Atıcılık ve Avcılık Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Torpil ile çok özel röportaj
Atıcılık sporunun reklam, tanıtım ve gelişimine katkı sağlamak, camianın bir ve beraber olmasını sağlamak, doğru ve güncel haberlere herkesin kolay yoldan ulaşmasını sağlamak amacı ile PoligonHaber.com ’u kurduktan sonra ilk röportajımızı Atıcılık ve Avcılık Federasyonu Başkanı Sayın Mehmet Bülent Torpil ile yapmak istedik. Kendileri bizi geri çevirmediler, Atıcılık ve Avcılık Federasyonu Eğitim Kurulu Başkanı Sayın Oğuz Çakmak hocamla birlikte makamlarında bizi ağırladılar ve çok samimi bir ortamda gerçekleşen güzel bir röportaj oldu. Keyifle okumanızı diliyorum.

GÖKHAN ÇELİK: 
Atıcılık sporuna nasıl başladınız?

M.BÜLENT TORPİL:  Babadan, babam atıcıydı, trapçıydı onun yönlendirmeleri ile başladım ve ilk müsabakama 1978’ de Trap Türkiye Şampiyonasına katılarak çıktım. Sonra 1979’ da Skeet’ e geçtim. Genç Erkekler Türkiye 2. Si oldum ve ardından Balkan 2.si oldum. 1983 de rekor kırarak Balkan Şampiyonu oldum. Gençler de sayısız madalya aldım ve rekor kırdım.

GÖKHAN ÇELİK:  Çok üst düzey bir sporculuk hayatı geçirmişsiniz; sayısız Ulusal başarının yanı sıra, Balkan Şampiyonluğu, Avrupa 2.liği, Avrupa 3.lüğü, Dünya 2.liği kazanmış ve Seoul Olimpiyatlarında Ülkemizi temsil etmişsiniz. Sporculuk yıllarınızdan ve o zaman ki sporculuk şartları ile şimdiki şartlardan bahseder misiniz?

M.BÜLENT  TORPİL: O zaman ki sporculuk şartları ile şimdi ki sporculuk şartları arasında dünyalar kadar fark var. O zaman tesis yok, malzeme yok, teçhizat yok, fişek yok, atılan kovanları ve tapaları topluyoruz. Çok zor bir sporculuk dönemiydi. Şimdi ki sporculara baktığımda imreniyorum. Mesela benim hiç antrenörüm olmadı. Biz bu dereceleri yaptık ama antrenörsüz yaptık babamın katkıları muhakkak oldu ama profesyonel bir seviye de değildi. Sene de bir iki defa yurt dışına gittiğimiz de çok büyük bir olaydı. Şimdi ki sporcuların bir ayda attığı fişeği biz bir sezonda atamazdık. O zamanın şartlarına göre biz bu dereceleri yapabildik. Halen baktığımda yanlış hatırlamıyorsam bizim attığımız birçok rekorun kırılamadığını görüyorum. 

   

GÖKHAN ÇELİK: Aynı zamanda aktif bir İş Adamısınız iş hayatının bu yoğunluğunda Federasyon Başkanlığına nasıl geldiniz o süreci bizimle paylaşır mısınız?

M. BÜLENT TORPİL:  İş adamı demeyelim esnafız biz (gülüyor). Eski sporculuk zamanım da 100 yıl düşünsem Federasyon Başkanı olacağım aklıma gelmezdi. Sporculuk dönemimde Federasyon Başkanlarına baktığım da ya bu kadar sıkıntılı ve zor bir iş, bu adamlar niye bu kadar uğraşıyor derdim. Özellikle geçmiş on yıla baktığım da müthiş bir gerileme gördüm. Şahsi kanaatim bu kimseye yaralamak ya da kırmak için söylemiyorum bizim hatalarımız olabilir elbet ama bir sporcu olarak bu duruma çok üzülüyordum ve camiadan da gelen talep neticesinde aday oldum kazanamadım. Daha sonra Mali genel kurulda bir önce ki Federasyon yönetimi ibra olamayıp düşünce ben seçimi kaybettiğim için aday olmayı düşünmüyordum. Camiadan özellikle sporcu arkadaşlarımdan ve bu sporu menfaat olarak görmeyenlerden çok ciddi baskı gördüm. Bunun altını özellikle çiziyorum idareci veya şurası burası demiyorum sporcu arkadaşlarımdan muhakkak girmen lazım diye baskı görünce o sebeple girdim yoksa aslında çok niyetim yoktu. Sağ olsun Genel Müdürlüğümüz de bizim girdiğimiz bu seçimde tarafsız olarak davrandı. Ciddi bir oy farkı ile seçimi de kazanınca vazifemiz başlamış oldu.

