FLAŞ HABER
GÜNDEM:
banner157
AK-İT ARMAĞAN'A SAHİP ÇIKTI!
 Mustafa Armağan, Süleyman Yeşilyurt, Yavuz Bahadıroğlu ve Hasan Akar gibi Atatük düşmanı isimlere toplumun büyük tepki göstermesi ve haklarında yasal işlemler başlatılması Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu'nu rahatsız etti. Karahasanoğlu bugünkü yazısında Atatürk düşmanlığını "düşünce özgürlüğü" olarak tanımladı. 

Karahasanoğlu'nun yazısının ilgili bölümü:

Bir televizyon programında söylenenler üzerinden.. 

Kaç gündür ne tartışmalar yaşıyoruz..

Sosyal medyayı es geçiyorum..

Gazetelerde, internet sitelerinde yazılanlara bir bakın..

Televizyonlarda söylenenlere bir bakın..

En hafifi itibari ile..

“Alçak, it” diye başlayıp.

“Bunu söyleyenlerin anaları şöyle, eşleri böyle” diye devam eden..

“Savcılar niye dava açmıyorlar?” ile yargıyı tahrik eden..

“Mutlaka dava açılmalı.. Tutuksuz yargılanmamalılar.. Hemen yakalama kararı çıkarılmalı.. Tutuklanıp cezaevine konulmalılar..” diye sürdürülen bir kampanya....

Ve nitekim..

Hasat toplanmaya başlandı..

Önce savcılar soruşturma açtılar..

Ardından gözaltı kararı verdiler..

Yetinmediler, tutuklama amaçlı yakalama kararı çıkarttırdılar.

Devamını izliyoruz..

Bu savcılık boyutu idi.

RTÜK boyutunda ise..

Evlilik programları hakkında ne karar aldığı henüz belli olmayan..

Anadolu Ajansı’na yaptırdıkları haberle, “Artık çocukların tv başında olmadığı saatlerde yayınlanacak” diye bizim (tümü ile kaldırılmasını istesek de) gazımızı alan RTÜK’ün, alelacele toplanıp, Akit TV’de bir günde kestiği cezayı, bu sefer biraz gecikmeli de olsa, 2 günde vermesine şahit olduk.

Linç girişimcileri yetindiler mi?

Hayır..

Cumhurbaşkanı’na her gün ağız dolusu küfürler eden.. 

Salya sümük hakaretlerde bulunanlar, “Tayyip Erdoğan niye bu konuda konuşmuyor? Bir açıklama yapsın ya” diyerek, küfür ettikleri Cumhurbaşkanı’nı da sahaya çekmek istiyorlar..

Yanlış anlaşılmasın..

Bu kampanyayı başlatan ve sürdürenlerin içindeki sıradan isimleri tartışmaya tabii ki gerek yok..

Ama bakın ki..

Anlı şanlı profesörler bu kampanyanın lokomotifi olmuş..

Anlı şanlı demokrat bilim adamları bu kampanyada nefer olmuş..

Gazeteciler, politikacılar “Biz de burdayız.. Biz de” diyerek, kampanyanın vagonluğuna soyunmuşlar..

En hafif ifade: “Hödük!” 

Daha ağırların sarfedenleri de hiç buraya alıntılamıyorum..

Oysa..

İçlerinde ne böyük tarihçiler var..

Açsınlar belgeleri..

“Derin tarih” programında ne söylenmiş ise..

Hepsini teker teker..

Belgeleri ile çürütsünler..

“Şöyle diyorsunuz ama.. Dediğiniz yanlış.. Aslında doğrusu bu.. Belgesi de bu..” desin..

Gazeteciler, programdaki konuşmacıların sözlerini aktarıp, “Şurdan alıntı yapıyorsunuz ama. O alıntının önünde bu var.. Devamında şu var. Yarısını alıp yarısını atlamak, yakışık bir tavır değil.. İddialarınız mesnetsiz..” desin. 

RTÜK’ü yine toplansın, bir karar versin ama..

Birbirlerinin her dediklerine sırf kıllık olsun diye karşı çıkan MHP ile HDP’li üyelerin, “Her konuda birbirimizle kanlı bıçaklıyız ama..  Bu konuda ittifak ediyoruz..” deyip, aldıkları bir karar olmasın..

Tartışsınlar..

Benzer olayları değerlendirsinler..

Benzer tarihi kişilikler için yapılmış isnatları masaya yatırsınlar.

Kendi eski kararlarını gözden geçirsinler..

