banner157
'Hero' soruşturmasında önemli gelişme
Bu arada sanıklardan Gökhan Güçlü'nün geçen duruşmaya üzerinde İngilizce'de 'kahraman' anlamına gelen 'Hero' yazılı tişörtle gelmesiyle ilgili başlatılan araştırmada önemli gelişme yaşandı. Sanık astsubay Gökhan Güçlü ve bu tişörtü kendisine gönderen ablası Bahar Güçlü hakkında örgüt propagandası yapmak suçundan dava açıldı. Ayrıca cezaevi ikinci müdürü, bir idari personel ile üç infaz korumla memuru da, Adalet Bakanlığı'nın kararıyla açığa alındı. Geçen yıl 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldırı düzenleyen Özel Kuvvetler ve Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timlerinden oluşan 37 kişilik özel tim, başarılı olamayınca 2 polisi şehit edip kaçtı. Otele saldırı düzenleyenlerden, aralarında İzmir'deki Çiğli Ana Jet Üssü'nün imamı olduğu belirtilen 'Paşa' lakaplı astsubay Zekeriya Kuzu'nun da aralarında bulunduğu 25'i ilk olarak yakalanarak tutuklandı. Daha sonra Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda tabur komutanı olan Binbaşı Şükrü Seymen ile önceden aynı birlikte eğitim alıp görev yapan askerlerden seçtiği Yüzbaşılar İsmail Yiğit, Mustafa Serdar Özay, Muammer Gözübüyük, Ergün Şahin, Bahadır Sagun, Mehmet Öztürk, Üsteğmenler Murat Köse, Mehmet Demir, Enes Yılmaz; Teğmen Muhammet Burak İpek de yakalanarak tutuklandı. Firari Yüzbaşı Burkay Karatepe ise yakalanamadı. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianame ile sanıkların her biri için 6 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Suikasta teşebbüs eylemini gerçekleştirmek üzere Marmaris'e gelen 37 askeri personelin yanı sıra azmettirici ya da yardımda bulunduğu belirlenenlerle birlikte aralarında örgüt lideri Fethullah Gülen'in de bulunduğu, 3'ü firari toplam 47 kişi hakkında dava açıldı. Sanıkların, 'Cumhurbaşkanına suikast', 'anayasayı ihlal', 'yasama organına karşı suç', 'hükümete karşı suç', 'silahlı terör örgütü yöneticisi olma', 'yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme', 'yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs etme', 'kasten öldürmeye teşebbüs', 'zincirleme şekilde cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama', 'zincirleme şekilde silahla tehdit', 'Cumhurbaşkanına hakaret', 'zincirleme şekilde kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret', 'kamu malına zarar verme, mala zarar verme, nitelikli olarak konut dokunulmazlığının ihlali ve nitelikli yağma' suçlarından 6'şar kez müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi. Geçen ay yapılan son duruşmada ise tüm delillerin toplandığını, sanıkların savunmalarını yaptığını ve tüm tanıkların dinlendiğini, olayla ilgili tüm gerçeklerin ortaya çıktığını ifade eden savcı, mütaalasını verdi. Savcı bir sanık hakkında beraat talebinde bulundu, diğer sanıklarla ilgili 6'şar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.


TARTIŞMA YARATAN TİŞÖRTLE İLGİLİ DAVA AÇILDI


Geçen 13 Temmuz'da yapılan duruşmaya sanıklardan Gökhan Güçlü'nün, üzerinde İngilizce'de 'kahraman' anlamına gelen 'Hero' yazılı tişörtle gelmesi tartışma yarattı. Bu gelişmeden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 15 Temmuz darbe teşebbüsünün yıldönümünde yaptığı açıklamayla, FETÖ üyelerinin tek tip kıyafet giymeleri gerektiğini söyledi. Gökhan Güçlü'nün 'Hero' yazılı tişörtle gelmesinden sonra başlatılan soruşturmada önemli gelişmelerin yaşandığı da öğrenildi. Sanık darbeci askerlerden Gökhan Güçlü ve tişörtü gönderen ablası bahar Güçlü hakkında örgüt propagandası yapmak suçundan dava açıldı. Ayrıca cezaevi ikinci müdürü, bir idari personel ile üç infaz korumla memuru da, Adalet Bakanlığı'nın kararıyla açığa alındı.

 
ŞEHİT ANNESİNDEN SANIK YAKINLARINA TEPKİ


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 43'ü tutuklu 47 kişinin Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına, verilen aradan sonra devam edildi. Duruşmada, darbe girişimi gecesi Marmaris'te suikast timince şehit edilen polis memuru Nedip Cengiz Eker'in annesi Güzel Eker, sanıklara ve yakınlarına tepki gösterdi. Güzel Eker, sanık yakınlarına da, "Böyle evlat mı olur? Peşlerinde koşuyorsunuz. Benim oğlumu vurdu onlar" sözleriyle tepkisini sürdürdü.