GÖKHAN ÇELİK: Federasyon Başkanı olup da koltuğa oturduğunuz da nasıl bir Federasyon ile karşılaştınız?

M. BÜLENT TORPİL:  Geldiğimiz de telefonları dahi kesik bir Federasyon ile karşılaştık. Çok ciddi  bir borç ile karşılaştık ama çok ciddi çalıştık sıkıntılı, stresli günler geçirdik. Bizi yıpratan, yoran ve üzen şeylerle karşılaştık bu normaldi belki ama biz ticari hayatımızda da sporculuk hayatımızda da ciddi bir disiplinden geldiğimiz için bunlara alışkın değildik. Sporculukta verdiğimiz mücadeleden dolayı bir mücadele içine girdik. Bakanlığımız ve Genel Müdürlüğümüzde bana ve ekibime destek verdi bu bir gerçekti. Bütçemizi tam kullandık. Bizim iyi niyetli olarak bu işe gönül verdiğimizi gözlemlediler ve biz bu şekilde işlerimizi yürütmeye başladık. Tabi sistem olmayan bir yerde sistemli çalışamazsınız önce bir sistem kurmaya ve sonra da o sistem üzerine çalışmaya başladık. Şuan dönüp baktığımda başarılı da olduğumuzu görüyorum. Müsabakaları tam yaptık, maksimum katılımlar sağlamak için uğraştık. Yani bir rekordur Avrupa Şampiyonasına 38 kişilik kafile ile katıldık. Trap Skeet bir Dünya Şampiyonasına 22 kişilik kafile ile katıldık. Bunlar çok ciddi rakamlardır ve ben daha önce hayatımda böyle rakamlar görmedim. İlk geldiğimiz sene biz bunları yaptık. İlk Trap müsabakamıza 400 kişinin üzerinde katılım sağlandı. İlk Havalı müsabakamıza 600 kişinin üstünde katılım sağlandı. Biz bu katılımları sağlayarak bu organizasyonların hepsini kazasız belasız yaptık. Bu arada hakemlerimize çok ciddi işler düştü. Hakemlerimiz Allahtan eğitimli ve bilinçli olduğu için bize çok büyük destekleri oldu. Teknik Kurulumuzu kurduk, Eğitim Kurulumuzu kurduk ve onları sistemin içine soktuk. Yavaş yavaş her şeyi sistemin içine almaya çalıştık, çalışıyoruz.

GÖKHAN ÇELİK: Federasyona ayrılan Bütçe den memnun musunuz?

M. BÜLENT TORPİL: Bize ayrılan bütçelerde son on yıldır hep bir geriye gidiş söz konusu geçen sene aldığımız para belli ve biz bu paranın tamamını kullanarak bütün faaliyetlerimizi yaptık. Amacımız gelen parayı doğru kullanabilmek ve bunun sonucunda Olimpiyatlar da kota almak, madalya almak ve Türk insanına moral olacak faydalı işler yapmak. Bunu da bu kısıtlı bütçe ve kısıtlı zamanda başarı ile yaptık. Bu sene de bütçemizin ciddi bir şekilde artacağına inanıyorum çünkü 4 tane olimpiyat kotası aldık.    

GÖKHAN ÇELİK: Sporculuktan gelen bir Federasyon Başkanı o spor dalı için bir avantaj mıdır? En yakın tecrübe ile bizimle paylaşır mısınız?