Örneğin Osmanlı döneminden Kanuni için, Fatih için, diğer atalarımız için... 

“İçkiyi başkalarına yasaklayıp, her gün içermiş..” türünden..

“Şu şu ahlaksızlıklarla anılır..” türünden..

“Küçük çocuklara meylettiği bilgileri vardır..” türünden ahlaksızca isnatlarda bulunanlara ne ceza verdiklerini göstersinler.

Reklamdan sonra devam ediyor 

Sonra yine bir ceza versinler ama..

Verdikleri cezalar karşılaştırıldığında, “Burda bir gariplik var” denilmeyecek ise, gönül rahatlığı ile istedikleri cezayı versinler..

Düşünüyorum da..

Maça çıkarken, daha 3-0 mağlup başlıyoruz..

Adamlar öyle bir organizasyon yapıyorlar ki..

“Derin tarih” programında söylenilenlerin, bir çoğunun zaten Kemalist yayınlarda da yer aldığını bildikleri için..

“Derin Tarih” programından tartışmayı başlatıyorlar ama..

Araya.

Ne ilgisi var ise..

Ne zaman çekildiği belirsiz..

Bambaşka birisinin..

Kısa bir videosunu da ekliyorlar..

“Böyle hakaret ediyorlar” diyerek..

Hepsini birbirine güzelce karıştırıp..

Onda sonra kamuoyuna takdimde bulunuyorlar..

Şimdi bu tartışmada..

İstersen çık, tartışmanın bir tarafı olmaya kalk..

Anında devirirler: “Şunu mu savunuyorsun..”

Cevap versen: “Yok, ben onu değil, sadece şu sözün, şu kaynak kitapta da yer aldığını söyleyecektim..”

Yargısız infaza ara vermezler: “Hayır, hayır.. Aslında sen diğerini de savunuyorsun da. Şimdilik onu dillendiremiyorsun..”

Tartışma böyle böyle, gider..

Oysa hatırlayın..

Bu ülkede, çok eski değil..

Daha iki yıl önce..

Fransa’daki Charlie Hebdo dergisinde yayınlanan, Hz. Peygamber’e hakaret içerikli karikatürleri yayınlamaya kalkan Cumhuriyet gazetesi için savcılık harekete geçtiğinde.

“Basın hürrriyyetiiii..” diye ciyaklıyorlardı..

Sözde bilim adamları..

Politikacılar..

Gazeteciler..

Hep birlik olup, “Bu ne ya?.. Bu ne?.. Düşünce hürriyeti diye bir şey yok mu?.. AİHM kararları yok mu?.. Hangi çağda yaşıyoruz?.. İki laf edemeyecek miyiz?..” diye nasıl da tepiniyorlardı..

Dahası var..

Cumhuriyet gazetesi o ahlaksız karikatürleri yayınladığında.. 

Mustafa Karadağ öncülüğünde, bazı solak bazı hakim ve savcılar..

Özellikle başörtü yasakçısı olan hakim ve savcılar..

Topluca Cumhuriyet gazetesinin önüne gidip, destek ziyaretinde bulunmuşlardı..

Şimdi böyle bir şey olsa..

Görevdeki hakim ve savcılardan birkaçı..

“Derin Tarih” programının “düşünce hürriyetinden yararlanması gerektiği”ni söyleyip, programın daimi katılımcılarını ziyaret etmeye kalksalar..

Acaba ne olur?

Sadece soruyorum..

Ve muhataplardan cevap bekliyorum..

Dün o hakimlerin, Hz. Peygamber’e hakaret içerikli karikatürleri yayınlayan Cumhuriyet gazetesini ziyaretini, sadece Akit haber yapmıştı..

Yaptığına yapacağına pişman etmek için de, dava üstüne dava açıldı. Hâlâ hesap veriyoruz.. 

Ama.. Görüyorsunuz işte.. 

M. Kemal söz konusu olduğunda ise..

İki çift laf edeni zaten hallediyorlar da.. 

Bir de..

Onlarla eski yıllarda bir gün, aynı karede fotoğrafları çıktı diye, tüm muhafazakar kesimi yargısız infaza tabi tutuyorlar..

Vah Türkiye vah..

Vah ülkem vah!

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İşte Kadir Topbaş kavgasının perde arkası!
CHP'li vekil Barış Yarkadaş Kadir Topbaş daha henüz istifa etmeden Topbaş'ı bu noktaya getiren...

Haberi Oku