GÜNDEM:
banner157
Davutoğlu NTV'de çarpıcı açıklamalarda bulundu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, millete bir taahhütte bulunduğunu belirterek "Kardeşim olsa, birisi milletin kaynağına ya da herhangi bir şekilde harama uzanmışsa eli ve ben bunu biliyorsam, hiçbir tereddüt etmeden o cezayı veririm ceza benim elimdeyse. Yok ceza yargıda verilecekse yargıya sevk ederim. Bu konuda kimsenin de tereddüdü olmamalı" dedi.

Ahmet Davutoğlu, NTV-Star TV ortak yayınında Oğuz Haksever'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Haksever'in, dört eski bakanla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu'nu anımsatarak, "Bu olayla ilgili veya dolaylı olarak 'Babamın oğlu olsa kolunu koparırım' sözünüz var. Bundan ne anlamalıyız? Sizin de 'suçlu veya kusurlu olmadıkları yönünde kanaatiniz' diye algılayabilir miyiz?" sorusuna Davutoğlu, bunun bazı muhalefet liderleri tarafından istismar edildiğini, başka yönlere çekildiğini anlattı.

Davutoğlu, eline sahip çıkmanın dürüstlük, hırsızlık ve haramdan kaçınmak olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Elini bir harama uzatmışsa, sahip çıkamamışsa eline, gereken cezayı veririz demektir. Aynı şeyi söylüyorum. Milletimize bir taahhütte bulunarak söylüyorum. Kardeşim olsa, birisi milletin kaynağına ya da herhangi bir şekilde harama uzanmışsa eli ve ben bunu biliyorsam, hiçbir tereddüt etmeden o cezayı veririm, ceza benim elimdeyse. Yok ceza yargıda verilecekse yargıya sevk ederim. Bu konuda kimsenin de tereddüdü olmamalı. Bu mesele ise bu taahhütle çelişkili bir durumda değildir. Birtakım iddialar var. Ben bu iddiaların doğru ya da yanlışlığına hükmedecek konumda değilim. Bir mahkemeye gidilmiş, takipsizlik kararı vermiş. Soruşturma komisyonu kurulmuş. Soruşturma komisyonu süresince tek bir kişiyi arayarak 'şöyle ya da böyle karar verin' diye herhangi bir müdahalede bulunmadım. Bulunmayacağımı da söyledim. Hukuk sistemi içinde komisyon üyesinin kendi özgür iradesiyle, vicdanı bunu tamamlaması lazım. Biz bu kadar hassasiyet gösterirken muhalefet her gün ihsası rey yaptı. 'Suçlular ve kaçıyorlar' gibi ihsası rey yaptı. Bu, hukuken doğru değil. Bu komisyon etik ve siyasi bir komisyon olmanın ötesinde öyle bir komisyon değil. Hukuki bir komisyon. Elindeki belgelere bakar karar verir. Savcı gibi davranır, hükmü de vermez. Yapılan bir yanlış varsa bu yargıyla tescil edilir. Yargı tescil eder de biz göz yumarsak işte o zaman gereğini yapmamış oluruz. Eğer ben hükmetmeye başlarsam, bu sefer yargıyla yürütme arasındaki ayrım ortadan kalkar. Genel kurula gidecek, orada konuşulacak. Hukuk çerçevesinde kimsenin müdahil olmadığı bir oylamayla ne olacağını hep beraber değerlendireceğiz."

"Atılması gereken adım neyse onu da atmakta tereddüt etmem"

Haksever'in, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in "Bitmez bu" şeklinde sözü olduğunu ifade ederek, "Kamuoyu vicdanında da kolay kolay bitmeyeceği yorumlarına ne dersiniz?" diye sorması üzerine Davutoğlu, "Bu tartışılırken kimsenin bundan sonra bu konuyu konuşmayın deme hakkı yok. Meclis Başkanımız, açıklamasının yanlış yorumlandığını söyledi. Onu demek de doğru değil. O da bir tür ihsası rey. 'Suçlu, suçsuz, şöyle, böyle olur' demek bizim için ihsası rey anlamına gelir. Şahsi kanaatimi şu anda dahi paylaşmam ihsası rey anlamına gelir. Bunu yapmam ben. Şahsi kanaatimin gereği neyse herkesle konuşur, şu veya bu yönden etkilemek anlamında değil, bütün bu tecrübelerden atılması gereken adım neyse onu da atmakta tereddüt etmem" yanıtını verdi.