M. BÜLENT TORPİL:  Birincisi bu insanın kişiliği ve niyetiyle ilgili bir durum. Yani bir Federasyon Başkanı ne için Federasyon Başkanı oluyor onu bir sorgulamak lazım önce. Bir adam ne için Federasyon Başkanı olur? Hizmet için mi geliyor, kartvizit için mi geliyor, siyaset veya başka bir şey için araç olsun diye mi geliyor. Bunu iyi tahlil etmek gerekir. Şimdi biz ailecek bu spora yıllarca hizmet etmişiz ve hiçbir zaman buradan maddi menfaat sağlamamışız. Bilakis hep cebimizden para harcamışız. Hem babam, hem ben bu işe ciddi mesai harcamışız. Baktığınız zaman ben ticari olarak bu alanda bir işle de uğraşmıyorum. Silah taciri değilim, İnşaat yaparım, inşaat malzemesi satarım. Bu işle tek bağlantım eski sporcu olmam. Eski sporcu olmanızın avantaj ve dezavantajları muhakkak var. En önemli avantaj mevzuu bilmeniz. Şimdi Trap Skeet branşı benim ana branşım bu konuda bana kimse kül yutturamaz. Bu sporda ki diğer branşlarda da sporculuk hayatım da beraber kamp yapıp müsabakalara beraber gidip geldiğimiz ve zaman zaman hobi olarak havalı tüfek ve tabanca attığım için bilgim var. Ha bir Oğuz Çakmak ve Ufuk Arman kadar olmasa da var. Şöyle bir avantajım var Oğuz Çakmak gibi, Ufuk Arman gibi Asbaşkanlarımız gibi bu konularda doğru bilgiler alabileceğim çevremde insanlar var. Çocukluğumdan bu yana birlikte olduğum güvenebileceğim insanlar bunlar camia da onları da herkes tanır. Zaten önemli olanda bu ekip olabilmek, biz bir ekibiz. Bir de en önemli konu şu işi bilmeyen bir Federasyon Başkanına sağdan soldan adamlar yanaşıp onu yanlış yönlendirebilir. Spordan gelen ve branşı bilen adamı kimse yanlış yönlendiremez. Geçtiğimiz dönemlerde Federasyon Başkanlarının yaşadığı sıkıntılarda biraz bundan kaynaklıydı. Kendi oğlu veya kendi kulübünün menfaati için Federasyon Başkanına yanaşıp bu doğrultu da kararlar aldırabilir. Ne yazık ki biz bunları gördük yaşadık. Ben bunları hiçbir zaman yapmadım yapmam. Yurt dışı baraj puanlarını belirledik. Ödülleri belirledik. Barajı geçen yurt dışına gider ve gittiler. Bazıları çıktı benim şuyum var buyum var falan dedi. Biz bu tarz adamların önünü kestik. Bize bu yüzden çok saldırdılar hakaret ve tacizlere varacak şekilde saldırdılar. Çünkü biz sistem kurunca ve bu sistem işlemeye başlayınca biz birilerinin ayağına bastık. Genel Müdürlüğümüz de bütçe konusunda bize destek olunca biz rahatlıkla bütün sporcularımızı yurt dışına gönderdik kimseye muhtaç olmadan. Bu da haksız menfaat peşinde olan herkesi rahatsız etti. Eski kara düzene alışkın olan işte ben Başkan’ın arkadaşıyım veya ben Asbaşkanım veya ben Yönetim Kurulu Üyesiyim benim çocuğumu, benim karımı götüreceksiniz gibi hiçbir şeye taviz vermedik vermeyeceğiz de.      

GÖKHAN ÇELİK: Atıcılık sporu ülkemiz ve milletimiz için çok uygun bir spor olmasına rağmen neden hak ettiği değeri bir türlü bulamıyor?