"DARBEYİ ÖĞRENİNCE ŞOK OLDUM"

Duruşmada helikopter ikinci pilotu Üsteğmen Haydar Murat Özden de esasa ilişkin savunmasını yaptı. Darbe teşebbüsü gecesi kendi isteğiyle teslim olduğunu söyleyen Haydar Murat Özden, savunmasında sık sık darbeye teşebbüsle ilgili verilen tanık ve sanık ifadelerinden örnekler sundu. Darbeye teşebbüs günü ya da önceki zamanlarda birliklerinde olağanüstü bir hareketlilik görmediğini de savunan Özden, "Söz konusu uçuş için sanık Murat Dağlı değil, Albay Murat Bal tarafından seçildim. Sanıklardan hiçbirisi beni uçuş için seçmedi, adımı vermedi. Görevlendirilmem tamamiyle yasal yollardan oldu. O gece telefonum 35 saniye açık kaldı. Bunun 31 saniyesiyle eşim ve kardeşimle görüşme yaptım" dedi. Helikopter birinci pilotu Albay Zeki Göçmen'in verdiği talimatlar dışında bir harekette bulunmadım. Uçuşun tüm sorumluluğu birinci pilottadır. İkinci pilotu sadece birinci pilotun verdiği emirleri yerine getirir" dedi. Marmaris'e inmeye çalıştıkları sırada kendilerine ateş açılmasıyla yanlış bir iş yaptıklarını anladığını öne süren Haydar Murat Özden, "Hemen havalanmamız gerektiğini komutanıma söyledim. Helikopteri havalandırdım. Albay Zeki Göçmen, uçuşun kritik zamanlarında yönetimi kendisi aldı. Düz uçuşlarda yönetimi bana verdi ve bana ne yapmam gerektiğini söyledi. Imsık'a indiğimiz zaman da Fethi Yarbay beni odasına götürdü. Ben zaten ne olduğundan şüphelendim. Televizyonu izlediğim sırada meclis ve polis özel hareket binası bombalanıyordu. O an şok oldum. Ne kadar büyük bir yanlışın içine girdiğimi gördüm" dedi.




"BEN TEHDİT OLARAK GÖRÜLDÜM"

FETÖ'den ömrü boyunca nefret ettiğini ve mağdur edildiğini savunan Haydar Murat Özden, "Ömrüm boyunca nefret ettiğim bu örgüt tarafından kullanılmak beni daha da çok üzdü. Biz o gece havalanmak ve kaçmakla çok sayıda şehit verilmesini önledik. Biz kaçmasaydık Milas Havalimanı'ndan yakıt ikmali yapılırdı. Böylelikle görev sürdürülebilirdi. Kendi isteğimle teslim oldum. Ama ben suçumun olmadığını bildiğim için böyle davrandım. Üzerimde şahsi tabancam bile yoktu. Darbeden haberi olanlar, yurt dışına biletlerini aldılar. Bir helikopterle Yunanistan'a kaçtılar. Ben tabancamı bile almadım. Darbeden haberim olsa en azından beylik tabancamı alırdım" diye konuştu. Fethullah Gülen hakkında geçmişte sık sık eleştirilerde bulunduğunu da ileri süren Haydar Murat Özden, "Soruşturma ve kovuşturmada ortaya konan örgüt üyelerinin sahip olduğu hiçbir emare bende bulunmamaktadır. ByLock ve gizli iletişim araçlarını kullanmadığım Muğla Emniyet Müdürlüğü'nün raporunda kanıtlandı. Örgüt lideri hakkında her yerde laf ettim, eleştirilerde bulundum. Örgüt beni tehdit olarak gördü. Beni mağdur etti. Bana kötü sicil verdiler. Ne öğretmen kursuna ne de başka bir kursa seçilmedim. Bu tür kurslara FETÖ'nün kendi adamlarını seçtikleri göz önünde. Örgütün üyesi olsaydım bu kişilerin beni ödüllendirmesi lazımdım" dedi.


ÖMER HALİSDEMİR'İ GÜNDEME GETİRDİ

Ömer Halisdemir'in ismini de savunmasında gündeme getiren Haydar Murat Özden, "Adam öldürmek suç olduğu halde, Ömer Halisdemir komutanının emirlerine yerine getirdi ve sonrasında da maalesef şehit oldu. Ben de verilen emirleri yerine getirdim, hain ilan edildim" dedi. Bu sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatları, itirazda bulunup olayın aynı olmadığını belirtip, Ömer Halisdemir'in ismini kullanmamasını istedi. Mahkeme Başkanı Emirşah Baytoğ da, Ömer Halisdemir'in ailesinin isminin kullanılmaması yönünde talebinin olduğunu söyleyip, sanıkları uyardı.



Doğan Haber Ajansı
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Sınırda PKK tüneli
MARDİN'in Nusaybin İlçesi'nde valilik, MİT, 70'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na...

Haberi Oku