

Ruzi Nazar'la hiç karşılaşmamış ve Ruzi Nazar'ın Ankara'da görev yaptığı yıllarda hiç görüşmemiştir. 

ÇünküRuzi Nazarın Ankara'da görev yaptığı sırada o zamanRahmetli dedem Abdurrahman Kavuncu  hayatta değildi artık.

5. Orhan Kavuncu, Abdurrahman Kavuncu'nun oğlu değil torunudur. Orhan Kavuncu Eğitim Enstitüsü mezunu, cumhuriyetçi, Atatürkçü Hamit Kavuncu'nun oğludur.

6. Enver Altaylı Zaman Gazetesi'ne sıkı sık mülakat verdi diyorsunuz. Enver Altaylı hayatında bir kez Zaman Gazetesi ile mülakat yaptı. O da yazdığı kitapla ilgilidir.

Enver Altaylı cemaatin hiçbir kuruluşuna üye olmamıştır(mesela Yazarlar Gazeteciler Vakfı) bunların hiç bir toplantısına katılmamıştır. O dönemde Türkiyedeki ulusal gazetelerin tamamına yakın kısmı benimle mülakat yapmıştır. Zaman da bunlardan birisidir.

7. Şu hususlara dikkatinizi çekmek isterim. 90'lı yılların başında Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık düzeyinde selefi- cihadist islam tehlikesine dikkat çekmeğe çalışan ilk şahsiyetin ben olduğumu da bilmenizi isterim.

8.Yazınızda Gülen'i  öven Zaman gazetesindeki röportajdan alınan cümlelere gelince.
Bu husus o dönem içinde değerlendirilmeli ve asla bir mensubiyet ve birliktelik delili olarak şahsımı zan altında bulunduracak bir iddiaya mesnet teşkil etmemelidir.Bu büyük bir iftira ve haksızlık olur.

Kaldı ki bu gibi cümleleri mevcut görevde bulunan  siyasiler dahil toplum tarafından bir çok bilinen kişilerde gündeme bağlı olarak sarfetmişlerdir.Siz isterseniz bu sözlerin toplamından bir arşiv taraması ile hacimli bir kitap yazabilirsiniz.

Ben röportajı sözlü vermiştim.Aynı cümleleri kullanıp kullanmadığımıda bugün hatırlamam mümkün değil.

Saygıdeğer Soner Yalçın bey bütün bu ve benzeri konuları bir söyleşi sırasında sizinle görüşebileceğimi belirtmek isterim. Hakkında yazılar yazdığınız bir insan size diyorsa ki, benimle görüşün konuşun mülakat yapın ve yayınlayın. Bu teklifi kabul etmek gerekir diye düşünüyorum.

Saygılarımla.
Enver Altaylı.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Nurettin GÜN 3 ay önce

siyaset çok kirli ve çıkar mucadelesidir namusuzlar herzaman her yerde sözü geçen kişilerdir 1977 de ceyhan ülkü ocaklarından 9 kişi çıkobirlikte bekçiydik mhp ozaman 500 kadar oy alıyordu partide bize başka partilere dağılın oradan adam getirin dediler bizde bir müddet sonra anavatan partisine gittik ceyhan belediyesi anavatan partisiydi belediyeye işçi ve şoför alacaklardı imtahanda ceyhan sanahat okulunda yapılacaktı bir istihbarat aldık işe girecek kişilerin isimlerini önceden vermişler imtahanda göstermelikmiş yinede ben imtahana girdim sorular atatürkle ilğiliydi hepsini yaptım ve kaybettim hocayda mahmut kav,du,şimdiki ismi mehmet kav,işe girenler kimlerdi.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

AKP ve MHP'den ortak açıklama
AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül ile MHP'li Mehmet Parsak, Meclis'te basın toplantısı düzenledi....

Haberi Oku