M. BÜLENT TORPİL: Bizim ülkemizde varsa yoksa futbol. Bir Pazar akşamı bütün kanallarda koca adamlar oturuyor ve saatlerce saçma sapan tartışmalar yapıyorlar çok basit bir olay için bile. Tamam ben buna karşı değilim futbol çok büyük yatırımların yapıldığı bir spor organizasyonu ancak spor futboldan ibaret değil. Biz futbolla yatıp kalkıyoruz. Bir ülkenin en büyük gücü sanayi, spor ve sanat’ dan gelir. Ama spor sadece futbol değildir. Artık Spor bakanlığı ve genel müdürlük ciddi spora katkılar yapıyor bunu genel müdürlüğe her gittiğimde görüyorum ciddi bir gayret ve çaba var. Federasyon başkanlarını iyi tahlil etmek lazım onun dışında sporu maddi bir menfaat den ziyade milli bir duygu gibi daha bir hobi gibi beslemek ve maddi imkanları da daha çok tesisleşme ve alt yapıya ayırmak gerekiyor. Tesisleşmeyi ülke çapında sağlayıp insanları bu spora yönlendire bilirsek zamanla bu ilginin hak ettiği seviyeye geleceğine inanıyorum.

GÖKHAN ÇELİK: Olimpiyat kotası alan Yusuf Dikeç, Yavuz İlnam, İsmail Keleş, ve Erdinç Kebapçı olmak üzere 4 sporcumuz var. Olimpiyatlardan beklentiniz nedir?

M. BÜLENT TORPİL: Olimpiyatlara katılım git gide zorlaşıyor. Bizim normalde branş olarak en az on kota almamız lazım ki ülke olarak en az iki, üç madalya alalım. Ama siz dört kotayla gittiğiniz zaman madalya şansı kolay değil, bizim sporumuz sonucu kolay kestirilebilecek bir spor değil. Bizim kota alan bu dört sporcumuzda orada madalya alabilecek sporcular ama o gün ki hissiyatları, formları her şey çok etkili olacak. Ayrıca olimpiyatlarda bizim branşımız da hep sürpriz sporcular madalya almışlardır. Çünkü bizde dört kişiyle maç yapıp bir yere gelemezsiniz. Bir havalı tabanca, bir trap yarışın da en az elli rakibiniz var onlarla yarışacaksınız, finale kalacaksınız orada ilk altı puanlar tamamen sıfırlanacak orada da şansınız yaver gidecek biraz da Allah yardım edecek, sizde çok iyi olacaksınız ki madalya alabilesiniz. Sayın Genel Müdürümüz de sordu bana sizin gibi ona da dedim ki 4 madalya da alabiliriz, hiç de alamayabiliriz. Yani bizim durum böyle. Biz de kota alan adam madalya alabilecek adam demektir. Bizde kota almak zaten çok zor.

GÖKHAN ÇELİK: Gönlünüzden geçen hissiyatı soruyorum, kaç madalya bekliyorsunuz?

M. BÜLENT TORPİL: Bir kere madalya alalımda altın, gümüş, bronz fark etmez. Tabi insanoğlu doyumsuzdur istedikçe ister bizde belki gümüş madalya gelecek, niye altın olmadı diyeceğiz belki 1 altın gelecek niye 2 altın olmadı diyeceğiz. Ben büyük konuşmak istemiyorum ve ben bir spor kulübü başkanı değilim ben Federasyon Başkanıyım gerçekleri konuşmak mecburiyetindeyim. Kimseyi hayal kırıklığına uğratmak istemem. 4 kotayla herkese umut dağıtamam.

GÖKHAN ÇELİK: Olimpiyat ruhunu taşıyan bir sporcu Federasyon Başkanı olarak Olimpiyatlara kota alan sporcularımızı nasıl hazırlıyorsunuz?

