FLAŞ HABER
 Tekerlendi Gitti ve Yenisi Geldi!
Konu:   Yeni 2018 Yılı Hepinize Kutlu olsun, Bol bol şans getirsin.
 Yeni yılda daha iyi günler, önce sağlık ve ardından mutluluklar getirmesi dilekleriyle,
Değerli dostlar, önce hepinizin Yeni 2018 yılını kutlar, en kalpten sağlık, başarı ve mutluluk dileklerimi sunarım.
Bu vesileyle geçen yıl boyunca birlikte atılımdan atılıma ilerlediğimiz Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği (BULTÜRK) eylemci ve üyeleri ile Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BGSAM) yönetim ve araştırmacı yazar ekibine, özellikle genç kalemlerimize ve “bghaber.org”, “bulturk.net”, Bulgaristan Türklerinin Sesi” gazetesi https://issuu.com/bulturk, www.bulturk.org.tr üzerinden bizi izleyenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ayrıca bizimle fikir paylaşanlara, yazı gönderenlere ve tarihimize ve yeni günlere bizimle birlikte bakarak Bulgaristan Türklerinin yeni dünya görüşünü birlikte oluşturma çabalarına katılan tüm dost ve kardeşlerimin 2018 yılını kutlar, en iyi günlerin sizin olmasını dilerim.
2017 yılında BULTÜRK derneğimizin etkinliklerine seyirci kalmayan, iyi ve kötü günlerimizde beraber olduğumuz tüm soydaş kardeşlerime de yeni yılın sağlık ve huzur, bol kazanç ve bol şans getirmesini yürekten arzu ettiğimi en samimi duygularımla bildiririm. http://www.bghaber.org/bghaber/bulgaristan-turk-kurultayi/
Bulgaristan’daki dava kardeşlerimizin de Yeni Yılını kutlar, 2018’de daha yakın eylem ve işbirliği temennilerimizin, eğitim, öğretim ve kültür alanında ısrarla istediğimiz özgün haklarımızın gerçek olmasını, köy ve kasabalarımızda Türk-İslam bahçesinde çiçeklerin açması dileklerimi sunuyorum.
Sevgili kardeşlerim haklı davamıza, Bulgaristanlı Türklerin Türklük mücadelesine, “kültürel otonomi” davasına ilgi gün geçtikçe artıyor. Bulgaristan’dan, Batı Avrupa ülkelerinden, Kanada ve Birleşik Amerika’dan Avustralya’ya pek çok ülkeden her gün yüzlerce ileti almamız buna büyük kanıttır.
Bizi izleyen, bize yazan, fikir paylaşan ve 21. yüzyıl dünya görüşünü oluşturma kavgasına katılan tüm okur, dost ve okuyan, paylaşan tüm kardeşlerimizin de 2018 yılı gönlünce olsun.
***
Büyük umutlarla beklediğimiz, “Hadi gel!” dediğimiz 2017 yılı yüzünü çevirdi ve gitti.
İstese de istemese de geri dönüş yok.  
İnsanlar zamanın ne olduğunu bilmeden yaşarken, yılların gelip gittiğini nice zaman fark edememişler.
Gece ve gündüz, Güneşin doğuşu ve batışı, daha sonra da gölgelere taş koyarak geceleri çıra, mum ve kandil yakarak zamana uygun yaşamaya başlamışlar. Bu dünyada değişmeyen bir şey varsa o da zamanın sürati. İnsanlar aynı zaman içinde daha fazla işler yapmaya alışınca, daha önce hiçbir işe yaramayan nesneleri işe koşmaya başlayınca toplumsal ilerleme başlamış.
İlerlemenin temelinde ise insanoğlunun kendi enerjisinden başka enerji kaynaklarını işe koşması devrimci yani sıçramalı ilerleme yolunu açmış. Aşamalarında hayvanların evcilleştirildiğini ve işe koşulduğunu, su ve rüzgar enerjisinden yararlanıldığını, buhar gücünün, elektriğin ve atom enerjisinin dev ilerlemelere temel olduğunu ve 21. yüzyılda ise çok sevdiğimiz doğamızdan enerji almak için onu yakıp yıkarak yok etmeye son verip, tüm bitki ve hayvan dünyası gibi ancak ve yalnız Güneş Enerjisiyle var olmaya döneceğiz kısmetse.
Anlatmaya çalıştıklarım zaman ve mekanın geri vitesi olmadığına işaret ediyor.
Aslında ilerlemenin bir başka adı da, zamanı dolanlardan vazgeçmek, onu rahata bırakmak ve yeni yaşam hakkı isteyene kol kanat açarak hep beraber yürümek, koşmak, yüzmek ve uçmaktır.
Ateşi bulan, bilgisayar yapan insanoğlunun uzayda mekân kuracağına inanıyorum.
Bunun bir başka ifade şekli dünyada yaşamamızın da zamanı dolacak ve başka gezegenlerde yaşama zamanı yakında bizi almaya gelecektir. Bu arada insanoğlunun bu yüzyılda tüm hastalıklarla baş edeceğine ve hastalıksız ve hastanesiz bir hayat başlayacağına, bütün dünya bilgilerinin her insanın doğduğu andan itibaren elinde olacağı bir çağda, hiçbir okula da gerek kalmayacağına inanıyorum.
Eski çağlardan yeni zamanlar için diller, dinler ve bilim kalacaktır.
Dillere ihtiyaç azalmayacak çünkü diller sevginin ve uygarlığın taşıyıcısıdır.
Dine olan ihtiyaç azalmayacak çünkü en modern toplumun da olmazsa olmazı olan ahlakı yaratan ve yaşatan en güçlü kurum dindir.
Bilime olan ihtiyaç da sürekli artacak çünkü geleceğin karanlığı ancak bilimle delinebilir.
İşte böyle bir ortamda BULTÜRK ve BGSAM gibi sivil toplum örgütlerinin sivil toplumdaki önemi ve rolü de asla azalmayacaktır. Çünkü geleceğin sosyal yapısı hukukun üstünlüğüne, adalete ve sivil toplum örgütleri yapısına dayanacaktır. İnsanlar diktatörlüklerden, birilerinin başkaları için çalışması hastalığından, yarının kaygısından, korkudan ve umutsuzluktan kurtulacaklardır.
Gelecek dünyamızın kainat için  çok küçük bir damla olduğuna, uzaydan bakıldığında hep o parladıkça parlayan o yıldızcıklardan birisi olduğuna  inanan ve onu korumayı başat ödev ve bilinç yapanların olacaktır.
Gelecek hepimizin ortak iradesinden, ortak vicdanımızdan, ortak bilincimizden beslenerek yaşayan büyük bir özlem olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti insanlarımıza umudu, öz-güveni aşılamıştır, bundan böyle daha yükseklere çıkma yolu açılmıştır. Hedef Muasır medeniyetler seviyesi üzerine çıkmaktır. 
İlginize teşekkür ederim.
Bizi izlemeye devam edin!
Kalın Sağlıcakla…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.