- Bakanlar Kurulu toplantısı

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakanlar Kurulu'na başkanlık edeceğine ilişkin soru üzerine de anayasaya göre cumhurbaşkanının gerekli gördüğünde Bakanlar Kurulu'nu toplayabileceğini kaydetti.

Bunun ilk defa olmadığını, Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül hariç diğer cumhurbaşkanlarının değişik dönemlerde başkanlık yaptığını aktaran Davutoğlu, Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu konu üzerinden kendisini tahrik etmeye çalıştığını söyledi.

En kolayının tahrik etmek olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Ben ve cumhurbaşkanımız arasında bir ihtilaf çıkarabilmek için bunu kullanmak. Bu rejim değişikliği olurmuş, vesair vesair. Kendisinin Demirel'in cumhurbaşkanlığında Bülent Ecevit ve kendisiyle çekilen ortak kabine toplantısı var. İlk defa oluyormuş gibi sistem değişikliğine atıf yaparak bunu saptırmaya çalışmak doğru değil. Sayın Cumhurbaşkanımızla benim arama herhangi bir başka faktörü sokmayacağımı, sokulmasına izin vermeyeceğimi söyledim. Bu konuda kimse böyle küçük ayak oyunlarına kalkışmasın. Hiç yeltenmesinler. Bu bir vefa, sadakat, karşılıklı saygıya ve kardeşliğe dayanan bir hukuktur. Türkiye'nin hukuk sistemi neyi öngörüyorsa, bir gün bu değişirse biz hep beraber ona uyarız. Anayasal düzen neyi gerektiriyorsa o uygulanır. Cumhurbaşkanımızın toplantıya çağırma yetkisi varsa, bu toplantı yapılır. O toplantı yapıldı diye Türkiye'de ne o başbakanın gücü azalır, ne cumhurbaşkanının herhangi bir şekilde devletin tümünü temsil etme rolünde bir eksilme olur. Geçmişte olmadığı gibi. Hukukta kimin neyin hesabını vereceği, kimin ne çerçevede yetki sahibi olduğu belli. Dolayısıyla bunun üzerinden kimse spekülasyon yapmasın."

Bakanlar Kurulu'nun gündeminin belli olup olmadığına ilişkin soruya karşılık da Davutoğlu, genel değerlendirmelerin yer aldığı bir gündem olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanının devletin bütününü temsil ettiğine, büyük bir devlet tecrübesiyle ülkeyi 12 yılda nereden nereye getirdiğinin herkesin malumu olduğuna vurgu yapan Davutoğlu, böyle bir tecrübeden Bakanlar Kurulu olarak istifade etmelerinin son derece doğru olduğunu kaydetti.

Davutoğlu, "Cumhurbaşkanımızı bu konularda bilgilendirmemiz, cumhurbaşkanlığı makamına olan saygımızın bir gereğidir. Ama hesap verilmesi anlamında tabii ki Bakanlar Kurulu hesabı verir. Hukuken de böyledir. Bakanların yetkileri konusunda tartışılacak bir husus yok. Etik olarak da zemin benim için açıktır, hukuki olarak da tanımlanmış bir ilişkidir. Dolayısıyla bunun ötesinde yapılacak her türlü yorum art niyetlidir. Küçük siyaset hesabıdır. Bazen Kılıçdaroğlu, bazen de Bahçeli yapar" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, acı bir haber aldıklarını, yazar Afet Ilgaz'ın vefat ettiğini, Yaşar Kemal'in de hastanede olduğunu belirterek, "Ben eşiyle de konuştum. Afet Ilgaz'a Allah rahmet eylesin diyorum. Yaşar Kemal'e de Allah şifa versin. Daha çok güzel eserlerini okumak nasip olsun" diyerek sözlerini tamamladı.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

FETÖ'nün varisi Mustafa Özcan'ın...
Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptıkları operasyonda yakalanan FETÖ'nün önemli...

Haberi Oku