M. BÜLENT TORPİL:  Şimdi bizim sporcularımızın hepsi belli bir disiplin içinde büyümüş Anadolu çocukları, çok seviyeli, son derece saygılı, sorunsuz, problemsiz, kendini kaf dağında görmeyen aslan gibi çocuklar. Ukala olmayan, şımarık olmayan herkesin takdir edebileceği sporcular. Benim gördüğüm kadarıyla bu sporcularımızın daha önce böyle çok iyi seviye antrenörleri olmamış. Bizim Emre Trap takımının antrenörü biz birde İrlanda’ lı bir koordinatör bulduk bu işin ilmini bilen. Bunun yanında Hakan diye bir piskolog monte ettik ve biz iki takımı da Trap takımını da, Tabanca takımını da tamamen tecrit ettik. Çünkü ben bunları yaşadığım için bunları ayrı yaşatmak gerektiğini biliyordum ve öyle de yaptık. Dünyanın en iyi antrenörünü araştırdık bulduk. Karadağ’ lı bir arkadaş ISSF’ inde önerdiği en iyiler arasında yer alıyor. Bizim sporcularımız da yakından tanıyor. Şuan tabanca takımımız Karadağ’ da kampta. Yine yıllardan beri bu sporun içinde yer alan piskolog Zeynep Hanım’ ı da tabanca takımının hizmetine verdik. Yani biz her şeyimizi organize ettik. Belki çoğu federasyon yapmadan önce biz olimpiyat programlarımızı yapmıştık. Zaten Genel Müdürlükte çalışan eski şampiyon sporculardan Ufuk Arman’ ı Genel Müdürümüz Olimpiyat takımının koordinatörü gibi görüyor. Olimpiyat takımıyla sadece Ufuk Arman hoca ve ben ilgileniyorum. Yine söylüyorum büyük konuşmak istemiyorum yaşayıp göreceğiz. 

GÖKHAN ÇELİK: Ben şahsım adına bu yıl yapılacak seçimlerde muhakkak göreve devam etmeniz gerektiğini düşünüyorum. Sizin bu konuda ki düşünceleriniz nedir, yeniden aday olacak mısınız? Başka aday çıkar mı?

M. BÜLENT TORPİL: Biz şimdi sporcu olduğumuz için rakiplere alışkınız. Biz en stresli en yoğun müsabakalarda yarıştık o baskıyı çok iyi bilirim. Seçime gelince bu bir parti seçimi gibi olmamalı. Bunun çok farklı bir boyutu var bu bir spor federasyonu seçimi biz burada ne yapmamız gerekir bir şey yapmamız gerekmez. Ben bundan sonra kalkıp bütün illeri arabayla dolaşıp bir siyasi parti lideri gibi gezemem. Muhakkak bazı yerlere gidiyorum, bütün müsabakalara gidiyorum. Federasyon başkanlığı seçimi bir şeyler verip bir şeyler almaya dayalı olmamalı. Ben herhangi bir şehre gittim o şehre ben başkan olursam sizin poligonunuzu yapacağım, size tüfek vereceğim falan filan böyle saçmalık olmaz bunlar kepazeliktir. Türkiye de her il eşittir. Ama faaliyet yapan ve sporcusu olan illere malzeme katılımını başarıya dayalı yaparsın ama bu seçim öncesi söz vererek olmaz. Federasyon seçimlerinin böyle olmaması lazım. Zaten biz de ciddi bir ihale yaptık ve geçen sene 356 bin tane trap skeet fişeği dağıtmışız. Biz müsabakalarda ilk 6 ya giren sporculara dağıttık. Biz her şeyi başarıya göre dağıttık. Hiç faaliyet olmayan illere de oraları canlandırmaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Geçen sene 5 ilde tam elektronik poligonlar yaptık. 2 milyona yakın para ayırdık. Bu sene 10 ilin ihalesi bitti. Ben vazifemi işimi yaparım. Federasyon başkanı olacağım diye hiç olmadık bir av kulübüne fişek vereyim, plaka vereyim böyle bir şey yok. Ben yapmadım yapmam. Bu camia beni yeniden seçerse yoluma devam ederim. Seçmezse kim gelirse alır bu işi, biz de seçilmezsek bir tekne alır gezeriz. Biz buraya hizmet için geldik tek derdimiz bu. Seçime yönelik ne gezerim ne şuna buna bir şey veririm. Ben vazifemi yapıyorum insanlar takdir ederse seçer etmezse seçmez.     


GÖKHAN ÇELİK: Başkanlığınız devam ederse uzun vadede Atıcılık sporu için hedefleriniz nelerdir?

M. BÜLENT TORPİL: 2020 Olimpiyatlarına en az 12 kota almak istiyorum. Bunun içinde tek çözüm var tesis. Televizyonda bir reklam var hep bu örneği veriyorum “Toprak yoksa, Ekmek yok” diyorlar. Bunun bize uyarlaması da “Tesis yoksa, sporcu da, Başarı da yok”. Biz tesisleri yapalım sporcu da, antrenör de, başarı da kendiliğinden gelecek. Biz tesisleri yapalım çocukları internet kafelerden, kahvehanelerden, kötü alışkanlardan kurtulalım. Çocuklarımızın her şeyini poligonlar yapalım.

GÖKHAN ÇELİK: Uzun bir aradan sonra siz 1. Kademe Antrenör Yetiştirme Kursu açtınız ve yaklaşık 200 başvuru oldu bu kadar yoğun ilgi bekliyor muydunuz?

M. BÜLENT TORPİL: İlgiden çok memnunum. Tabi bu kursa katılacakların bu işten bir maddiyat ve menfaat beklemekten ziyade, bu spora hizmet etmek ve şampiyon sporcu yetiştirmek için yada kendi karısı ve çocuklarına menfaat sağlamaktan ziyade bu ülkeye ve bu spora hizmet etmek için gelmelerini istiyorum. Ya ben bir yerde antrenör olayım, cebime 1,2 bin lira para koyayım ben buna karşıyım. Belki bu söylediğimden dolayı beni yargılarlar, federasyon başkanı yapmazlar her şeye razıyım. Bak bunu direkt söylüyorum ben buradan yolumu bulayım, işte poligona 3 de gideyim 5 de çıkayım düşüncesinde olan herkese karşıyım. Bana bu spora, bu ülkeye şampiyon sporcu yetiştirecek antrenör lazım. Menfaat peşinde olan adam değil. Vatan millet sevgisi olan ülkesine sorumluluğu olan antrenör lazım.   

GÖKHAN ÇELİK: Atıcılık sporunun artık Okul Sporu olması bu spora nasıl katkı sağlayacak ve her il ve ilçe de poligon olması bir hayal olmaktan çıkacak mı?

M. BÜLENT TORPİL: Her ilde en az 10 yollu ve faaliyet de olan havalı silahlar poligonu olması hedefim var. İlçeler var faaliyetler de oralarda da olmasını istiyorum. Şuan 5 tam elektronik poligon yapıldı 10 tane daha yapılacak ve bunu gören her ilden ciddi talep var. Okul sporu olmasının da bunda büyük etkisi var. İsteyen her okula 5 ve 10 yollu vargelli sistem poligon da kurmak istiyoruz. İyi şeyler olacağını hissediyorum. İnşallah 4 sene sonra biz görevde oluruz da yine seninle röportaj yapar ve neler yapıldığını konuşuruz. Koskoca Karadeniz de 1 tane trap skeet poligonu yok bu ayıp bir şey bunların hepsini yönlendirerek takip ederek ve tekrar söylüyorum teşvik ederek tesisler yapıp bu sporun önünü açmak istiyorum.

GÖKHAN ÇELİK: Atıcılık sporunun gelişimi ve tanıtımına katkı sağlamak ve camiayı birleştirmek adına poligonhaber.com internet sitesini kurduk. Sitemiz ve bu girişimimiz hakkında ki düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?

M. BÜLENT TORPİL: Siteyi şuan inceleyemedim ama en kısa zamanda detaylı bir şekilde inceleyeceğim. Bunlar çok güzel şeyler ve olması gereken aslında geç kalınmış sporumuza fayda sağlayacak şeyler. Bize ne düşüyorsa her türlü bilgileri aktarırız. Bu işe bu spora gönül verdiğiniz ve bu sporun gelişimine katkı sağlamak için kalkıştığınız ve iyi niyetiniz çok belli. Ben Federasyon Başkanı olarak elimden gelen her desteği size vermeye hazırım. Ayrıca bu camianın içinde yer alan herkesinde bu siteyi sahiplenmesi ve destek vermesi gerektiğini düşünüyorum. Ve ben bu işe kalkıştığınız için sizi tebrik ediyorum. Hem şahsım, hem Federasyonum, hem de camia adına da teşekkür ediyorum. 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.